08 NİSAN 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Yol aşkına düşenle
Aşk ateşinde pişenle
Gül bahçelerinde gezilir

Niyaza yer veriniz
Yuva’mız yolunuza açık
Niyetimiz gün gibi aşikar
Ne yelden çekindik
Ne selden kaçındık
Sevgili uğruna koşunduk
Olgunluk, ne elde ne dilde
Kulun gönlünde
Gönül nerede? Canan’da

Gezenden sordum
Ne aldın?
Dedi; Yoruldum. Ne yazık
Gezdiğince bakaydın
Gönülde ateş yakaydın
Yorgunluk demezdin
Şikâyetçi olmazdın
Yaprak bile baharda yeşerir
Güneş ateşiyle sararır
Kul ne yön arar, nerede bulur?
Uyumayın dünyada
Açın gözlerinizi
Demeyin; Elde mi?
Elbet eldedir
Niyetin var ise
Allah’ım gönlündedir
Derde düşende
Allah’ım dersen
Öyle Yüce’dir ki, yardımındadır
Demez;
Kulum derde düşende arar beni
Derdi olanda sorar adımı
Kul misafir olduğunu bilse
Dünyada bağı olmaz
Misal vereyim
Misafir gittiğiniz yuvada
Yayılıp dökülür müsünüz?
Her odaya yerleşir misiniz?
Kul için dünya öyledir
Gelen, göçer
Göç vardır, ölüm değil
Yumak sararsın
Çileyi çözersin
Bitti dersin
Çile biter, yumak değil
Yumağı türlü şekle koyarsın
Kulun ömrüdür bu

Tekamül, adım adım bulunabilen neticedir
Yola çıkmışsın, yürü
Meydan’a vardık
Hudayi kulları gördük

Her olay hayır ile anılmalı
Gidene üzüntü edilmesin
Duacı olunsun, yeri dolsun
Yerinin dolacağından
Şüpheniz olmasın
Teşekkür, madde için olur
Mana için dua gereklidir

Her olay izin kadardır
Yuvamıza YUNUS’um gelirdi
Sözünü verirdi
Neden gelmez? denmesin
Üzüntü edilmesin
Çünkü gelen
Ne seçimden
Ne geçimden kaçınmaz
Sadece izinledir
Başlamak vazifemiz, çünkü soruldu
Meydan’ı bildirdim
Hep bir olduğumuz yerdir dedim
Sizler bizler, şu anda hep dilenenler
Anılanlar aranızdadır
Hapsi burada
YUNUS’um der ki;
Şifa ile anıldım
Anıldığımı bildim
Hastaya şifa diledim
O yağ ile işlensin
Çevre gibi sarılsın

Sabır ile vardım
Yaşımı günde mi sordun?
Yaştan değil baştan soraydın
ŞEMS’i görünceye kadar boştum
Görünce ona koştum
Doldum doldum
O zaman yaşadığımı bildim
Boş geçen ömür yaşanmış sayılmaz
Alırız buluruz dedik
Sabrını istedik
Kolaylık, ne senden ne benden
Allah’ımdan

Elbet dünyaya bir ADEM geldi
Bini de aştı, milyonu da geçti
Hep giden mi döndü?
Nasıl arttı?
Geleni sen gördün mü?
Ben görmedim
Dedim, ben öyle olay görmedim
Olmayacağını da bilirim



O gün bugün var mıdır?
Varlık, var olduğundan
Yokluğa değil
Bir alemden
Öbür aleme dönüş olur
Bu aleme varan
Bir daha dönmez, bedenlenemez
Geliş var, şu anda olduğumuz gibi
Alemleri siz ayırırsınız
Ruh alemi, beden alemi diye
Hayalde olansınız
Hayalle bulansınız
Bizler hakikati bulduk
Hayalden hakikat bulunur
Hakikatten hayale dönülmez
Olay budur
Denilen;
Hayal içinde hayal görümüdür

Uludan sorarlarsa
Hakikati öğrenirler
MEVLÂNA aşkını söyledi
Bedeni değil
Daha önce dedim
ŞEMS’i bilmeden boş idim
Taş toprak dahi değil idim
Madem ki tekamül için geliniyor
Hzİ ALİ neden HACI BEKTAŞ olsun
Ruh ile buluşur
BEKTAŞ ile konuşurdu
Ama beden, asla

Adalet dünyada görülür
Ne garip görüş
Kulun aldığı
Dert dediği
Adaletsizlikten şikayet ettiği nedir?
Her boşluğun dolusu vardır
Fakirin niyeti zengindir
Diyetini artırır
Dünyada ıstırap çeken padişah görülmedi mi?
Kul istemesini bilmeli dilediğini
Şu dileğim olsa
Elimdeki varsın gitsin der
Elindeki gittiğinde
Gidene yanar
Bilgi dediğin
Aradığın yerde bulunur
Sana ayağına gelmez
Arayan bulur
Sevgiyi içine koydunmu
Çöp bile güzel gelir
İşte adalet oradadır
Her verilen senin ayarındadır
Allah’ım ayırmaz, kul ayırır
Yakınım der kayırır
Her kul önce cümle dese
Adaleti gönlünde bulur
Dünyanın sözüne
Dünyada yer verilse
Ahiret düşünülmez
Düşündüğün an
Ağızdan ham söz dökülmez
Doğruluğuna, doğru söz ile
Ne var ki eğriye sapılmasa
Kul hakkı yenilmese
Hak diyene değil
Yemeyene mümin derim

Geldiğim dediğim
Sözü YUNUS’uma
LOKMAN’a verdiğim
Açık vakıadır, gizlilik yok
MEVLÂNA CELALEDDİN-İ RUMİ dünya adım
Varlığımı Allah’ıma adadım
Gelene söze ne hacet
Kulu kula dünyada vurmadım
Her söze hürmet ettim
Özüme söz edeni
Dünyada affettim
Varlığım darlığa değil
Gönlüm hepiniz gibi kainata eşittir
Ben kulu ayırmadım
Ayırana ne söz
Ne göz gerekir
Allah’ımın selamı cümlenize olsun

Haberi Uludan alın
Çoğalmak Allah’ımın emri ile olur
Çoğalmayı dilemeseydi
Durdurmaktan aciz değildi
Zaten nüfusu ayarlayan
Yüce Allah’ım
Muayyen olan şudur
Dünyanın hesabı edilmiştir
Ayarlanması şöyledir
Hastalık, harpler...
Doğum elbet ölümden çoktur
Ölüme ne kadar çare aransa da
Doğum azalacak
Ölüm çoğalacak
Evet, bulunacak.

Görev vermek
Dede’nin elinde değil

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah