|
MEVLÂNA’yım ben!
Yol aşkına düşenle
Aşk ateşinde pişenle
Gül bahçelerinde gezilir
Niyaza yer veriniz
Yuva’mız yolunuza açık
Niyetimiz gün gibi aşikar
Ne
yelden çekindik
Ne selden kaçındık
Sevgili uğruna koşunduk
Olgunluk, ne
elde ne dilde
Kulun gönlünde
Gönül nerede? Canan’da
Gezenden sordum
Ne aldın?
Dedi; Yoruldum. Ne yazık
Gezdiğince
bakaydın
Gönülde ateş yakaydın
Yorgunluk demezdin
Şikâyetçi olmazdın
Yaprak bile baharda yeşerir
Güneş ateşiyle sararır
Kul ne yön arar, nerede
bulur?
Uyumayın dünyada
Açın gözlerinizi
Demeyin; Elde mi?
Elbet eldedir
Niyetin var ise
Allah’ım gönlündedir
Derde düşende
Allah’ım dersen
Öyle Yüce’dir ki, yardımındadır
Demez;
Kulum derde düşende arar beni
Derdi olanda sorar adımı
Kul misafir olduğunu bilse
Dünyada bağı olmaz
Misal vereyim
Misafir gittiğiniz yuvada
Yayılıp dökülür müsünüz?
Her odaya
yerleşir misiniz?
Kul için dünya öyledir
Gelen, göçer
Göç vardır, ölüm
değil
Yumak sararsın
Çileyi çözersin
Bitti dersin
Çile biter, yumak
değil
Yumağı türlü şekle koyarsın
Kulun ömrüdür bu
Tekamül, adım adım bulunabilen neticedir
Yola çıkmışsın, yürü
Meydan’a
vardık
Hudayi kulları gördük
Her olay hayır ile anılmalı
Gidene üzüntü edilmesin
Duacı olunsun, yeri
dolsun
Yerinin dolacağından
Şüpheniz olmasın
Teşekkür, madde için olur
Mana için dua gereklidir
Her olay izin kadardır
Yuvamıza YUNUS’um gelirdi
Sözünü verirdi
Neden
gelmez? denmesin
Üzüntü edilmesin
Çünkü gelen
Ne seçimden
Ne geçimden
kaçınmaz
Sadece izinledir
Başlamak vazifemiz, çünkü soruldu
Meydan’ı
bildirdim
Hep bir olduğumuz yerdir dedim
Sizler bizler, şu anda hep
dilenenler
Anılanlar aranızdadır
Hapsi burada
YUNUS’um der ki;
Şifa ile
anıldım
Anıldığımı bildim
Hastaya şifa diledim
O yağ ile işlensin
Çevre
gibi sarılsın
Sabır ile vardım
Yaşımı günde mi sordun?
Yaştan değil baştan soraydın
ŞEMS’i görünceye kadar boştum
Görünce ona koştum
Doldum doldum
O zaman yaşadığımı bildim
Boş geçen ömür
yaşanmış sayılmaz
Alırız buluruz dedik
Sabrını istedik
Kolaylık, ne
senden ne benden
Allah’ımdan
Elbet dünyaya bir ADEM geldi
Bini de aştı, milyonu da geçti
Hep giden mi
döndü?
Nasıl arttı?
Geleni sen gördün mü?
Ben görmedim
Dedim, ben öyle olay
görmedim
Olmayacağını da bilirim
|
O gün bugün var mıdır?
Varlık, var
olduğundan
Yokluğa değil
Bir alemden
Öbür aleme dönüş olur
Bu aleme
varan
Bir daha dönmez, bedenlenemez
Geliş var, şu anda olduğumuz gibi
Alemleri siz ayırırsınız
Ruh alemi, beden alemi diye
Hayalde olansınız
Hayalle bulansınız
Bizler hakikati bulduk
Hayalden hakikat bulunur
Hakikatten hayale dönülmez
Olay budur
Denilen;
Hayal içinde hayal
görümüdür
Uludan sorarlarsa
Hakikati öğrenirler
MEVLÂNA aşkını söyledi
Bedeni değil
Daha önce dedim
ŞEMS’i bilmeden boş idim
Taş toprak dahi
değil idim
Madem ki tekamül için geliniyor
Hzİ ALİ neden HACI BEKTAŞ
olsun
Ruh ile buluşur
BEKTAŞ ile konuşurdu
Ama beden, asla
Adalet dünyada görülür
Ne garip görüş
Kulun aldığı
Dert dediği
Adaletsizlikten şikayet ettiği nedir?
Her boşluğun dolusu vardır
Fakirin
niyeti zengindir
Diyetini artırır
Dünyada ıstırap çeken padişah görülmedi
mi?
Kul istemesini bilmeli dilediğini
Şu dileğim olsa
Elimdeki varsın
gitsin der
Elindeki gittiğinde
Gidene yanar
Bilgi dediğin
Aradığın
yerde bulunur
Sana ayağına gelmez
Arayan bulur
Sevgiyi içine koydunmu
Çöp bile güzel gelir
İşte adalet
oradadır
Her verilen senin ayarındadır
Allah’ım ayırmaz, kul ayırır
Yakınım der kayırır
Her kul önce cümle dese
Adaleti gönlünde bulur
Dünyanın sözüne
Dünyada yer verilse
Ahiret düşünülmez
Düşündüğün an
Ağızdan ham söz dökülmez
Doğruluğuna, doğru söz ile
Ne var ki eğriye
sapılmasa
Kul hakkı yenilmese
Hak diyene değil
Yemeyene mümin derim
Geldiğim dediğim
Sözü YUNUS’uma
LOKMAN’a verdiğim
Açık vakıadır, gizlilik
yok
MEVLÂNA CELALEDDİN-İ RUMİ dünya adım
Varlığımı Allah’ıma adadım
Gelene söze ne hacet
Kulu kula dünyada vurmadım
Her söze hürmet ettim
Özüme söz edeni
Dünyada affettim
Varlığım darlığa değil
Gönlüm hepiniz
gibi kainata eşittir
Ben kulu ayırmadım
Ayırana ne söz
Ne göz gerekir
Allah’ımın selamı cümlenize olsun
Haberi Uludan alın
Çoğalmak Allah’ımın emri ile olur
Çoğalmayı
dilemeseydi
Durdurmaktan aciz değildi
Zaten nüfusu ayarlayan
Yüce
Allah’ım
Muayyen olan şudur
Dünyanın hesabı edilmiştir
Ayarlanması
şöyledir
Hastalık, harpler...
Doğum elbet ölümden çoktur
Ölüme ne kadar
çare aransa da
Doğum azalacak
Ölüm çoğalacak
Evet, bulunacak.
Görev vermek
Dede’nin elinde değil
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|