11 MART 1973


MEVLÂNA’yım ben!

Yuvamız açık
Gönlümüz seçik
Hasretlik, gönülden uzak olana düşer
Biz gönülden uzak değiliz
Gülümüz gönüllerde
Gönüllerimiz Allah’ımda
Günün ötesini değil
Anını bilelim
Doğuşa uyalım

Yıldızları sayalım mı?
Aya gönül koyalım mı?
Güneşe bakıp yanalım mı?
Yıldızları saymaya değil
Nuruna uymaya çalışalım
Aya değil cümleye gönül koyalım
Yeşil rengi seversek zümrütü
Kırmızı rengi ararsak yakutu bilelim
Giymediğin fistanını dağıt
Cümleye derim
Saklamak; gelecekte
Vereceğe güvensizlikten
Unutulmasın
Tedbir boştur
Ne kadar tedbir alsan
Takdire karşı gelemezsin
Alacağını değil
Vereceğini düşün
Sereceğini değil
Göreceğini düşün
Göreceğin yerde
Sereceğe yer yoktur
Göreceğimiz nedir?
Vardıkta Yüce’nin huzuru

Komşuya pişen aşı söyleme
Onun aşını bilemezsin
İsyankar olur
Sen pişir sen bil
Sen verirsen sevin
Allah’ım vergini paylaştım
Kulun ile halleştim de

Hz.ALİ der ki;
Yüce’nin vergisi
Kulunun görgüsüne göredir
Paylaşalım diyebilen kulu
Şüpheyi silendir
Yaprağı toplarsan
Ağaç yapraksız mı kalır?
Bu sene kalsa
Seneye donanır
Onun için şüpheye düşmeyiniz
Vergisi kadar harcayınız
Özlediğin her olay
Yakınına gelendir
 



YUNUS’um der ki;
Balığı deryada kim besler?
Ağacı gün gelince kim süsler?
Günümüz şaşmaz
Kışta yaza
Yazda kışa dönmez
Koşana ayak uydurayım diyenin
Koşması gerekir
Halbuki koşmaya ne hacet
Koşan bırak koşsun
Kul adım adım gitsin
Koşu ile tez varılmaz
Koşan çabuk yorulur
Bekler durur
Tekrar koşar
Adım adım giden
Ne durur ne oturur
Daha güzel görür
Görgüsü ile bilgisini arttırır
Asmaya mendil koydum
Dört ucunu bir tuttum
Üzümü içine aldım
Aşımı yerken
Üzümü ortak edeyim dedim
Allah’ım aşımın tadını
Üzümün tadına denk etmiş
Cümlenin aşını tatlı versin
Üzüm ile tadını bulsun dedi
YUNUS’um yürüdü

Gerçek olan nedir?
Yüce’nin kendisidir
Dünya ahiretin gölgesidir
Kaygusuz kalalım
Gölgeyi derde koymayalım
Cemiyeti suçlayan
Kendini dışında bilendir
İçinde bilsen
Kendini suçlarsın


Allah’ıma emanet olasınız
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah