|
(Kıbrıs hadiseleri üzerine Dr. F.B.’in
sorusu: İnsanlığı yücelten ilahi
ilhamları hakkıyla benimsemiş İslamiyet aleminin, etrafındaki sevgisizlik
çemberini kurup sürdüren insanlara Allah müjdelerini ulaştırıp benimsetmek
ve insanı (her şeyden önce ve her şeyden üstün olarak, insan olarak sevmeyi,
saymayı ve yücelmesine yardım etmeği) anlatmak hususunda davranışlarımızın
nasıl olması gerektiği.)
MEVLÂNA’yım ben!
Yuvamızın havasında
Gönüllerin devası bulunur
Cümlenize selam olsun
Yurdum diyene
Kainat yolunu açsın
Kalem elde
Niyaz dilde
Cümle gönülde oldukça
Derde deva aranmaz
Çünkü olana dert denmez
Rahmet diye gelen su
Her yere aynı iner
Ne var ki
İndiği yerin
Yapısına göre oynar
Gölde su olur
Bataklıkta çamura bulanır
Demek ki hatayı gelende değil
Olanda aramak gerekir
Yerden mi? derseniz olumludur
Bataktan uzak durursanız
Bedeni korumuş olursunuz
Ne ile kurutalım derseniz
Elbet gölge ile değil
İslamiyet odur ki;
Kaçan kovalanmaz
Arkadan asla vurmaz
Aman diyene
El kaldırılmaz
Kapısına geleni
Geri çevirmez
Kapısına gelenden maksat
Yerini alayım diyen değil
Yardımını bekleyendir
Hz.OMAR der ki:
Uydum diyenin sözüne değil
Ameline göz atınız
Uymadı derseniz
Uygununu anlatınız
Gene uymazsa
Kılıca el atınız
Ya Allah deyip uzatınız
Rast geldikte
Hakk’ın elidir
Gelmedi dersen
Elini indirirsin
Adalet ortada dersin
Çünkü kararı verecek O’dur
Verdiğini alacak O’dur
Düzene uyduracak da O’dur
Bilmeyene bildirecek de O’dur
Bin düşmanım olsa da
Allah’ıma dayandı isem sırtımı
Kimse gelip alamaz pırtımı
Güzellik öğretendedir
Güzel öğrenende
Öğrenen gelmezse
Biz gideriz
Öğretelim doğruyu deriz
Güleriz
Güldüğümüzü bilmezse döveriz
Ne var ki dayağımız dahi
Gül dalı iledir
Dikeni batarsa
Gülün yolunadır
Vermeyi diledi isek
Gülü dalı ile alırız
Dikeni Hak’tandır deriz
Olmuyor dediğin
Gün gelip olacak
Bilmeden bozduğunu
Bilerek düzeltecek
Bilmeden nedir? derseniz
Koruduğu mezhebi
Bilse ki koruyucu sadece Yüce’dir
|
Yemin eden kime eder?
Kuluna mı, yoluna mı?
Aslında ne kuluna ne yoluna
Yemin yoktur
Çünkü yemin
Kulu çerçeve içine alır
Oluşta çerçeve yoktur
Her yaratılan aynı mıdır?
Elbet değil
Genişlik,
Sorulandan çok daha yakındır
Yanılmayın
Toprak demedim
Onu vermedim
Sevgi genişliği
Saygı genişliği
Toplum genişliği
Sevgi, yayılan mikroplu hastalık gibidir
Daima etrafına bulaşır
İlacı olmadığı için
Günden güne genişler
Sevginizi dağıtın
Gittiğiniz oturduğunuz her yerde
Göreceksiniz
Ne kadar uzağa yollarsanız
O kadar çabuk bağlantı kurulur
Gerçek olan sadece sevgidir
Onun için çabuk yayılır
İnkar eden asla bulunmaz
Sevmeyen yok mu? derseniz
Elbet yoktur
Sevmesini bilmeyen vardır
Sevmesini bilmeyene de göstermek
Bilenin vazifesidir
Nasıl? derseniz
Sana taş attıkta
Sen onun sırtını okşayacaksın
Yere taşı
Sineye başı koyasın
Arayan sevgi arar
Sevgi vereni sorar
Ben severim dersen
Haline bakar
Hal ile
Dil ile
Gönül ile sevelim
Sevgimizi her gelene verelim
Dağılalım dağıtalım
Halkayı bir tutalım
Bağımsız olana kement atalım
Gelmem diyeni öyle çekelim
Gelişine sevindirelim
Pişman etmeyelim
Suyumuz Hak’tandır
Toprağımız paktandır
Güneşe dönüğüz
Deryada balığız
Dünyayı bildik
Kayguyu sildik
Gönülleri saldık
Diledik gönül çobanı olduk
Allah’ım cümleden razı olsun
Olaylardan sorumlu olmayan
Hizmeti Hakk’adır
Geleni soymayan
Kuluna eziyet vermeyen
Elbet doğruyadır
Gidene edilen
Bizde neden edilmez demeyin
İslamın yolunda
Elinde olana eziyet yoktur
Allah’ıma emanet olunuz
Yazılanda bulunuz
Müsterih olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|