13 ŞUBAT 1976


(19 Aralık 1975 tarihli derste, YAHYA EFENDİ Hazretlerinin: 'Keçeyi kuma seren,
rahat oturandır. Taşa serersen, kucağında taşıdığına özenendir. Yanılma yok!
Taşa niye oturursun? 'Yerde kalmayayım, kumun verdiğinden gözü yormayayım.' diye...'Bu kısım anlaşılmadığından, şifahi olarak Yüce Makam'dan bilgi rica edildi.)


Sözlü Tebliğ:

Dağda meyveli
Çölde meyvesiz ağaç gösterdi
Kumda yetişen ağacın
Meyvesi olmaz
Sadece gövdesi olur
Maddeye yöneldikte
Dağdaki taştaki ağacın
Meyvesini alıyorsunuz

Kumda alırsın
Taşta verirsin
Kumda çevreyi sararsın
Keçeni serdikte
Her gelene uyarsın
Alana verirsin
Verenden alırsın
Alış veriş olduğu için
Kucağında taşıdığın bir şey olmaz

Toprak: Çokluk,
Taş ise: Teklik.
Gözü yoran: Bilmiyenin kainata sorduğu
Bilen sormaz, bilmeyen sarmaz

(Emanet nedir?)

Bilmeyene vereceği
Taşa oturan
Emaneti elinde taşıyandır

(Hani madde dendi, hep manadan söylendi?)

Bilen manayı tarar
Bilmeyen maddeden arar
Bilmese de maddeden yürüse
Gine neticeyi bulur

(Netice nedir?)

Herkes nasiblenir
Herkes kendi yerinde
Bir daire çizer
Olduğu yerde
Döner döner, genişler
Maddeden çıkıncaya kadar döner