21 HAZİRAN 1979


(MiraçKandili)


MEVLÂNA’yım ben!

Yar diye geldik
Selam sizlere dedik
El ele güzel güne
El ele güzel yöne yürüdük

Yerden aldığım
Cümleye böldüğüm
Yardan gelendir

Birdir, birliğine uyduk
Birdir, cümlenin sesini duyduk
Kainatta birliği bulduk
Hal ile olduk
Hal ile dolduk

Sayfayı açalım
Yazılan nedir? demeden
Günümüz yazılanın aynasıdır

Yol bizimdir diyenler
Yol dileyene gösterenler
Gelmiş geçmiş erenler
Selamını iletirler dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Aldı sohbete daldı
Her hale güldü
Eyvallah diyenle beraber oldu
Sayfa doldu diyene
Selamet olsun
Sahibini bulsun diye duacı oldu

Yemin benden gelmedi
Sözün sonu olmadı
Derman senden diyene
Sohbeti dile verdi
Gönlün dermanı sohbette

Ağaç dalı eğilir
Güzele halde bakılır
Meyve erdikçe dökülür
Doldu yerde meyveler
Geldi söze nağmeler diyene de ki;
Susmak doğuşa
Küsmek oluşa gelmez
Dost, yerini bilmeyene vermez
Bir toprak
İki dosttan sorulmaz
Alamazsın dersem
Hata olmaz

Umduğum gün bu gündür
Uyduğum gün her gündür dedi
MERYEM söze girdi
:

Suyum aktıkça
Dar olan bilmez
Gönülden dileyen
Her kapıdan bulmaz
Dedi selamladı

Akan suyun sesine
Gönül verdim nesine? dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Altı yolda aradım
Her bir yolu taradım
Aradıkça eridim
Yolun sonunu gördüm
Gördüğüm bende kaldı
Altı yol birbirini buldu


(Soru: Altı yoldan murat nedir?)

Derman dileyen
Her bulduğundan
Ferman isteyen
Yollara düşer
Her bilirim diyeni deşer
Bilmediğine şaşar
Şaştığı yerde
Başka yola koşar dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
 



(Soru: Sayfa dolmaktan murat nedir?)
Günün doluşu
Nefesin bitişi

Az dedim çok gördüm
Her bilenin bildiğini
Birbirine ördüm
Gönülden cümlenizi sardım dedi
YUNUS’um yeniden söze girdi:

Aşık yola düşerse
Aşkım diye taşarsa
Dur diyeni dinlemez
Yandım diye inlemez
Derman gelsin beklemez
Gel güzel benden gör
Gel güzel benden ol
Gel güzel bende kal der
Dese sözü biter mi?
Söylenen öze yeter mi?
Bir bilen bilmeyene
Sevgi katar mı?
Elbet katar
Sevginin temelini atar dedi
YUNUS’um yürüdü

Ayağım getireni beklese
Gönlüm sevenlerle
Kaynayanı bir etse
Düzende dilenen çözülürdü
Sert gelen taş
Birbirine vura vura ezilirdi
Hay dedi
Yolu cümle ile bağladı
ALİ sözü aldı:

Dost gelmekten
Dost vermekten sakınmaz
Dilenen yolda
Dileyen bakınmaz
Aldığım verdiğim
Selamını getirdiğim
Şüpheleri silsinler
Veren birdir bilsinler dedi

Elden ele geçen
Hak muhabbetidir
Elden ele aktarılan
Halk sevgisidir
Esirgeyene esirgenir
Uymaz dediğini yadırgama
Omuz ver ki tutunsun
Unutma,
Belki onun omzu daha güçlüdür

Yol birdir hal ile uyarsan
Yol birdir her hali ile seversen
Yol birdir kendin gibi herkesi görürsen
Bileni bilmeyeni översen
Bil ki gücün kesilir
Güçsüzü döversen
Demde birliği bulalım
Demde sevgiyi yayalım
Öylece niyaza duralım
Öylece gönül miracımıza varalım dedi
ALİ yürüdü

Her sevgi O’nadır O’ndan
Her bilgi O’ndandır O’na
Dönmeyi bilirsek
Ummayı denemiş oluruz
Öylece birliği buluruz
Cümlenize selam olsun


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
 

01haziran1979

SOHBETLER

28haziran1979