|
MEVLÂNA’yım ben!
Yoldan düze geliriz
Her güzeli görürüz
Cümlenizi selamlarız
Aldık verdik
Geldik gördük
Sayıda vereni
Soruda kalanı
Nerden dedik
Yolunu aradık
Gayeye varmak
Gölgeyi silmekle bilinir
Her yaratılan
Bildiğince bölünür
Bölünmeden maksat
Zerrelerde oluşmak
Kainatta buluşmak
Var edene kavuşmak
Döndüğüm yönden
Bildiğim kandan değildir
Kan saydırana değil
Huy bildirene yol verir
Candan geldik
Sen ben dedik bölündük
Dünya diye
Bilir bilmez salındık
Bilelim bulalım
Olalım gelelim dedik
Selamını getirdik
Nerden? Kimden? denilir
Resulünden cümle kullarına iletilir
Dost elinden
Dost dilinden verdik dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Katıyı bilmesen
Yumuşağı görmezsin
Dünyaya geldiğin
Bilmeden kaldığın elbet olmaz
Güneşten kimse nasipsiz kalmaz
Gülden selamını alanlar
Gülden yolunu bilenler
Her gülde adını verenden değil
Çiçeğini derenden bilirler
Her gül denilir
Gülden maksat sorulur
Gülden güle
Cümle peygamberler anılır
Resulü tek fidan denilir
Cümlemiz onun çiçekleriyiz
Konuk gelenden
Allah’ım razı olsun
Dost
ona elini versin
Daha önce dedik
Gelecek verdiğimizi alacak
Niyazı güne geldi
Yarına varacak dedi
HAMZA DOST yürüdü
(Soru: Peygamber Efendimizin sözü “döndüğüm” den mi
başlıyor?)
YM
Kapıya dönük olmayalım
Gelene selamsız kalmayalım
Sepette güzelden gördük
Kime ne demeyelim
Her sayfayı açacağız
Her sözden
Bilineni seçeceğiz
Gözden ayrı kalana
Dost elini vereceğiz
Nadan olmayan
Nerden? demeyen
Aşını kendi bilir
Kendi yeter olanı görür
Az gelir çok verir
Nasibi olana inanır
Sararan yaprak dökülür
Her dökülen toprağa katılır
Ağaçtan verdiğimiz
Dalında gördüğümüz
Olan meyveyi yediğimiz
Gerçek dışı değildir
Dönük, gülden ne alır? denilmesin
Dikenden bahane aranmasın
|
Yeşil gölgede kalmaz
Güneşte rengi solmaz
Yaprak yaprak oluşur
Hepsi bir dalda buluşur
Akan sudan bekleşir dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Ocağa odun attım
Tadını kattım
Elde maşayı tuttum
Pişene ortak gelse
Soframa yoldaş olsa dedim
Duacı oldum
Ne gelen ne giden
Aşımı paylaşmadı
Sözüme dolaşmadı
Yesem yemesem dedi
Öyle efkara daldım
Avcı yolunu almış
Tazıyı yola salmış
Gel yiyelim
Yerden göğe
Aşımızı paylaşalım dedim
Tazıdan dostluk diledim
Bilen gibi tazıdan halini sordum
Ulaştığım yolda
Bulaştığım görülür dedi
Avını avladığını
Üzüntü ile söyledi
Dili var mı? denilir
Elbet yok, gözü var ya
Attan inen avcıya
Derman diyen avını
Yerde kalmasın diye
Omuz verdim
Yükünü kaldırdım
Bildiğim halde
Bulduğum yolda
Güzele uyduğumu
Öylece gördüm
Gönlümü her gönlünü açana serdim
YUNUS sözü bağladı
Yoldan geleni söyledi
Derman Yüce’den dedi yürüdü
Dayandığımız güçlüğü siler diyelim
Bildiğimiz hale uyalım
Yağan yağmurdan
Su sesini alalım
Dereden gelen seste
Topluluğun değerini bulalım
Şelaleden gelen seste
Birliğin gürlüğünü görelim
Ayağımızda gözümüzde
Yerden gökten aldığımız vardır
Şelaleden maksat
Rahmetin gürlüğüdür
Damladan damlaya oluşur
Yüksek seviyede buluşur
Deryaya öyle akışır
Gönüllerde aldığını
Gönüllerde bulduğunu bilsen
Damla damla oluşsan
Verilen ile buluşsan
Şelaleye dönüşürsün
Her damlaya karışırsın
Dost
kapısı
Yerden göğe açıktır
Tek kalem verdiğimiz
Tek kalem yazdığımız
Kaynak diye cümleniz ile
Güne geldiğimiz bilinir
Sanılmasın bölünür
Yar adına geldik
Sözümüz yuvada derdik
Her gelene
Soframız kurduk
Her dileyene açıktır
Dost diyene açıktır
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |