|
MEVLÂNA'yım ben!
Dağlardan aştık geldik
Yar yolunu seçtik geldik
Selam olsun
Dost kapısı bilene açılsın
Geldiğim günden
Bildiğim yönden
Güzeli aldım
Deryaya daldım
Hal ile hale uydum
Her niyazı anında duydum
Seherde öten bülbül
ile
Gün doğuşunda açan güle
Selam verdim dedi
YUNUS’um sözü
aldı:
Aydın geldi Yar sözü
Cümlede kaldı gözü
Bir kulu geldiği düzü
Aynaya bakacağız
Kendi kendimizden yol sorup
Gelenden geçenden
Niyaz alacağız dedi
YUNUS’um selamladı
MERYEM söze geldi ise
Kandili yandı ise
Nur ile nurlandırır
Gönülleri korlandırır
Açık kalan pencereden
Demde güzeli
uyandırır
Kemer belde kalacak
Kul gerçeğe uyacak
Değirmende
buğday verip
Un alacak dedi
MERYEM selamladı
Mevlâna’yım!..
Kandil yansın yol başında
Kul beklesin sofrasında
MERKEZ’im ile
geleceğiz
Dilenen niyazı vereceğiz
Dağlar örtü alırsa
Kul
yolunu bilirse
Bağlı atı çözecek
Yerden göğe gülecek
Kendime demeden geldim
Kendimde demeden buldum
Su üstüne salı
koydum
Dilediğim kıyıya varacağım
Bekleyen yolcuya soracağım
Fistanın yamalı mı?
YUNUS ile MERKEZ’im kamalı mı?
Dost yolunu bildi ise
Kamayı ele almaz
Kendinden kendine
Geleni
bilmez dedi
MERKEZ’im selamladı
Al fistan, sarı fistan
Elinde okur destan
KAYGUSUZ’a selam
verse
Kaydını elinde görse
Destan ne güzel diyecek
Gelene
gidene gülecek dedi
KAYGUSUZ söze öze girene
Gönülde gerçeği
bulana
Selamını iletti
Yerde otu gördün de
Aldın kilimi serdin de
Karıncaya derdini
sordun da
Dediğine uydun mu?
Deme; Er yolu zorludur
Dağ yolu
karlıdır
Zoru da, karı da geçersin
Her öğünde
Kekik çayı
içersin dedi
KAYGUSUZ selamladı
Yamayı dikeceğiz
Kumaşı biçeceğiz
Gemiye girdi isek
Gerçeği
bileceğiz
Dökelim fidana suyu
Bilelim Rabb’indendir huyu
Hay
diyelim, yer alalım
Dost kapısını
Kuşkusuz çalalım
Gayreti
kendimizde bulalım
|
Bildiğimiz sendendir
Her zerremiz anacak
Yolumuz sana
Gönül aşkın ile yanacak
Ne savaş, ne yoğun koşu
Güzelde, kendinde bulacak başı
Geçen ile avunduk
Gelen ile
övüneceğiz
Selam diye
Cümleyi bağlayacağız
Bunu yerde gördüğüm
Bunu gökte saydığım
Bunu gönlüme koyduğum
dedim de
Kendimi sorguya çektim
Kendimin aldığı ile
Kendime
içimi döktüm dedi
EYYÜB’üm sözü aldı
Olaya gözü daldı:
Bir bir ayıkladım taşı
Öylece kuma koydum başı
Gördüm dilediğim
düşü
Bir bilirsin, bin bulursun
Binbir halde olursun
Dağ
başında durursun
Elini dize vurursun
Bak yaratanın işine
Bak
güzel verdiğini başına
Dün ile bugünü birleme
Ne olacak
diye terleme
Olayın güzelini bekle, parlama dedi
EYYÜB’üm selamladı
Dost kapısı buldu isek
Niyazımız gönüldendir
Kendimizden söz
gelmez
Varedenin varlığına
Zor edenin darlığına
Dumansız
katılalım
Eylendi isek yolda
Yapıya atılalım
SEYYİT OMAR seyre
Yerden göğe katıldı
Eyersiz ata binme
Değersiz ite gülme
Ne derlerse desinler
Yolundan kalma
Çevreyi taradık
Çehrede aradık
Günü günde
bekledik
Ne sarıyı ekledik
Ne yeşili katladık dedi
SEYYİT OMAR selamladı
Bağ bozumu esen yele
Yol düzeni akan sele uyumludur
Cümle alem
Hak adına doyumludur
Cümlenize selam olsun
Niyazınız cümlede
kalsın
Benden söz isteyen
MERYEM’den alsın
Keman sesi verir de
Kaval yerde kalır mı?
Az ile çokta
Erenler
sohbetten
Kalem verir mi?
Aradık geldik söze
Niyaz ile durduk
dize
Yuvanın sıcağına
Dost diyenin ocağına
MEVLÂNA adı ile
katıldık
Selamet dedik oturduk
ALLAH’ıma emanet olunuz
Dayandığı dalda
Huzur dileğine katılınız
Aşacak, aştığına şaşacak
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah
Muhammedür Resulullah
|