| BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Yerden gökten selam aldık Aradığımız dostu yanımızda bulduk Her an her günde Destek olanı gördük Yeşil fistan giyenin Dağdan taştan gelene Soracağımız birdir Selam diye diye geldi YUNUS adını verdi Her öğütte sen bulursun Her ağıtta gün görürsün Kendinde olandan geçer Çevrende olanı seçersin MEVLÂNA her gönülde Açan gülleri sordu Bağda dolanıp geldi Sevgiliyi cümlede sardı Ele aldığın konu Açık olur her yanı Sandığım gibi sonu Bilen bilmeyene derse Gayrette aldığını Hayrette duyarsa Ve cümleye yayarsa Güzelin aynasında buluşur Çevresinde çalışırsın Her ağacın dalında Konu bulur yaprağında Seçtiğini bilir toprağında Aç açabildiğince gönlünü Geç geçebildiğince köprünü Beklediğin düzene alışırsın Hazır olan devrede buluşursun dedi YESEVİ sözü aldı: Dört duvarın örttüğü düzende Senin varlığın Yazan'da Dayandığın konu Dayandığını katlayanda olmasın Komşudan gelen kaygı seni bulmasın Karanlık dense de yapıya Niyazın ile gelir kapıya Doğduğun gün bulduğuna şahit olduğumuz Mesafeyi yanında gördüğümüz açıktır dedi YESEVİ selamladı Bağdan üzüm topladık Yaprağını katladık Gelen giden yolcuya Dünyanın döndüğü yönden Aldığını sorduk Dedi ki; Hem dünüm hem günümde Hem sağım hem solumda Her an yardımcı buldum Kaygudan uzak kaldım Biliniz ki; Birliktir gayrette olanlara Hem birlik hem gürlüktür Sevgi ile dolanlara Bir gün kaygu olsa da Yarınına ulaşmaz Rabb'im senden diyene Kara asla bulaşmaz dedi KAYGUSUZ selamladı MERYEM kaya üstünde el salladı Yolunuz açık dedi Dost adını belledi Maksadımız birliktir Bir olan bu alemde Aynı hal aynı düzen Biliniz söz Yazan'da Meydan bizim diyene Diyelim cümlemizin Ne verdiyse bizedir Ne dediyse sözedir Ne serdiyse gözedir Sazımız bir olaydı Her çeşme aynı destiye dolaydı Kimse kimseyi kırmaz Kimse sözü ayrı demezdi Ne dilerse Yazan'dandır Maksadına sözüm yok Ne ayrı dilden dediğim yok dedi | MERYEM üç öğüt verdi: Adağını bildiğin halde yap Meydanda gördüğün her kapı Her dileyene açıktır, asla geri dönme Allah'a dayandığın her olayda Şüpheyi sil, kayguda olma Semer vurduysan ata yanma; yolunu dayanan mı bulur diye Kim olursa olsun Yeter ki kendini bilsin Meyhaneye girmeyi Yudum yudum içmeyi Huy edinmediysen eğer Aldığın her bir yudum Bildiğin gerçeğe değer O bağlar bizim bağlar Bize yol veren dağlar Meyhaneden gelip de Geçemeyenler ağlar dedi PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: Çay demledim içmeye Çiçeğin güzelini seçmeye Çiçek güldü yüzüme İnan dedi sözüme Bakan güzel gözüme Selam verdim ben ona Dedim; Gülelim sona Gül dedi güller açsın Sevenler yoldan geçsin Dileyen dilediğini seçsin Dalda öten kuşların Soğuk geçen kışların Çatılmasın kaşların Bugün söyleştik halden Rabb'im düşmesin dilden Selam diyen ABDAL'a Selam diyerek baktık Ocağı o hal ile yaktık Yoluna eldeki suyu döktük Bağına girdim diye HACI BAYRAM sordu; Niye? Dedim ki: Niyetimiz hal edinmek Hali ile yetinmek Dedi; Sofranız nasıl? Her gelene açık mı? Dedim; Açık sofralar gerçeğine geçit mi? Dedi ki; Erenlerin sofrası açık olmalı Her dem gelen sevgi bulmalı Aydın olmalı her yan Öyle olmayı diler, olmaya çalışınız Verilen sofraya alışınız Selamet sizinledir Size kapı açacak Kapıdan geçenlerin Meydanda buluştuğu görülecek dedi HACI BAYRAM selamladı Başınız yerindeyse Aklınız derindeyse Gönlünüz serindeyse Elbet selametteyiz Dik olmak dik demek değildir MESTAN der ki; Mayasını kattığın ekmeğin Pişmesini beklediğin süre kadar Susmasını da bil Döktüğün su gibi Fidanın köküne akmasını bil Aşını koyduğun tencereye bak Taşmasını önle MESTAN dünü günü bilendir Sevgi ile dolandır Her derde yardıma gelendir Selam olsun diyelim Selamette olalım Selam Selam Selam Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber Lailahe illallah Muhammeden Resulullah |