03 EKİM 1969


MEVLÂNA’yım ben!

Geldim desem yersiz
Gitmedim, veda etmedim
Allah'a ısmarlamadım
Duamla mühür basmadım
Gitmek gelmek yok. Değil
Numuneyi verdim
Döndüm durdum
Gördüm sevindim

Mana alemini bölmek
Pencere açmak dilersin
Oldum geldim
Manevi olana kıymet verdim
Öyle dileyene yol açtım
Pencere mimar ister
Açmaya izin ister
Pencere açmak başka aleme
Allah'ın izni ile olur
Dünya işine benzemez
Rüşvet versen almaz
Kulun kula ricası
Kulun yardımı ile olur
Kulun Allah'a ricası
Gönül yardımı ile olur
Kulun Ulu’ya ricası
Allah'ın izni ile olur
Allah izin verince
Kulun duası kabul edilince
Ulu’ya yol verilir
Kuluna gönderilir

Allah’ımın adına
Kurban oldum yadına
Andım durdum
Gördüm vardım
Adını sunmak, izin almak
Kula vermek, dileğin olsun
Mevlâm göstersin
Layık olan kuluna
Maniyi kaldırsın
Mümin gönül uyanda
Allah'ım verdiğinde
Münasip yola koyar
Dileyene pencere de açar
Mümin amade olur
Muganni olanı uyarır
Gönül yoluna uydurmaya
Manayı bildirmeye çalışır
Mümin olmak
Yoluna gitmek
Yalnız ben demekle olmaz
Sen oldun
Olmak dileyen,
Yolunu bilmeyen kuluna da
Hizmet gerek
Olmaz, vazifeler taksim edilir
Aynı yol olmaz
Öyle beklenmez
Allah'ım versin
Kuluna hizmet ettirsin
Onun yoluna, benim koluma
Kuvvet koydursun

Manayı bildirmek
MEVLÂNA’nın tek başına hizmeti değil
Dünyaya gelmiş göçmüş Evliyalar
Çeşitli yol almışlar
O'na uyan
Gönül koyan kullar da
O'nun yoluna hizmet etmişler
Yol, Allah'ın
Evliyanın yolu gönüldedir
Gönül yolu uyan
Uyanı çağıranda hizmet eder

Dileğin olacak
Biraz sabret gelecek
Dedem dersin
Duyacak kim? deme
Bilirsin,
MEVLÂNA Hazretleri geldi dersin
Onun yolu bana uydu
Gönül Allah'a verdi, ateşi yandı
Yansın yanasın
Ahireti bulasın
Ateşini veresin
Sorduğun duanı edesin
Allah'ın izni, MEVLÂNA’nın azmi
Seni yola mı aldı?
Allah'ım sundu
Gönülden uydu
Yumağını Hak yolunda sardı
Olasın, dileğini bulasın
Çok deme, olduğu kadar
Duman koyma, verdiği kadar
Çok sorma, duyduğu kadar
Olanı gör, diyeni duy
Sorma, Allah'ım de sığın
Şüphe etme

Okuduğun dua yüce
O'nun adı, Yüce katı
Sunduğu şerbeti iç
Kandili seç

Buraya sorana
Yol dileyene yazarım
Görünüp kayıp olan
Sana hayalden gelen
Yumağın uyduğu
Sesini duyduğu için gelir
Gelen alemin Ulu’su
MEVLÂNA sevgisi bol olan
ALADDİN, SELAHADDİN.
ALADDİN KEYKUBAT
SELAHATDİN ZERKUBİ
Hayali rüyayı geç, anla
Dünyadan geçtin
Altın yolu seçtin
SELAHADDİN gönül yolunu gördü
Bana uygun dedi
Olamam, gümüş yolu bırakamam deme

OMAR der ki;
Meclis kurula
Yürekler yunula
Mümin yola girile
Olanı gördük

MEVLÂNA dedi ki;
Adalet yolun
Gönüller kulun
Mahzun olan yolun edilir, desem
Soranı gördüm
Olmasa dedim
Yuva yunar mıydı?
GARİB’e layık görülür müydü?
ÇAKIR’ım yolun mümin
Allah'tan korkun
Allah'ı bilmeyen
Andığını demedim
Yolunda gitmeyen
Allah'ım der haram yer
Allah'ım der kula söz eder
Ben müminim derse olur mu?
Allah'ın yolunda denir mi?
Kulun ölçüsü Allah’ta
 



Deme ÇAKIR, mahzun olma
Ölçün verildi, layık görüldü
Yuva’ya gelindi
Meclis kuruldu
Vazifen yüce
Şaşma, dönme
Allah'tan dile
Kandili bil, yumağın yoluna sarıl
Sana kandil gösterilir
Yüzüne dizine değil
Gönül gözüne bakarız
Birbirimizi o gözle görürüz

SELAHADDİN’in eşi
Onun kapı yoldaşı
Düşündü durdu
Güğümünü gördü
Şaştığını anladı
Allah’ından af diledi
Onu anlattık
Nasibini düşünmek
Kulun değil Allah’ın işi

OMAR der ki;
Verdim dünya kuluna
Havale ettim Allah’ıma
Allah’ımın verdiğini
O'nun yolunda harcadım
Gine verir, kulunu görür dedim
Şüphe etmedim, aç kalmadım

Dedeye doymayan
Gönül vermeyen kullar
Allah'tan dilesin
Allah sundursun
Niçin kulun kendine Dede bulmuş
Allah'ına yalvarmış
Allah sevdiği kuluna gönderir
Ulu’sunun yolunu nasip eder
Yol benim değil, Allah’ın
Kul benim değil, Allah'ın
Gönlü benim değil, kulun
Ben aracı,
Allah'tan hayır dileyici
Allah'tan gelende
Hayır görürüm
Kulu şaşmasın diye uyarırım
Vazifem bu. Aracı olmaz.
Allah'la kul arasına girilmez
Layık olan, yol arayan
Rehber soran kuluna
Allah gönderir, vazife verilir

Duaları yerinde okuyun
Dualar gönülden
Semalar kutuptan olsun
Dönmek değil, varmak gerek
Mümin olan koşsa da
Allah deyip yalvarsa da; semadır
Oturmakla varılmaz mı
Allah gönülden anılmaz mı?
Allah'a varmanın ölçüsü duası yok
Müminim demekten çok
Gönül açmak gerekir
Allah dedik geldik
Diyeni gördük, yolunu verdik
Dolaşıp gelelim, dualar edelim

Cümleden selam dedik
Allah'ın selamı kalmasın
Kul hayale dalmasın
Düşündüğün;
Dünya yolunu ayırır
Kulun gönlünü eğirir
Olmanın gelmenin
Nuruna ermenin manisi
Dünya gaileleri
Dünyadan geçersen
Ahireti seçersen
Nuruna erersin
Aldım, kabul ettim, götürdüm
Mutlu günler dilediler
Allah nurunu göstersin
Dünya gailesinden uzaklaştırsın
Uzaklaşmalarını layık görsün dediler

Mümin kulun yuvası
Niyetine ermesi
Meleklerin gelmesi
Öd ağacı kokusu verir
MELAİKE gelende
Kul gönlü yuğulanda
Allah’ım deyin
Nuruna erdirmesini dileyin
Yuvama gelen
Kokular veren meleğine uydum
Gönülden yandım
Duamın kabulü yüce kata gelsin
Meleklerin bana müjdeler versin. Amin.
Oldu duan GARİB
Sağına soluna aldığın münasip
Solunda olan dumanı dağıtır
Yuvanıza duman vermeyin
Olmayın, kula sebep vermeyin
Günahı bilen, işlemez, iş tutmaz
Yuvanın kutbu erkek
Yuvanın kuşağı kadın
Kutupla kuşak el ele verir
İkisinin arasında yaşanır
Kutupta, kuşakta olan yaşamaz
Kuşakta, kutupta olan yaşamaz
Gel yaşa dersen günah işlersin
Olana uyarsan, yola girersin
Dersen; Bana uy
Uymak sana da düşer
Uymaya zorlamak
Sıkıntı vermek günahtır
İklimi bulmak kula yol verir
Mevsimler ayrı
Yuvanın da yaz, kışı, baharı vardır
Sıra gelir yağmur yağar
Yeter ki tedbir almakta
Yumuşak yol bulmakta...
Düşündüğün olur
Her yuvada görülür
Allah'ım ocağı tüttürsün
Dışardaki soğuğu
Yuvaya sokmasın
Yuva sıcak olunca
Mevsim hoş geçer
Manadan ayrılma
Dışarıda olanı içeri alma
Yuvana duman koyma
Her yerde bahar güzel
Yuvada da güzel
Mananın kıymeti
Kötüyü anmamak
Yuvaya koymamak

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah