14 NİSAN 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hoş gördüm
Gönül yoluyla geldik,
Rüzgardan yelden değil.
Ahiret suyu aldık,
Yağmurdan selden değil.

Güzellik nerdedir bilir misiniz?
Yaratılmışı sevmekte
Hatasını örtmekte
Hata olmasa idi
Güzellik bulunmazdı
Doğrusu çözülmezdi
Atmayla değil, tutma iledir
Gerektiği günde affa gitmektir
Hatalı bildiğini unutmaya çalış ki
Senin de hatana söz düşmesin

Seherde kuş sesi güzel gelir
Gün uzayanda
Etrafın sesi güzelliği örter
Halbuki, dünya aynı dünya
Gün aynı gündür
Onun için,
Olayı basitleştirip
Ayağa düşürmeyin
Asmanın verdiğini bilmedin mi?
Koruğunu sabır ile beklemedin mi?
Erdi üzüm oldu
Şarabı bekleyemezsin
Sabıra yer veremezsin
Aynayı güneşe tutma
Oynamaya yer verme
Aldığını verir
Güler yüzle bakarsan
O da sana güler
Yolunun ötesini
Şüphe ile bekleme
Allah’ım en güzelini verir, de
Şüphe, kulunu yanıltır
Yolunu şaşırtır
Şüpheni silersen
Allah’ım der dayanırsan
Aydın güne çıkarsın
Hayır yola bakarsın
Uymayış, verileni duymayıştır
Görülen, güne değil
Yarına aydın pencere açar
Günde gelen olaydan
Canınızı üzmeyin
Dünya deyip bezmeyin
Gayesiz gezmeyin
Gönülde kuruntuya yer vermeyin
Oldu olacak, verdi gidecek demeyin
Allah’ıma havale edin
Geçici olayın yoluna baş koymayın
Geminin gidişini düşünün
Limandan kalkar, denize açılır
Allah vergisi fırtınaya tutulur
Sallanır sallanır
Ne var ki, gemi batıcı değil
Sarsıntı ile birkaç parça eşya
Kırılıp dökülürse, o da dert midir?
Yeni limana gelende tazelenir

Yumuşak olmayı dilersin
Allah’ım der dua edersin
Allah’ıma havale ettin
Şüpheni silesin
Şüphe eden kulunu
Allah’ım şüphesinde yanıltmaz

LOKMAN der ki;
Hastalığı dahi hayra yorun
Eğer hayır kapısı olmasa
Allah’ım vermez
Ölüme de kapı dersiniz
Ölümü neden kötü görürsünüz?
Ölecekten değil
Söz misali verdim
Hastalığın şifası
Telkin vermeyi bilendedir

Yumağına takılan
Ne senden ne ondan
Kendi mantığını kullanmadığından
Kaderi Allah'ım çizer
Amma mantık sende

İçinden çıkamazsam
Yükünü tutamazsam
Ağır gelir kaldıramazsam deme
Allah’ıma dayan
Yardımcın seni bırakmaz
Ve yuvanın yolunu
Taş ile çevirmez
Yola giden ile
Yoldan gelen bir olmaz
Ne denizin dalgası
Ne yüce dağın havası
Vermedi bana der
Derdine dert ekler
Müstesna yol alacak
Oğul dediğin bulacak
Meydan kula yol verecek
Bahçeye girersin
Çeşit çeşit çiçek derersin
Hangisini seversin?
Elbet hepsini

(Resim verildi: MUSA Aleyhisselamın anası Hz. FATMA)

Amade kulu, aydın yolu
Oğul dediğinin Ulusu
Görülen MUSA’nın anası. FATMA.
Yardıma çağırdığın an gelir
 



Ulusunu verdim
Yolunu aydın gördüm
Şüpheden uzak kalsın
İçindekilerini atsın
Gönül bahçesine
Yeniden çiçek diksin
Yanlış anlaşılmasın
Çiçekten maksat yozluktur
Açayım;
Gönül bahçesi açık
Ne var ki, gelişi güzel çiçek yeşermiş
Yeniden çiçek diksin dediğim odur
Diktiğini bilsin, dermeye değsin
Gönül bahçesini çok açık gördüm
Allah’ıma emanet olsun dedim

Kötü deyip beddua edilmesin
Allah’ıma güç gelir
Allah’ım her olayı görür

Uymayı bilirsen
Duymayı öğrenirsin
Allah’ıma havale edilen her olay
Dileğince olacak
Şüphesiz dile
Diledikten sonra
Olur mu? deyip şüpheye düşme
Vurduğunu değil
Ezdiğini düşün
Vurmak, bedene değil
Gönülden ezdiği
Verilene söz ettiği
Sahip olduğum deme
Emanet aldığım de

Aydın yolu açmak için
Önce yıkıklığı kaldırmak gerek
Yolunu temizler
Aydın yola hazırlar
O zaman yürüyüşün
Senin istediğin gibi olur
Bırak yolunca gitsin
Temizliği güzel yapsın
Taş kalsa, yürüyüşe mani olur
Belki ayak takılır
Tuttuğun yol güzeldir
Vergiden uzak kalmasın
Kendime mal olsun demesin
Ayağına vurur, yoldaki taş misali
Dikkat etsin, açık bırakmasın

Dede yolda yolcu
Kullarına hancı
Yollarına fenerci
Işığım yettiğince
Dileyene vermek vazifem
Her yolun yolcusu
Her yolcunun elçisi olur

Hayır olaya bağlasak denir
Gelecek, perdenin altında gizlidir
Ne var ki, perdeden aydın ışık gelir
Kuruntu silinsin
Gördüğün gibidir
Dediğimizden dışarı değil
Olduğu gibi görünür
Göründüğü gibi olur

Yemiş ağacı
Yalnız ekşi erik demek değildir elbet
Yemiş ağacı dedim
Meyve demedim
Meyvenin tatlısını da
Ekşisini de seven olur
Sana tatlıyı ekşi demedik
Bildiğin gibi bulursun
Asmayı kütük bilen
Şarabın nerden geldiğini sorar
Açayım;
O kadar taze ki
Kütük ile şarabı ayıramaz
Bilse ki aldığı şarap
Beklenilen günün meyvesidir
Günde onun hevesidir
Ne var ki, eline hazır sunulur

Allah’ım ayağını atmasını bilmeyene
Yardımcı gönderir
Bilip de doğru atmayana
Yardımcı ne yapsın
Duaların kabulü
Yürekten edilişindendir
Çerçeveye konmuş gibi
Okur asarsan
Duan duvarda kalır
Allah'ım;
Yürekten duacı kullarına uydur bizleri
Huzurunda vursun dizleri
Allah’ıma giden kulun sözleri
Kabul edilip de gelsin
Duvarda asılı kalmasın
Duanı yaptıktan sonra
Şüphen olmasın

ALLAH’’ıma emanet olunuz
ALLAH’’a ısmarladık

Gücünün üstünde olsa bile
Yardımcındır
Duanı ver, yardımına çağır
Kapalı kapılar açılır
Yükün ağırlığı hafif olur

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah