|
MEVLÂNA’yım ben!
Yumuşak günde geldik
Hoş sohbete katıldık
Gülenle
güldük
Gül bahçesine girdik
Allah’ım güldürsün
Allah’ım cümleden razı
olsun.
Gülün.
Gülüşün arkası gelir
Gelen büyük sevinç verir
Yuva’yı
süsledik,
Gönülleri besledik
Yanımıza geleni
Niyazlara duranı kutladık
Yaprak ele gelir
Yolumuzu bilir
Gençlik farklı
değildir. Aşk için.
Aşkın mevsimi olmaz
Amade olan beklemez
Yalnız demeyin
Namaza durmayan
Mümin değil midir?
Yolumuz, borcumuz dolayısıyla kalmaz
Kılan, ‘Kendi borcum ödendi’ diye huzur bulur
Dileyen bulur, mürşidini alır
Sen dile, Allah’ım
yoluna çıkarır
Gönlün rehberin olur
Verdiğim dersler önderlik yapar
Un ipe serilmez
Yol üstüne ip gerilmez
Martı
denizde dolaşır
Balık ile halleşir
Dağ yolunda dolaşmaz
Kartal ile
dalaşmaz
Deniz üstünde
Martıya benzersin
Dalar dalar nasibini alırsın
Daha ne dilersin?
Martı da denizdeki bütün balıkları ister
Ama midesi bir
tane alır
Hazmeder gene dalar
Hepsini birden alamazsın
Hazmı güç olur
Aşmayı dilediğin yol uzundur
Hızlı gidersen
yorulursun
Sevin ki, mürşit buldun
MERKEZ EFENDİ
Derdine ortak yardımcı
Mürşit, ben.
Elbet Allah’ımın izni ile
Senin gönül yolun için
Ben ağaç, yapraklanırız, gittikçe büyürüz
Günde gönülde olanı
Yolunda harca, binaya değil
Gümüşten geçmeden
Altın yolu yürü
Tekkeyi günümde yaşamadım
Toplantılarım, sohbet içindi
İbadet, kulun kula gösterisi olmasın
Gönülden
geldiği gibi yapılsın
El açılsın, Allah’ım denilsin
Kendinden geçilsin
Acaba hata mı var? denilmesin
Hata gönülde olmasın
Elde dilde olan affa
uğrar
Gönülde olan asla
Gönülle oynama kırılır
Kırılan gönül Allah'ımın
nurudur
Yeşil yaprak yol üzere
Duvar durur temel üzerine
Temel sağlam olmazsa
Kul sıvayı boşa vurmasın
NASRETTİN HOCA geleydi, derdi ki;
Sendeki akım
zamanımdan kalma mı?
Akımın gündeki değeri
Sana göre çok üstün
Bendeki
akımı oraya vermek için
Üç vilayet akımı bir araya gelse, kontak eder
Evet, çok zayıf kalır
Yanar, karanlıkta kalır
|
Ana merkez buradadır
Oraya
en çok binde
Yüz binde biri iletilir
Size verilendir miktar
Akımın ana
merkezi buradadır
Kul merak içindedir
Öğrenmek hakkı
Ruhlar akıma tabi
olurlar
Bazı Ruh az akım alır, bazısı çok
Ayrıdır, her kul kendi akımını kendi alır
Yalnız gelmeyiz
Her yolun danışmanı olur
Danışılır
sorulur
LOKMAN, aynı değil
O da ayrı uludur
Şaşma, diledin bulursun
Yoluna gelir, seni o bulur
Türk asıllı
Orduda gün geçirdi
Amasya’da
Asmayı bildi, suyunu buldu, şifayı verdi
Dileyenle beraber oldu. LOKMAN.
Aymayı bildi, sahibi oldu
Adı, SAİT LOKMAN.
Tanımayan var mı?
Rahatsız.
Yumağına gelenden değil
Kendini buluşun
sarsıntısı
Çok sürmez elbet
Denize taş attığında
Nasıl ki dalgalanır
Daireler genişler genişler ve durur
Durum da öyledir
Meraka yer yok
Allah’ına sığın, öyle yat
Duanı ihmal etme
Ayet-el Kürsi okumadan yatma
Ağacın dalı olsam
Yaprak sahibi kalsam der
Gücüm yetti, yaşım bitti
der
Kendini derde atar
Boşa kürek çekmesin
Ölürüm diye korkmasın
Ölüm beklenince gelmez
Yazılanda gelir
Sahip olduğundan
Geçmek istemez
Unutmasın ki,
Kimse bir şeyin sahibi değildir
Ağlamayı huy etmeyin
Arkası kesilmez
Çalışmayana Allah’ım verir mi?
Bekleyen bulur
Yanmak öyle olsun
Gönlünü yaktık
Daha ne dilersin?
Manayı sana vereyim
Geçer misin dünyadan? Ya.
Elimde mi vereyim?
Amma cevabın güzel oldu
Gönül ölçünü verdi
(Resim verilir: ASİYE SULTAN)
Ulu’yu sen seçmezsin
Allah’ım sana gönderir
Tarikata girip
Kula kul olursan
Günaha girersin
Tarikat kurulmasından maksat
Allah’ımın yolunu anmak
Sohbete dalmaktır
Kula kul olmak değil
Kul kuldan üstün olamaz
....................................................
(Tebliğin sonu bulunamamıştır.)
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|