|
(Berat Kandili)
MEVLÂNA’yım ben!
Yuyan olduk
Yuvaya geldik
Her dileyene
Dileğince verdik
Gönülleri hoş gördük
Eyvallah dedik
Her olayda durduk
Soranın sorgusunu yorduk
Neden?
Gaye;
Ne olacağı vermek
Ne dünyayı çevirmek
Sadece varılacak yere götürmek
Kulun yolunu ışıklandırmak
Yolumun ışığı yeter diyene
Gönül beraber de olsa
Eyvallah demek düşer
Bülbüle gülden uzak dur dersen
Bedeni uzaklaştırır amma
Gene de gül diye figan eder
Gülün sözünde
Verenin özü vardır
Söz kainatta vardır
Öz dardır
Kainatın büyüklüğü dahi
Öze dar gelir
Niyazımız O’na olsun
O’na varmaya olsun
O’nun her verdiğine
Eyvallah densin
Neden silinsin
Günün yorumu
Allah adına anılsın
Andık tövbekar olduk dersek
Tövbemizi bin defa bozar
Gene döneriz
Dönüşte selameti buluruz
Aştığımız her merhalede
O’nu daha yakın görürüz
Neden?
O bize her an yakın
Merhaleyi O değil
Biz aşarız
Yuvamız onun için açıktır
Her gelen alır
Her arayan bulur
Her dileyen görür
Ne var ki
Dilemesini bilmek gerekir
Oluşun açıklığı
Ne rüyada ne hayaldedir
Sadece gören gönüldedir
Gönüller hoşnut olsun
Cümle hatalar
Gün ile örtülsün
Açılan güne aydın girilsin
Semenden güneş gelse
Sinede batmaz
Kulun gönlüne
Kara duman yatmaz
Yumağı sarayım diyen
Arasına düğüm bırakmaz
Almayı bilmeyene
Vereyim desen
Verdiğin heba olmaz mı?
Sevmeyi bilmeyene
Çiçek versen gülmez mi?
Derdim var diyene
Yüce’nin emridir dersen
İsyan etmez mi?
Etmemeyi bilen
Şikayetçi olmaz
Olanı dert bilmez
Dert bilmeyen
İsyan etmez
İsyan O’na uymamaktır
Verdiğini görmemektir
Tepside yufka saralım
Kazanda helva karalım
Cümle sofrayı kuralım
Sohbete katılalım
Sohbet ilme anahtardır
Sohbet dünyaya ihtardır
Sohbet kulun gönlüne muhtardır dedi
YUNUSum geldi:
Gelişin neşesine katılalım
Cümlenin neşesine katılalım
Gününü aydınlatalım
Yeşilde kainatın örtüsünü bulalım
Cepheden bakıp
Tezyinata söz etmeyelim
|
Olacak dedi isek
Olacağı verdik
Çünkü yazılanı gördük
Söylenenin yorumu olmaz
Acaba dersen
Yüzüne gülmez
Gemiyi kaptandan alayım
Ben yürüteyim diyen
Karaya vurdurandır
Sohbete hata bulan
Gönlünü sıva ile doldurandır
Gözüm gördükçe
Senden derim
Gözüm örtüldükte
Kimden bilirim?
Sözün özü birdir
Gönül gözü yardır
Suyu bildi isen
Kula kârdır
Rahmette ne bulursun
Nerde bereket dersin
Bereket toprağı belleyende
Her yanını eleyende
Yardımcı Allah’ım dediğin an
Yoluna ışık iner
Her kulun yardımcısı
Etrafında döner
Dilendik geldik
Söylendik döndük dedi
YUNUS’um yürüdü
Sahip olduk malına
Senin olan mülküne
Sahip olduk dalına
Senin olan köküne
Sahip olduk adın ile
Seni andık gönül ile
Ya Allah dedik
Senden af diledik
Günün hürmetine
Resulünün şefaatine sığındık
Yumuşak olduk
Affet Allah’ım dedik
Aşkımız kök verdi
Kökünde suyu buldu
Varsın adım anılmasın
Yeminim yeter ki bozulmasın demeyin
Sevenin adı anılmalı
Allah’ımın yazdığına
Yemin söylenmemeli
Çünkü yemin Allah’ımın
Vergisine isyandır
Kul sorar;
Yemin ettim
Yeminimi bozdum
Ne ile ödeyeyim?
Bir ekmek ile mi?
Bir çömlek ile mi?
O da senin değil ki
Ne ile ödeyesin?
O’nun adına sözleşme yaparsın
Üzerine mührünü koyarsın
Bozarken kuldan sorarsın
Daha önce dedim
Yemine asla yer vermeyin
Verdikte Allah’ımdan af dileyin
Hatamı sen görürsün
Sen tamir edersin
Affet beni Allah’ım dedikte
Yemin mührü kalkar
Ne var ki aynı hataya
Bir daha düşmemek gerekir
İşte o zaman yeminin
Sana döner
Ettiğini bozdurur
Eldekini yozdurur
Miyyarımız sevenlerin sevgisi olsun
Sevmeyi bilmeyenlerin övgüsü olsun
Cümleniz gecenin hürmetinde
Affına sığınsın
Cümle günahlar af olsun
Gölün yatağı çamur olur
Deryanın yatağı kum
Mesafeler aşıldıkta
Görüş kesafetini
Ayna misali gösterir
Görenden olalım
Sohbette bulalım
Daha önce dediğim gibi
Üç sohbete
Bir nakış atalım
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|