|
MEVLÂNA’yım ben!
Günümüz aydın
Gönlümüz huzur içinde olsun ki
Vergisine uyalım
Kulunuz şükür diyelim
Cümlenize selam olsun
Her arayan gönlünde bulsun
Ceht ile varmak
Kabus ile kalmak yoktur
Sadece bilmek
Bildiğince görmek
Gördüğünce sevmekle varılır
Her yüce ağacın gölgesine oturulur
Ne var ki kulun gönlünce
Ağaca değer verilir
Kul vardır
Ağacın altında ateş yakar
Ne kökünü düşünür
Ne yaprağını
Meşrebim eğlenmektir
Eğri olana gülmektir dersen
Doğruyu bilmediğini söylerim
Eğriye eğri demek için
Doğruyu buldun mu?
Muzdarip olana
Halin nedir diye sordun mu?
Allah’ım derdine deva dedin mi?
Allah’ım demek için
Sadece kendi derdine çare arama
Cümle ile bir ol
Cümle ile var ol
Ağarmadık saçın
Hükmü sayılmaz dersen
Saç ile değil gönül ile
Kulun olgunu seçilir
Seçen ne sen ne ben
Elbet Yüce’dir
Sohbetimiz açılsın
Günün yorumu seçilsin
Yormadığın olayın
Görmediğin duvarın
Ölçüsünü bulamazsın
Serçeyi örnek alsan
NUMAN der ki;
Geçmişi silmezsen
Geleceği açamazsın
Köprüyü kurmazsan
Öbür yakaya geçemezsin
Usanmadık dünyadan derseniz
Usanmaya gelmediniz ki
Kuyuyu yolunuza
Örnek almadınız ki
Gemiye her dileyen yolcu biner
Gideceği yeri kaptana sorar
Ondan öteye yolu düşünmez
Sadece gemideki yolcularla
Hoş geçinmesi gerekir
Eyvallah diyelim
Sorguya verelim
(Soru soran olmadı)
Uyumayı vaktine veren
Uykuyu sevendir
Vakitli vakitsiz uyumaya çalışan
Uykudan şikayetçi olandır
Mevlâna’yım!..
Suyumuz aktığınca
Kulların baktığıncadır
Sözümde hata yok
Çok uyku uyuyan
Asla uykuyu sevmeyendir
Hasretlikten değil
Gafletinden şikayetçi olur
Çünkü uyku ile geçirdiği anlar
Boş kalmış anlardır
Halbuki uyku vakti bellidir
Vaka olayın vukuudur
Münakaşası olmaz
Müdafaası yapılamaz
Köprüden önce gelen geçer
Müsait yolda kul
Elbet rehber aramaz
Görse de sormaz
Ya dört yol ağzına geldikte
Yapacağı nedir?
Manayı sordunuz
Acaba dediniz
Meclisin özüne değil
Cümleyedir sözüm
Yaymadığın kilimin tozu olmaz
Yolun tozu kula gelmez
Dağın aşılması güç gelirse de
Yolun sonu bulunmaz
Kainat bir sözde durmaz
Duman almadık
Kuluna vermedik
Cümlenizde görmedik
Yürüdüğümüz yola
Kumdan başka sermedik
Can ile canan
Gün ile gecede
Daim bir olur
Birde bütüne varır
Ağacın ince dalı
Sensin gören
Bendeki hali dedi
YUNUS’um geldi:
|
Gevrek dala dokunma kırılır
Dolgun dala oturma eğrilir
Suyun karıştığına yakınma durulur
Kul çok koşarsa yorulur
Adım adım gidelim
Görelim de bilelim
Görelim sevelim
Sevgisinde eriyelim
Ermiş meyveyi toplayalım
Yaprağı elde
Gülü gönülde gizleyelim
Aşık ile maşuk kendini ele verir mi?
Aşkları dışında
Başka bir şey görür mü?
Bağda üzüm
Yolda gözüm
Sarhoşluktur sözüm
Sunduğum sizlere
Bal misali sözlere
Katığımız osun
Konuğumuz gülsün
Bildiği ile kalsın
Çoğunlukta değil
Mümin olduğunu bilsin
Çoğunluk; Mümin olanların topluluğu
Kendi halince hallenir
Halinde en güzeli bulur
Hayra inanan kulun
Huzuru eksik olmaz
Huyun yozu; her hale
Uymuyor diye bakandır dedi
YUNUS’um yürüdü
Allah’ım her olaya
Ölçü vermiş
Kulunun gözünü
Daima ileri baksın diye
Başının önüne koymuş
Geriye bakmak gerekse idi
Başın arkasına da
Göz koymaktan aciz değildi
Yuyan bilir
Kulunu öyle eğitir
Arayan bulur
Hiçbir yol bilmeyen
Serçeyi örnek alsa
Hatadan kurtulur
Meyvenin hamı yenmez
Kulun yavrusuna söz gerekmez
Neden? derseniz
Eğer doğruyu bilmiyor iseniz
Yanlış eğitmiş olursunuz
Hatada ancak kendinizi bulursunuz
Her yaratılanın
Yaratıldığı hali güzeldir
Coşmuş olan kulun
Hatası nerededir?
Taştığında
Coşalım amma taşmayalım
Unutulmasın ki
Taşan ateşi söndürendir
İçin için kaynayın
Cümle ile oynayın
Oyundan maksat
Gönül hoşluğudur
Sabrın başlığıdır
MUHİDDİN ARABİ Hazretleri der ki:
Cenk gönlünü eğliyorsa
Uzak dur
Yolunu koruyorsa
Ya Allah de yürü
Bekleme sonu
Aymayı bilenlerin
Sahile inenlerin
Umduğu nedir?
Gemi gelse
Bizi alsa
Yola götürse
Bekleyen bulur
Sabreden yürür
Mevlâna’yım!..
Sandığa koyduğun giymediğindir
Bohçaya koyduğun sermediğindir
Gasp ettiğin malda
Kendine hak arama
Muamma değil dediğim açıktır
Ayağım suda olsun
Elim sende dersen
Ne suya ne ele faydan olur
Ne de sana verir
Bu hal uykuda geçen halden kötüdür
Allah’ım buldursun
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|