|
(Berat Kandili)
MEVLÂNA’yım ben!
YUNUS’um mesafe bilmez
Kul ile kulu bölmez
Dileyenden kalmaz
Taşlı yola dalmaz
Aldığı gül solmaz
Dediğini Hak silmez
Gelenden bilenden
Eli ele alandan
Allah’ım razı olsun
Deyişle bilsin
Görüşle olsun
Cümle ile gülsün
Yemini gelende desin
Sahip olan bilmez mi?
Kader diyen görmez mi?
Dileyip geleni sormaz mı?
Allah’ım razı olsun
Cümlenin gecesi
Gönüllerde kor olsun
Aldık gelenden
Sorduk bilenden
Yerini alır
Cerrahtan bilir dendi
Nasıl? denilir
Kimden sorulur?
Mihnet duyanadır
Cennet bulana
Yerini sorarsan
Adım adım gidenin
Hak gönülde bilenin
Yerini sorar mısın?
Mihnetine yorar mısın?
Dikenin güzelliği söylenmez
Ne var ki
Gül hoyratça yolunmaz
Neden?
Dikeninden
Öyle ise dikeni çirkin midir?
Kundak belenir
Kulun gönlü elenir
Kimi eğlenir
Kimi öğrenir
Kulun kul olduğu
Yerini aldığı
Öylece görülür
Kulluk;
Ne eğitimde ne denetimdedir
Gönlünün aldığında
Vereni bildiğinde
Bildiğini verdiğindedir
Doğuşu, güne bakar söylersiniz
Halbuki gecede dahi
Ne doğuşlar vardır
Eşyanın dili kula zordur
Danışılan dönüşten öteyedir
Geliştiren, buluşturan, hikmetinden
Yeni mi? denmesin
Doğuştan yenilik veriştendir
Sohbetin tadına
Dostun adına
Postun yadına
Hu dedik
Diyenden olduk
Serinde olanın
Doğuştan alanın
Elini aldık
Dost eli dedik
Yuvamıza gelenin
Sohbet Hak’tır diyenin
Dostunu arttırdık
Arttıran elbet Hak’tır
Dost eli diyenin gönlü paktır
Elele verelim
Hep bir olalım
Birliği cümle ile kuralım
Sabahı bulduk
Gece olmaz demeyelim
Gecenin verdiğini
Gönlümüzden silmeyelim
Yaratan gecenin yaratıcısı değil mi?
Zengini yaratan
Fakirin gözeticisi değil mi?
Sabrını denerse
Sevilenden ol
Sıfatını üzerinde bil
Gayretin ötesi hayretidir
Doğuşun ötesi selametidir
Dönüşün ötesinde
Yer var mı? derseniz
Ser var derim
Senden öte sırdır
Sırdan öte yardır
Kula dönüş kardır
Alamam deme
Silemem deme
Olaydan kendini kolay sıyırma
Orada aramazsan
Burada sormazsan
Dene!
|
Oluşun vereceği
Elbet bölüş değildir
Kulun geleceği
Elbet kalış değildir
Yazan takdiri koymuş
Kul Hak ile yoğrulmuş
Hamurunu dost eli bulmuş
Gel sen de katıl
Gönül deryasına öylece atıl
Olana eyvallah
Olmayana denmesin batıl
Olmayan olanın özengisidir
Özengi kulun dengesidir
Kasırga yakar yıkar
Ne var ki
Olan ile olmayanı paklar
Secde kulun ahıdır
Rüku vahıdır
Dönüşü
Secde rükudan gelişidir
Nasıl? denilir
Secde rüku O’nadır
Dönüş O’nun ile oluştur
Semadan maksat
Alış verişi gönüle katıştır
Aldığını gönüle aktar
Gönülde durmasın
Bir elden gelsin
Gönüle girsin
Öbür elden versin
Çağıranı değil
Cümleyi görsün
Tez olan alınır
Toz olan silinir
Dost gelen sevilir
Dost bilen görülür
O’na nice verilir?
Dosta dostça sarılır
Posta izin ile varılır
Gelenin yerine
Yazana serilir
YUNUS’um der ki;
Geçtim gördüm
Her dalda yaprak saydım
Dost eli dedim
Dost ile doydum
Yardan gayrı ne gördüm?
Yürekte yangın olsa
Güneşte ölgün kalsa
Söndürecek su vardır
Kalanın dilindeyim
Bilenin yolundayım
Sağında solundayım
Sevenin gönlündeyim
Güneşe yanma dersen sönerim
Kainata dur dersen
Yazana karşı çıkarım
Yağacak rahmet
Kulunu bekler
Erecek bağda
Arılar bekler
Her kulun sözünde
Hakk’ın adı var
Andık O’nun adını
Yerimizi bilelim
Sözümüzü MEVLÂNA’dan alalım
Cumanın sohbetinde
Niyazı alalım
Günümüzün sonunu
Yeni güne bağlayalım
Cümlenize eyvallah diyelim
Allah’ıma emanet olunuz
Kapı açtık giresiye
Postu verdik veresiye
Kapı açılışta ölçü kalmaz
Veresiye gelene devredesiyedir
Ver diyene değil
Kor diyene verilir
Eli yakana değil
Gönlü yanana verilir
Nasıl bilelim? denmez
Almaz elinde bulur
Gelmez çağırılır
Olmuş diyenin yeri düşüşündedir
Post ağacın altındadır
Posta düşen nasibindendir
Etini yemezsen
Özünü al
(?)
Evet, taze suyunu
Ayvanın verdiği
Yedi derde devadır
Mideden bağırsağa
Geçen her derde
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|