26 TEMMUZ 1974


MEVLÂNA’yım ben!

Günümüz gönlümüze uymuyor denen
Yanıldığını bilse
Yol münasip olur
Cümlenize selam ile geldik
Gelenlerde hoşnutluk gördük
Yumuşak yoluna
Adım atanlarda
Huzuru tadanlarda
Gönlünden tenine akseden
Nurunu müşahede ettik
Kim? denmesin cümlededir
Gününü hayır diye
Kendini uydurandadır
Konuk olsa yuvaya gelse
Diyeceğimiz nedir?
Allah’ım gönlünde olandan versin
Cümlede aynı sevgiyi görsün

Nimetinde aranmadık
Olduğu gibi bildik
Hikmetinde sormadık
Verdiği gibi dedik
Cümleyi selamladık
Söze girdik:

Huyun güzeli nedir? dendiğinde
Güzeli olduğu yerde
Çirkini bulduğu yerde dedik
Günün olayını verdik
(Soru: Kıbrıs hadiseleri mi?)
Eyvallah
Güzel nerde? Çirkin nerde? denir
Güzel oluştuğu yerde
Çirkin buluştuğu yerdedir
Mimar çizer, güzel
Amele kazar, o da güzel
Yuvayı kurar, o da güzel
Çirkin olan ne?
Olanda hata bulandır

YUNUS’um söz alsam der
Dert diyene derman diler:

Derdini satsana
Alan yoksa atsana
Gönlüne huzur katsana
Ne atabilirim
Ne satabilirim dersen
Gözünü kainata açsana
Yerini arayıp bulsana
Her kulun yeri vardır
Arayan bulur
Danışan yürür
Danışmasa da yürür
Ne var ki danıştıkta görür
Geyikte yedek var mı?
Seyrinde hedef var mı?
Geyikte yedek nedir? dendi
Geyik yerini bilene örnektir
Bilenin yedeği olmaz
Görene hedef nedir?
Çizdiği çerçeve
Ne var ki,
Görgüye çerçeve gerekmez
Yeniyi aldık mı?
Eskiden kaldık mı?
Örneğin gördük mü?
Gördük ya
Ne var ki
Gören sizlersiniz
Bizler bilendeniz
Mümin olan odur ki;
Seni beni ayırmaz
Yerim deyip kayırmaz
Mümin olan odur ki;
Desteyi bir bilir
Bir bir sayar
Yeniden sarar
Günün olayı
Gönüllerin dolayını gösterdi
Komşu diyenden
Seni nasıl ayırdı?
Yanılan odur ki;
MUHAMMEDİ dedi ayırdı
Çünkü
Ne Hz. İSA
Ne Hz. MUSA “Ayır” demedi
Bildiğim yol budur
Gördüğüm kul budur
MUHAMMED yolu
Cümlededir kolu
İSA, MUSA elele
Cümlesi bir çembere
Uyan uysun
Gelen bilsin
YUNUS’un sözü
Burada kalsın dedi
YUNUS’um yürüdü

Dostluk dedik
Dünya günümüzde çağırdık
Allah dedik
Sesimizce bağırdık
Her uçanı O’nun bildik
Her geçende O’nu gördük
Dönüş değil doğuştur
Doğuş biliştir
Can sende mi?
Teni sil
Can tende mi?
Ayna ol, kendini gör
Görmezsen deme oldum kör
Kendinde bulamazsan
Etrafında ara
Belki uymadı töre
Gün gelir açar
Sayfayı geçer
Her kul gününü seçer
Hummalı günün hatalısı kim? dendi
Dünya gözü aradıkta bulur
Neticeyi gördükte
Oluştuğu iyidir
Kaynaştığı uludur der
Gelene niyet kurar

OSMAN der ki;
Silahı ele aldıkta
Kalkanı bırakma
Miğferi atma
Silahına mı güvendin? Diyene de ki;
Silahına denk geldim
Sırtımı Yüce’ye dayadım
Vurursan O’ndandır
O’ndan olan yazılandandır

ALİ der ki;
Elin kılıcında ise
Gönlün kolunda olsun
Olumun sarsın
Elinden kainat alsın
Gemiyi yürütene niyaz et dersen
Allah’ım fırtınadan koru der
Asmayı dikene sorarsan
Üzümünü bol diler
Her dileyen
Kendi yönünü alır

OMAR der ki;
Defteri açana
Yazıdan kaçana
Bir taş yeter
Diz üstü çöker
Düşenin kaldıranı olalım
Düşüreni bilelim

EBUBEKİR der ki;
Yel O’nun
Sel O’nun
Yolunu bildiren O’nun
Yele sele kapılmadın
Yolunu gösterene uy
Darlıkta darda olanın
Kaygusunu duy
Duy ki, darlığın geçende
Darda kalana
Elini verebilesin
Onda darlığın kaygusunu silebilesin
 



Cebir kimseye yaraşmaz
Kibir yerini
Kuluna asla vermez
Yanılmayın
Kibirli olan yok mu? derseniz
Kuluna dedim
Kulluk odur ki;
O’ndan gelene uyasın
Uydukta kibri nereye koyasın?
Doğuşun görüntüsü var mıdır? derseniz
Elbet!
Sildiğin an doğuşundur

Mevlâna’yım!..

Oyun değil elbet
Oyundan çıkıldı
Başından yumuşak yolu denildi
Serde hakikat arandı
Perde görüldü
Dumanlar dağıldıkta
Açılana uyuldu

Çifte ata bineyim
Yolum uzak gideyim
Gideyim tez döneyim dedi
Dumansız gökte
Dumanlı kul aradı
Arayım bulayım
Dumanını sileyim
Niyetini böleyim
Yerden geldiğini bildireyim, dedi
GAMSIZ yürüdü

O gün dönüşmez
Bu gün bölüşmez
Katıra yüklesen
Yolum diye gelişmez
Dağa vursan bakmaz
El ile yaprağı tutmaz
Yemeniyi ayağına versen
Niyetim yok der gitmez dedi
SELAMİ yol verdi

Durun varayım
Gönüllerde tahtı kurayım, dedi
MUSTAFA (BEKRİ) geldi:
Yerimi bildim
Sanmayın şişede buldum

Durum dağılmaz
Başlar eğilmez
Kaşlar çatılmaz
Bilinsin ki
Türk’ün eli bükülmez, dedi
MUSTAFA (ATATÜRK) geldi:
Duran olacak, bizden değil
Silen olacak, yozdan değil
Gülen olacak, kaçan değil
Eyvallah diyelim
Umduğunuzu müjdeleyelim
Gemiye binildi
Kıyıya varıldı
Cümlesi sarıldı
Helvası karıldı
Adı yeniden koyuldu
Gelişin ilk oldu denildi
Geliş her anılıştadır
Doğuşun oluşu dedik ya
Aymayı bileni buluşturur
Bilenin yolunu oluşturur
Olay budur

(ATATÜRK ilk defa gelip tebliğ veriyor sevinci içersinde toplantıda bulunan tüm arkadaşlar hep birden, “Atamız siz de Kıbrıs’ta Mehmetçik’e yardımcı oluyor musunuz? İnönü’de yanınızda mı? Allah ordumuza ve hükümet başkanı Ecevit’e güç versin, muzaffer kılsın…” dua ve sorularına karşılık..)

MUSTAFA’yım! (ATATÜRK)
Aşamayacağı köprüye
Asla adım atmaz
Çünkü yardımcıları bırakmaz
Ayağını atan her Türk
Selamet der
Cümleye diler
Dileyen bulur
Yazılan gelir
Büyüklük yapılanda değil
Atılandadır
Yapılan yazılandır
Atılan sığınılandır
Atılan nedir? derseniz; Adım
Cümleniz ile beraberim
Sorulana;
Evet MUSTAFA’yım
Geldim vereyim
Cümlenizde göreyim
Orda postu sereyim
Yığılanı açamaz
Dilese de bölemez
Kayırandan değil elbet
Ne var ki
Allah diyenin yanındadır
Allah demeyenden uzak mı? derseniz
Allah diyen O’nun ile
Demeyen kimin ile?
Bilen ile bilmeyen bir midir?
İSMET PAŞA da yanımda
Ayağım tozu ile
Kulunun yozu ile yürüdüm
Allah diyene elimi verdim, dedi
MUSTAFA yürüdü
Ayağına dedi
Cümlenin ayağında kendini gördü
(Soru: Kim?)
MUSTAFA KEMAL
Aşılamayan yola çıkılmaz
Yoluna denildi dönülmez
Cümlenize selam olsun
Gelenler de selama dursun
Allah’ıma emanet olunuz
Verenin sözündedir biliniz
Daha önce verdik;
Dönüşe geliş
Yeniden gülüş olur

Doğuşu verdik
Cümlemiz kardık
Bir kaseye koyduk
Dileyene sunduk
Doğana uyduk
Gülüdür dedik
Suyuna, gönüller dolusu alalım diye
Talip olduk
Allah’ım dedik bohçaladık
Kundağına sarıldık
Kundağı nedir? derseniz
Kainatın tümü
Kundağın içinde
Hakk’ın vergisi
Sargının özü
Kainatı onda bulalım
Açtıkta özünü görelim

(Soru: Hazreti peygamber efendimiz mi?)
Eyvallah

(Resim verildi: Hz.SAS)

Güzel, en güzel
Sen güzel, ben güzel
Ne var ki
O en güzel
İki alemin biri
Cümlenin Piri
Hakk’ın Habibi
Şefaati üzerinizde olsun
Müslim, Gayri Müslim
Kundağında sarılsın

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah