24 MART 1975


(Mevlid Kandili)

MEVLÂNA’yım ben!

Yerden göğe güzellik yol verir
Cümlede kendini gösterir
Selamın verdiğine
Sevginin yeri açılır
Gerçeği buldukta
Gönüller bir oldukta
Cenneti mekan bilir
Cennet nerdedir?
Cehennem kimdedir?
Cennet bilende
Cennet uyanda
Cennet duyanda
Cehennem huzur arayandadır
Huzur arayanda
Cehennem neden? demeyin
Aramak bilmemektir
Aramak duymamaktır
Aramak görmemektir
Bilmeyen duymayan görmeyen uyamaz
Uymayan huzuru bilemez
Arar durur
Her olayda başını vurur

Gökten yere güzellik gelse diyene de ki ;
Yeri gökten ayıran ne?
Ayağın yerde yetmez mi?
Geçit vermeyen yol olmaz, kul niyet ederse
Olanı almazsan
Olmayanı bulamazsın
Olmayan elbet bulunmaz dersin
Öyle ise ;
Niye her olaya ölçü vurursun?
Olanı alman olmayacağı dilememendir
Halde hali bulan çölde vali misali olandır
Duyanın bildiği görenin okuduğuna eşittir

Genişlik yönde değil sende olsun dedi
YUNUS’um gelenlerden söz aldı:

El etekte
Bal petekte oldukça, sevgiye
Siz toprakta
Saz yaprakta oldukça, saygıya örnektir
Saz yaprakta nasıl olur? dendi
Sazın tazeliğini göresin
Yaprağını düresin
Yağ ile karasın
Nasr oluşta bilesin dedi yürüdü

Ayda adem yıldızda yudum arayana
MUHİDDİN der ki;
Şerh ile şirki karıştırmayalım
Artışta eritir demeyelim
Ay ile yıldızı birbirine katmayalım
Rengine söz etmeyelim dedi
Sözü gelene verdi

Çoğu yerde gördüm
Aza sepet gerdim dedi
HACI BEKTAŞ söze girdi:

Gölde balık avlasam
Gerçek yiğit tuğlasam
Çokluğa yönelirdim
Yere alnımı koysam
Serde kainat bulsam
Tekliğe erirdim
Olunacak dendi olundu
Bulunacak dendi görüldü
Ömür öyle örüldü
Eyvallah diyelim
Sözü NUMAN’a verelim:

Buyruk bayraktan mıdır?
Yoksa aylaktan mıdır?
Buyruk hayrattandır
Veren Yaratandır
Nigarında görülen
Seherinde örülür
Her yağan kar
Güzellikle karılır
Görgü ile varılır
Amade olduk Allah' ım dedik
Cümlede bulduk
Doğanın verenine uydursun dedik
Niyaza vardık
Gelişte aranan gidişte bulunur
Geldiği gibi soyunulur
Elbet giydiğini bırakırsın dedi
NUMAN yürüdü
 



Bulut buluta denk midir?
Verdiği ses cenk midir? dedi
YESEVİ sözü aldı:

Koyun ile kuzu ile
Cümlemiz geldik dile
Gayretin olsun dedik
Bizden sonraki döle

Mümin yolunu bile
Salmam balığı göle
Deryaya dalasılar
Öylece olasılar
Gemiyi donatsalar
Yorumsuz kalasılar dedi
Söze MERYEM girdi:

Ananın varlığına
Gönül darlığı verme
Vuranın zorluğuna
Kulunu kul tutma
Ayağıma almadım
Kulağıma koymadım
Perdeyi aralayıp
Göreyim demedim
Açanın gücünden
Şüpheye düşmedim
Taşı duvarda gördüm
Ömrüme perde gerdim
Senden Allah' ım dedim
Niyaza vardım
Senden denilene uydular
Söz misali sepete koydular
Pazara çıkarıp sattık dediler
Yavruyu değil sözümü
Senden Allah'ım deyişimi
Yeniyi almazlar
Eskiyi silmezler
Öyle oldukta
Gerçeği görmezler dedi
Sözü güne bağladı
Günün akışı
Güneşin yakışına denge kurar
Gedik açılır
Selamet sizlere olsun
MERYEM gönlünü salsın
Cümleye bağlasın dedi yürüdü

ALLAH' ıma emanet olunuz

Doğuşun kutlandığı gecede
Doğanın selamını alınız
Ten gibi beni ansalar
İlle Allah deseler
Ter misali nefsi akıtsalar
Geliş buluş an gibidir
Aşamayacağım demesinler
Su gibi akar ümmetim denilen yere
Kul çağrıldığı yeri bilir şüphesiz gelir
Ümmet bendedir
Cennet sendedir
MUHAMMED cümlede
Günün gecenin yargısı
Kulun kaygusu olmasın
Allah'ım demeden gelmesin
Allah'ım demeyen var mıdır?
Öyle ise kalan yoktur
Gerçek bilenindir
Bilen kim?
Yaratan,yaratıp gözeten, gönderip çağıran
Allah'ım demeden çağırmaz
Çağırdığında gidenden şüpheye düşülmez dedi
Gönülleri yokladı

Selamlar sizlerin
Selamlar bizlerin
Olmuşu görenin
Giydiğini dürenin olsun
Gemiyi verdik yola
Gecede gördük mola
Olduk olasıya
Sevdik ölesiye


ALLAH' a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah