28 MART 1975


Sözlü Tebliğ

Güzelliğin çerçevesi göz
Güzel çirkin ne ile ifade edilir?
Güzeli çirkini söz bilmez göz bilir
Gözünü kapa güzeli çirkini bilmezsin
Meyve alamadı isen
Ağaç çirkin mi olur?
Ağaç güzel
Çerçeve içinde güzel
Meyve vermedi ise olumsuzluk
Olumsuzluk amma çirkin değil

Sonsuzluk çerçevenin dışına çıkar
Sonsuzlukta çerçeve yoktur
Sonsuzluğu bulmak
Ölmeden ölmek
Çerçevenin dışına çıkmak

YUNUS’a dünya gününde sormuşlar
Ölenden misin? Kalandan mısın?
Öldük gayrı demiş
Kalanı gömdük
(Kalan nedir?)
Bohçası
Dünya bohçası
Bir takım çamaşırı
Yedik içtik ,günü geçtik
Ar ile piştik
Aşk ile koştuk
Biz de bu işe şaştık demiş

(Özlenen nedir?)

TAPDUK EMRE
YUNUS’a bir gün demiş ki ;
Sende sertlik ,sende mertlik
Nerde buldu gönül dörtlük demiş
YUNUS demiş ki;
Mertlik sertliği yenmeye
Dörtlük :
Yaratan,Yaratılan, Resulü
Öbürü de Kulluk demiş
Gönlü dörde bölmüş

Halde olan, çerçevenin içinde olur
Yolda olan, onu çerçevede görür
Aslında halde olan çerçevede değil
Yolda olan onu öyle görür
Halde olmak nedir?
Hal;
Suda, havada, kumda,
toprakta, ağaçta, yaprakta
kendini bulmak

Duvar konuşur mu?
Konuşur tabi
Dilini bilene konuşur
Duvar der ki;
Ben seni soğuktan korudum
Ben seni sıcaktan sakladım
Ben senin edebine perde oldum
Haldeki bunu bilir
Yoldaki görür

(İrtibatın kesilmesinden sonra, Sabahat Akşıray Bedii beye,
Girdik gene çerçeveye, demiştir. Bedii bey; Çerçeve burası mı? diye sorunca, aldığı yanıt ‘Evet’ olmuştur)

 



(Toplulukla beraber alınan sözlü tebliğ.
Bu tebliğ alınırken GARİB, YUNUS’un dağ yolunu düzeltip,
ördüğünü görmekte imiş)

Dağa çıkanı gördün mü?
Dağ yolunu ördün mü?
Çıktıysan bildin mi?
Ören mi, bilen mi,
Çıkan mı cengi veren?
Elbet ören
YUNUS yola vardı mı?
Gönülleri sardı mı?
YUNUS’u bilen erdi mi?
İlim dendi bilen soruldu
Bil,böl ama sonunda bul
(Neyi?)
Böldüğünü
Aç oku,geç oku,güç gelse de oku
Sonunda bulur doku