14 EKİM 1979


MEVLÂNA’yım ben!

YUNUS ile geldik
Sözden söze girdik
Her geleni gördük
Her seveni sardık
Sevmesini bilmeyene sorduk;
Gidişin neresidir?
Görüşün nerede kaldı?
Sözü YUNUS’um aldı:

Dağılan düzde kalır
Eğilen yolu bulur
Söylemeyi bilirsen
Yerinden aldım dersen
Elbet görgün açılır
Selam olsun diyelim
Her gelene selamını iletelim

Dünden bu güne geldik
Dün dedik bu gün verdik
Döne döne söyledik
Bilen nerde kaldı? diye sorduk
Hal kulun yolunu bilirse
Hal kulun kendini bulursa
Ayağını yerden alıp
Yoruma verirse dedi
YUNUS’um yürüdü

Doğuşun vergisi
Dünden bu güne değişmez
Derdest olalım
Birliği bulalım denilende
Döne döne verilmezse
Her konu ayrı ayrı derilmezse
Alan aldığını bilmez
Kendinde olanı bulmaz

Aşağı derler
Dönüşü sorarlar
Ne bilen ayrıda
Ne bilmeyen gayrıdadır
Geldiğim günden sorsam
Bunca günde bileni dersem
Gelen elini vermez
Bildim diyen hiç sormaz
Olumun bilinenden değil uyulandandır
Oğuldan aradığın
Baldan yorum verdiğin
Elbet yerini verir
Kul kendini arı misali görürse
Bildiğine inanır
Ummak değil vereni bilmek gerekir
Sözün olduğu yerde
MERYEM toprağı taratır
Sadece aratır
Güzel, yerde çiçek verirse güzeldir
Güzel, ağaçta meyve olursa güzeldir
Güzel, suda akandan ise güzeldir

YUNUS’um söze girdi
Dosttan selam getirdi
Dostun yeri yerden değil
Yoldan gelir
Dostun değeri sevgiden gelir
Buluşun değeri bilişten gelir
Bilmeyen bulduğunu değerlendiremez
Destan yazarız
Ocak başı bekleriz
Dost Dost diye
Gönüllerde saklarız

SEYYİD AHMED demdedir
Denilmesin kandedir
Otuziki yerdedir
Her bilenle serdedir
Doğuşu bilinenden
Dost denilişi bağlanandandır
Kemik yapısından değil yenilecek
Yenilecek, eskiden sıyrılacak
Geçeni aramadan dönmeyelim dedi
YUNUS’um yürüdü
 



Yaprağı bildiğimiz
Daima baktığımızdandır
Yaprağın anlattığı
Bir ömürde kalandır
Bir ömürde kalanı
Elbet arayıp bulandır

Sayfalar açıldıkça
Dünden güne geçildikçe
Yapıda ne görülür?
Temel birdir
Ameller uyarsa
Hayret dediğimiz her olayı
Bünyemiz duyarsa
Elbet değişeni değil
Gelişeni görürüz
Ördüğün örgüde değişen nedir?
Yumağı örmeye başlarsın
Ve bitirirsin
Ömür de öyledir
Onun için sohbetleri
Döne döne veririz
Yana yana geliriz
Sana bana söyleriz
Kana kana ağlarız
Hem güler hem ağlarız
Günü öyle eğleriz

Derdest olunuz dedik
Dünden güne söyledik
Alanı bileni değil
Cümleyi bir tutunuz
Bileni bilmeyeni katınız
Yerden almayı bilmese de
Yüce'den geleni görmese de
YUNUS misali veriniz
Dostun dostluğu
Sevgiden kaynaklanır
Yerden alınan nedir? dendi
Yerden bilgi yükü alınır
Madde mana ile bağlanır
Ektiğini biçersin
Bir gelir bir göçersin
Benliğini öylece seçersin
Bilmeyenden kaçarsan
Kendine nasıl dönersin?
Ayna elde oldukça
Bilen kendini sormaz.Y.M.
Camda el izi varsa
Hem dışarıdan
Hem içerden görülür
Değer sanılmasın
İzden verilir
Tek söz yetersiz denilmesin
Çok sözde selamet görülmesin
Yerini bilen
Dağınık olmayanı anlatsın
Yerini bilen değil
İznini veren yolunu açsın

Kaşık elde gelecek
Meydana sofra kurulacak
Elbet dilenen yayılacak
Sözümüz her dilden okunacak dedik
Daha önce verdik
Dağlar yolumuz verir
Dallar halimiz görür
Bileni Tanrı korur
Cümleniz Allah’ıma emanet olunuz
Bilmeyeni Tanrı korumaz mı? denildi
Elbet korur
Ne var ki bilen görür


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

31ağustos1979

SOHBETLER

20eylül1979