|
MEVLÂNA’yım ben!
Yuvamız yolumuz olur
Yerimiz gönüllerde kalır
Gelenden bilenden
Allah’ım razı olsun
Selamımız cümlenize gelsin
Örümcek ağını örse
Güzel çiçeği bilen görse
Dileyen dilediğini alsa denilir
Yerimiz öylece bilinir
Eyvallah diyelim sözümüzü
YUNUS’umuza verelim:
Kaşık elde alan bilir
Ağacın gövdesini
Yaslanan görür
Sanılmasın ağaç kurur
Dost dedik
Dost adına verdik
İki ağaç bir dikilir
Yaprağı güzde dökülür
Beklenen gün yakın gelir
Kuşak verdik beline
Sözü verdik diline
Yumuşak olsun
Dilediği yerde kalsın
Şahit yerini bilmez
Çünkü söz kendinde kalmaz
Dağınık gelse de
Kendini bulacak
Ayağını yorduğun
Derdini sorduğun
Doğuştan gelen değil
Duyuştan silendir
Kayın ağacı yaprağını verse
Merhem diye derde sürse
Geçici olanı görür
Koruk meyve olacak
Demde hali görecek dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
Kuyu yerini örter
Kulu örteyim diye dürter
Elbet örtülecek
Dileyen akan suya katılacak
Öğüt versen yoluma
Sordum diye halime
Yolunu dünden verdik
Haline kilim serdik
Dost dedik
Dost ile hemhal olduk
Çağırdım gelmedin
Verdiğimi almadın dersin
Kayıtta verileni
Yine de sorarsın
Yüce dağı gördün mü?
İnce teli ördün mü?
Yerim nedir dedin mi?
Verdim alasın
Sevdim bilesin
Sözümü bağladım dedi
HACI BEKTAŞ yürüdü
|
Dediğim destan değil
Giydiğim fistan değil
Derdimi bilmeyene
Derman diyemem dersin
Her hale yön sorarsın
Demde oluşan
Günde gelişen
Her halde çalışan
Güzele alışansın dedi
YUNUS’um yürüdü
Doyumsuzluk uyumsuzluktan dedik
Geyikten söz edeni
Kayıkta gördük
Deryaya tek başına
Açılmaya çalışan
Sadece yalnızlığa alışandır
Gaye çoklukta tek olmaktır
Öylece birliği bulmaktır
Kayık;
Benliğe düşenin halidir
Denizden gelen suya
Yön verdim diyendir
Aslında su ona yön verir
Otağda yerini bilendir
Tutağa gönül vermez
(Tutağdan murat nedir?)
Esirci
Erdem kendini bilse
Kendinde yolu bulsa
Dileyene verirdi
Etrafını görürdü
Gözleri açılsa dersin
Dost elini tutarsa
Dostluğuna katarsa
Düğümler çözülecek
Gönülden açılacak
Eskiyi bağlayalım
Genelde ayrıya düşmeyelim
Olaya şaşmayalım
Eyvallah dedik
Niyaza katıldık
Şarkı verdik diyene
Sevdim diye yayana
Ekşi tatlı demeyelim
Ham meyveyi yemeyelim
Yerimizi sorana
Nasıl geleceksin demeyelim
Allah’ıma emanet olunuz
Dost diye gelene
Dost elinizi veriniz
Allah’a ısmarladık
(O kayın ağacı yaprağı kulak için mi?)
Eyvallah dedik daha önce verdik
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |