09 TEMMUZ 1979


(Berat Kandili)

MEVLÂNA’yım ben!

Hayır diye doğduk biz
Hayır diye gördük biz
Hayır dedik sevdik biz
Aşk denilen tatlı söz
Sevgide yerini alan
Sevgide sözünü bilen
Aşkta buldu sonsuz haz
Duamızı bileniz
Hakk yarattı diyeniz
Dost arayıp soranız

Yolu açık bilenler
Hep bir yolda bulanlar
Güne geldik diyenler
Gününüz aydın olsun
Niyazlar birbirine eklensin

Yar diye girdik söze
Aşk dedik girdik öze
Hep bir vardık düze
Cümlenize selam olsun
Her kayıt alan
Kaydını hatasız bulsun

Erdi üzüm bağlarda
Gördü gözüm dağlarda
Er olan düze gelsin
Düz diyen söze gelsin dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Her yol düzdedir
Her gönül bizedir
Verilenler sizedir
Dost demde söyleşir
Güzel hal ile belleşir

Ateş yandı külü yok
Su aktı yolu yok diyene de ki;
Zaman ateşi küller
Suyu yollar
Kulu haller
Kemer belde görülse
Saçı başta örülse
Yere kilim serilse
Sana mı bana mıdır?
Yoksa dileyene mi? dedi
YUNUS’um yürüdü

Olmaz diyen yanılır
Sermez diyen yenilir
Ön sözü düşünelim
Ön adımda duralım
Düşünüp öyle karar verelim
Ondan sonra
Hakk'ın muradı diyelim

Ekmek dedi aş diledi
Gönül verdi aşk istedi
Soruyu yorumda bıraktı
Sözü yuvaya aktı
Demde sözüm oluşur
Doğuşa meydan gelişir
Her yönde
MERYEM konuşur

Kamer gökte gün verir
Yıldız çobana yön verir
Söz dileyene şan verir
Değişen değil
Gelişen görülür
Yaprağı dokuyanlar
Fermanı okuyanlar
Demde dağın eteğini alırlar
Yeri öyle bilirler dedi
MERYEM sözü bağladı

Güç geleni deneyen
Yerini tarayandır
Uyduk yazan sözüne
Güldük seven yüzüne
Yerden selamı aldık
Elden ele aktardık
Olmalı yolunu bilenler
Olmalı kendini bulanlar
Belli diye her olaya gülenler
Olmalı dünyaya gelenler dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
 



Ol denilen hakikatte
Ol denilen hilkattedir
Bil denilen çokluktadır
Bul denilen tekliktedir


Geldi isek olalım
Oldu isek bilelim
Bildik dedik bulalım
Böleni silelim
Oldun diye bildirdi
Sevdiğini böldürdü
Yolu verdi buldurdu
Benliği nerde kaldı?
Onu sana böldürdü
Bölendi bölünen oldu dedi
BAYRAM yürüdü

Eğri geldi sormadı
Doğru buldu şaşmadı
Bunun yeri başka demedi
Sözün verdiği gibi
Gözün gördüğü yerde
Ya Allah dedi
Durdu dizini yere vurdu
Karıncayı vereni
Onda nasip göreni
Saygı ile andı
Sevgi ile yandı
Çaydan geçen ayağın
Toprağa gömülen elin
Değerini bilene
Gönlünü köle kıldı

Yaprağı dökülmeden gör
Meyveyi duyanın dediği gibi al
Duyanın dediği nedir? dendi
Meyve ermeden yenmez
Ereni bilmeyen görmez
Gözünü açan
Gönlünü duyana verir
Duyan her hal ile uyandır
Ereni bilendir
Bilen, hatalardan uzak kalandır

Yol uzadı gelmedi
Gelse bile bulmadı denilmesin
Selamı getirene
Selamımız iletilsin dedi
ALİ sözü aldı:

Her harf O’nun adıdır
Her harf sevenin aşkıdır
Geldik cümle kuluna
Müjdeledik yoluna
Dost denilen
Yerinde görülen
Derman istenilen her halde
Adını verdi
Resulü dendi
Selam verdik adına
Yerden göğe her dileyen
Adını müjdeleyene
Yerin belli denildi
Günde adı verildi
Hizmeti gösterildi

Kapalı kapı kalmasın
Dağdan düzden
Her dileyen alsın
Yerini bileni bulsun dedi
Selam, selam, selam diye
Cümlenizi selamladı

Dost ocağı yanacak
Dost aşı kaynayacak
Her seven oynayacak
Buldum diyen
Bulmayana yardımcı olacak


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

28haziran1979

SOHBETLER

agustos1979