|
MEVLÂNA’yım ben!
Yemen’den geldiğimiz
Görenden olduğumuz
Seveni bildiğimiz açıktır
Selam ile geldik
Görenden
Allah’ım razı olsun dedik
Tepsi aldım doluya
Selam verdim uluya
Yolun açıldığı
Selam ile geçildiği görülür
Elde sepet örülür
Yolda yolcu görülür
Gelsin gülsün diyelim
Hak sofrasına davet edelim
Derman diyen her kula
Şifa Hak’tan bilirsen
Şifa Hak’tan görürsen
Yelden açık gelene
Selden örnek verene de ki;
Yelin getirdiği
Selin götürdüğü
Toprağın bitirdiği
Yerde kalmaz
Asla yerden kendini ayırmaz
Nasıl? denilir
Dağılanı toplar getirir
Dağılanı dilediği yere götürür
Nerde olsa buldurur
Bulduğu yerde oldurur
Her yaprağı sayarız
Tende birliğe doyarız
Canda kimliği ararız
Çalışır dolaşır dost sorarız
Saydığımız her yaprakta
Kendimize döneriz dedi
YUNUS’um söze girdi:
Hay diyelim öyle sözü alalım
Hay’da doğduğumuzu bilelim
Kundak kimden kime?
Toprak taştan kuma
Çamda yaprak aramazsın
Nerde diye sormazsın
Gelişeni günden güne bilmezsin
Bilene gönülden açız
Bedenli iken elbet kul aciz
Güzellik nedir? diyene dedim ki;
Doyduğunu söylemeyen
Uyduğuna kanmayan
Yerimi bilsem diye
Kapı kapı dolanmayan
Kulda güzellik vardır
Güzel olmayan nedir? diyene dedim ki;
Dünya han ise
Sen hancı olma
Yolcuya düzen verme
Yolcu yolunu bilir
Dünyadaki yerini bulur
Güzel olmayan bu mudur? dediler
Beni sorguya aldılar
Kuşak belde sıkılırsa
Çivi duvardan sökülürse
Elbet YUNUS dilediğini söyler
Gönlünce aşkı peyler
Uymayanı paylar
Elbet dünya halinde
Yokluğa dönüştüğü
Aşkını paylaştığı günde
Her hale güzel dedi
Her halde güzeli buldu
Dünya bana
Ben dünyaya verdiysem
Ben dünyada erdi isem
Güzele de özele de
Sevgimden erdim
Dünyada öylece durdum
Gönlümden geleni derdim
Cümlenize verdim
Gün güne eklendi
Kainatta beklendi
Gün geldi saklandı
Her gönül aşkı ile paklandı
Gönüllerimizi yoklayalım
Açan gülleri değerinde bilelim
Çirkin dediğimiz silelim
Çirkin yoktur olamaz
Bilen kulu çirkin göremez dedi
YUNUS’um selamladı
Dağların yücesine
Yaylanın gecesine
Uydum geldim
Geldim buldum
Selden yelden sıyrıldım dedi
YESEVİ sözü aldı:
(Soru: Yelden selden murat nedir?)
Dost adına selam
Dost sözüne geleceğim
Yelden selden vereceğim
|
Yel, esenin sesidir
Gelişen nefesidir
Gönlümün kafesidir
Yemen’den alır
Dost ellere iletir
Sel, aşkımın sesidir
Meşk edenin hevesidir
Dağdan taştan getirir
Her safhada toplanır
Birbirine eklenir
Gelişenden çok beklenir
Ya yıkarsa? denilir
Destan yazmadık
Aynayı aldık
Cümleye verdik
Yıkılacak, yel de sel de gelmese yıkılır
Yelden selden kalana bakılır dedi
YESEVİ adı ile denk olana
Selamını iletti
Yanında yardımındayım dedi
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Dost eli birbirini tutsun
Yemen’den selam ile geldim
Yerimi dostlara verdim dedi
Yoldan açılana verdi
Demde adımın geçtiği
Özden özü seçtiği
Günde şarkımız söylense
Kim dinler?
Gören gözden kim anlar?
RABİA HATUN denilir
Yağdan baldan söylenir
Geçit vermese yollar
Bize uymasa haller
Ne gelen olurdu
Ne Allah’ım izin verirdi
Duman olmasın gönüllerde
Sözümüz kalmasın yollarda dedi
RABİA HATUN yürüdü
Demde verelim dedik
Dost adını söyledik
Elbet yanında olduk
Yıldız misali parladık
Oyundan değil
Koruyan Allah’ımın adı ile
Elimizi verdik
(Soru: ABD’deki cana mı?)
Eyvallah
Daha önce söyledik
Köprüyü öyle kurduk
Helvayı öyle kardık
Bildi görecek
Gördü sevecek
Yolumuza uyacak
Allah’ım razı olsun
Attığı her adımda
Kendi benliğine kavuşsun
Yemen’den her söz dileyen gelse
Allah’ım izin verse
Günler geceler yetmez
Sahifeler hiç bitmez
Katık değil özdeyiz
Sergi değil gözdeyiz
(Soru: Katıktan ne mana anlamamız lazım?)
Oyundan gelen
Söze söz katılan
Daha önce verdik
Her dileyene serdik
Sözün özünü
Hakk'ın sözünü bildik
Bildiğimizi gene Hak’kın izni ile
Her dileyene sunduk sunacağız
Vergimiz ile bulacağız
Bulan ile olacağız
Asla daldan dala konmayacağız
(Soru: Daldan dala konmayı biraz daha açıklar mısınız?)
Duyan bilir
Gören bulur
Dikilen ağacın dalı kırılır
Ne var ki asla kökü taşınmaz
Dalı kırılsa da ağaç aşınmaz
Yeni dallar verir
Daha güçlü olur
Cümlenize selam olsun
Her daldan alan kendini bulsun
Allah’ıma emanet olunuz
Doğuşun geliştiği
Yardım ile buluştuğu sorulur
VEYSEL KARANİ selamını iletir
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |