30 OCAK 1980


MEVLÂNA’yım ben!

Kumda yolumu buldum
Yerimi sorana verdim
Her sözü Hak adına dürdüm
Öylece hayır olanı gördüm
Kayıt düzenden gelir
Bilen Hak adına verir
Cümlenize selam olsun
Kement dilenen taya atılsın

Kuşak dar gelmez
Mendil dilediğini vermez
Yazımız yerini verir
Düzende dilenen görülür
Tay niyettir

Konuk dilensin
Dilenin belensin
Dost adı söylensin
Dosttan gelene
Eyvallah densin
Ayrı gayrı değiliz dedi
YUNUS’um sözü aldı
Derine daldı:

Hal halkedeni bilende olur
Halik kendini kulunda verir
Kul kulda hakikati bulur
Sebepler gerçeğin aynasını açacak
Her açılan kapıdan
Hakkı bilen geçecek
Kul dostunu bilenden seçecek

Suyun aktığı yeri aradım
Oyun vermedi
Yatağını taradım
Huyun vermedi
Duran suya baktım
Kendimi gördüm
Akan su
Kendinden başka vermedi
Sözü derya diyeydik
Her cümlede duraydık
Üçer nokta koyaydık
Seni beni denerdik
Allah diye dönerdik

Şaşkın kuşa yol vermez
Şaşkın kula huy vermez diyene de ki;
Sen seni bil
Ben beni bilirsem
Ben Yüce’ye yönelirsem
Ne şaşkın kuş
Ne şaşkın kul görürdüm
Alacağını değil
Vereceğini düşün
Her kul mutlaka alır
Çünkü yaratanı bilir
Vereceğin ilmindir
Elbet aradığın bilgindir dedi
YUNUS’um yürüdü

Yaprakta dizi dizi
Sohbetle aldım sözü
Bir elde zeytin dalı
Bir elde tuttum sazı
Elbet diledim yazı
Güneş ısıtan olur
Ateşini yansıtan olur dedi
DOST HAMZA sözü aldı:
 



Dalgın gelen eli alsın
Güzel seven gülü görsün
Kainatta her zerreyi sevsin
Taş taşı eziverir
Güzel söz diziverir
Hak elini dileyen
Adını yazıverir
Güzden kışa gelenler
Kıştan bahara geçenler
Yaz çabuk gelecektir
Allah diyen gülecektir
Genişlik dileyen
Elinde yün dolayan dedi
HAMZA DOST yürüdü

Sandık doluya gider
Dostlar yolcuya güler
Gemi dilenen yerde
Gayret kaptana düşer
Ham meyveyi vermedik
Kulda hamlık görmedik
Çevre ne derse desin
Kimsenin sevgisine
İzinsiz postu sermedik
İzin elbet Hak’tandır
Diledi vereceğiz
Hak diyen her kuluna
Yolunu göstereceğiz
Çarşıya sepet gerek
Destek dostun elidir
Lalenin dilidir
Postu sersek diyenin
Verdiği yer gölüdür
Emir Yüce’nindir
Deme gün gecenindir
Sabah yakın gelecek
Şahit ona gülecek


(Soru: Kime söylüyorsunuz?)
Eylemi dilediği yöne
Çevirmeye çalışan

Koşullar ne olursa olsun
Gerçek açık gelecek
Dağılan her dalda
Dost hasreti verecek
Altın kapıya
Gümüş kilit vurulacak
Konuyu yumuşak söz ile alalım
Geçmişi niyaz ile silelim
Yapı benim kapı senin demeyelim
Tümünü Hak’kın tecellisinde bulalım
Almayı dilediğiniz
Sunmayı istediğiniz olay
En mutlu alaydır

Demde gölge silinir
Güneş gökte bilinir
Ağaç kökten sevilir
Asmayı düze diktik
Sevgimizi kökte bulduk
Önce toprağı sonra yaprağı besledik
Toprağı beslemezsen
Yaprağı süslemezsin
Ne güzelmiş demezsin

Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
 

25ocak1980

SOHBETLER

01şubat1980