20 KASIM 1981


Soru 1: 17/11/1981 tarihli tebliğde 'er geldi geç kaldı demeden yuvamızda verileni derleyelim' denmektedir. Bu cümleden tebliğleri kitap halinde derlemeye başlamalıyız yorumunu çıkarmaktayız.     Yorumumuz doğru mudur?
Soru 2: 26/05/1981 ve 16/11/1981 tarihli tebliğlerin biraz daha açıklanması dileği Yüce Alem’e iletilir.


MEVLÂNA’yım ben!

Küçük büyük her kulu
Bilecek elbet yolu
Verdik geldik sizlere
Dedik; Uyun verilen hallere
Alacağım vereceğim
Yok diyemezsin
Tek başına
Aşını yiyemezsin
Elden alacağım
Ele vereceğim
O’ndandır diyeceksin
Öylece aşını paylaşacaksın
Yol hali kulunun ölçüsüdür
Dünyada olmayan
Ahirete kalır diyene de ki:
Oluşa oluştuğun gün çalışacaksın
Çalışa çalışa alışacaksın
İstesen istemesen buluşacaksın

Gerçek, kaya misali önüne gelse
Gayretin ile kuma çevirirsin
Dost diyelim er diyene
Dost bilelim hakikate çağırana
Gözden uzak olsa da
Yerde taşı bulsa da gelişecek
Ayağında dar pabuç varsa
Toprağa basacak
Şikayeti silecek

Her dal O’na çalışır
Her yaprak O’ndan alışır
Geldik bulalım diye
Dedik olalım diye
Aldık senden
Bulduk senden dedik
Vardığımızda sen
Altın yaprağı oku
Toprağı ekecek isen
Kendinde oluşanı
Toprağa verirsen
Gelişen senden mi,
O’ndan mı?
Alışan çalışan
Oluşan O’ndan
Gelişen bilişen
Dost ile buluşan O’ndan
O’nun ile O’nu biliriz
O’nun ile O’nu buluruz
O’nun ile O’nda kalırız
Allah’ıma şükür diyelim
Cümlemiz
O’nun ile olduğumuzu bilelim
Her alan verendendir
Bilse bilmese
Her gören serendendir
Saysa saymasa

Yaprağın sayısına
Dost geldi kapısına
Sahip olsun yapısına
Ayağım değil gönlüm getirdi
Sayfadan sayfaya
Yazım bitirdi
Dil dedi, gönül söyledi
YUNUS her sohbette
Vakit eyledi

Zaman sende bende değil
Mekan yerini alanda soranda değil
Her cümle birbirine bağlanır
Tek kelime elde anahtardır
Görenden sordum 'Neyi?'
Duyana dedim 'Nerden?'
Sevende dedim 'Halden'
Otururken kalkan oldu
Diledi baldan dedi
Her öğütte kendinden kendine
Nasip çıkardı


(Kim acaba?)

Ayağım düzene uymaz diyen
Değmeden toprağı bulmaz diyen

Erden sorana
Kapı kulu olalım
Biz de yolu alalım dersek
Önce dileğimizi bilelim
 

 

Kapı kulu,
Allah’ımın kapısına kulluk eder
Kulunun kuluna elbet hizmeti vardır
Ne var ki
Daha önce de verildi;
Kral da ere hizmettedir
Er de krala
Hiçbirinin hizmeti
Ötekinden üstün değildir
Fistanlarından gayrı dedi
YUNUS’um yürüdü

(Tek kelime elde anahtardır cümlesini açar mısınız?)

Her kelime sahibinindir
Dördü bir araya geldikte kapı açılır


(Dört ere verilecek kelimelerin toplamı mıdır?)
Eyvallah


(Kelimeler sır da onun için)
Eyvallah

Kayda yer veren
Yarda kendinden kendine dönendir
ALİ’den alacağız
Sohbette bulacağız diyenlerle beraberiz dedi
ALİ sözü aldı:

Her kapı sahibine açılır
Sahibi ile geçilir
Her kulunda açacak kapıya
Anahtar vardır
Verildiği gün görgüye varılır
Açalım demekten çok
Kaçalım deseler de
Bırakılandan olamazlar
Hayır da hayırlıdır diyene de ki:
Resulü hayır demeden
Hayırlısı diyendendir
Her olaya gülendendir
Her var olanı sevendendir
O’nda O’na
O’ndan sana nakledendendir
Kapı O’na açılır
Kapıdan O’na geçilir
Önce kapıda Resulü seçilir
Aydın günde
Aydın yolunuz açılsın
Açılan kapıdan
Resulü ile geçilsin dedi
Resulü’nün selamını
Cümlenize iletti

Selam Selam Selam

Diledik geldik
Emrine uyduk
Ya Allah diye diye
Cümlenizin gönlüne
Aşkını koyduk dedi
ALİ selamladı yürüdü

Kayıt bizden size
Hizmet sizden size
Sizler ile bize
Allah’ıma emanet olunuz


(S.’ın Sorusuna cevap verilmedi?)

Her sayfada düzene uyana selam veriniz
Daha önce verdik sorunun cevabını


(Gazetede yayınlanacak)

Yumuşak olsun
Yerini bulsun
Kitap diye toplansın
Elden ele dolansın
Gayret kapıyı açar
Hayret kulundan geçer
Rüya diyene de ki;
Şems de 'Gölge' demişti
MEVLÂNA’yı öyle bulmuştu
Bütün günlük yazılır
Tamamı kitapta toplanır


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
 

17kasım1981

SOHBETLER

20kasım1981(2)