30 MAYIS 1981


(Miraç Kandili)

MEVLÂNA’yım ben!

Küçük büyük
Güzele yolunu diler
Kendinde olana kapıyı açar
Cümlenize selam olsun

Kandil dedik buluştuk
Her gelene alıştık
Yuvamıza niyaz ile doluştuk
Yar adına gelenler
Gönülden katılanlardan
Allah’ım razı olsun
Dağılan değil eğilen vardır
Eğilenden maksat
Her zerreyi bilenin
Senden Allah’ım diyenin
Secdeye varışıdır

Kapı açık gelene
Nurdan nasip alana dedi
YUNUS’um söze girdi:

Her sayfa okunacak
Her satır tane tane bilinecek
Bilenden elenecek
Yar destiyi
Elinden alan ile doldurana
Sorguya değil
Sargıya nasip verecek
Almayı dileyenler
Sohbet gelsin dedikte
Güne isim koydukta
Alacağa değil
Bulacağa dönüşür
Almadan buluşmaz
Günü gelmeden
Niyete gelişmez

Kor oldu yandı gönül
Kar verdi yerde gördü
Kendine sergi saydı
YUNUS’un söze verdiği
Günde gördüğüdür

Doğdum geldim bu gece
Andım adını ömrümce
Allah diye tespih ettim
Adımımı Allah diye diye attım
Her sohbette Allah adını
Cümleye ilettim dedi
YUNUS’um sözü
ALİ’ye verdi:

Gün gün bilinir
Gün günde anılır
Yapıya her dileyen katılır
Selam diye diye geldik
Yuvada cümlesini gördük
Allah’ım dilenene dayandığı kadar
Dileyene sevindiği kadar
Nasip versin dedik
Resulünün selamını getirdik

Dayanan yerde ise
Ağacı yüce olur
Dayanan yarda ise
Kainat güçte gelir dedi
Gecenin özünü üç söz ile verdi:

Gönül açık kalsın
Kulu kendinden başka
Her kulunu hoş görsün
Hatası ne olursa olsun affetsin
Senin benim değil
Cümlenin hayrına geleni söylesin

Unutulmasın her sohbet
Bizden verilir
Kulun isteğinden değil
Kula isteği veren
(Sizlersiniz değil mi?)
Eyvallah dedi Resulü
Sevenin sayanın
Yerden göğe hoş görenin
Sayısı çoğalsın dedi
Niyazını cümlenize iletti

Gördüm öze gideni
Gördüm özden geleni
Gördüm öze yol vereni dedi
Resulü gecede
Gecenin özünü verdi
Selam olsun ümmetime
Selam olsun kainatın her zerresine
Selam olsun deryanın katresine dedi
Cümleyi selamladı

Dört duvar yeterlidir
Bilse bilmese
Dört hali geçerlidir
Görse görmese
Dört yolu tutarlıdır
Sorsa sormasa dedi
Kulun kula sorgusunu
Kulun kula yargısını
Hak’kın emrinden değil dedi
Hataya düşenlere niyaz etti
 

 

Allah’ıma sığınsınlar
Affı büyüktür
Erliğe soyunsunlar
Gerçek açıktır
Cümlenize selam olsun dedi
Resulü gerçek kapısında
Cümleniz için niyaza durdu

(Miraç için yeni bilgiler verir mi sevgili peygamberimiz?)

Göklerin açıldığı
Aymayı bilenlerin
Her kapıda
Kendini araması gerektiği gecedir
Resulü gecenin özünü verdi

Kar olsa erirdi
Kör olsa görürdü
Bilen bilmeyen varırdı
Resulüne uysaydı dedi
ALİ selamını cümleye
Kainatta her zerreye iletti

Her güne söz aldık
Her kandilde
Yuvamız açık dedik
Söz bizden gelir
Dilenen halde değil
Hak’tan nasip verilir
Can ile bir olduysan
Canan’da kendini bulduysan
Ne söz eder
Ne kayıttan hata ararsın
Dost kapısına durduk
Dost adına kapıyı vurduk
Eyvallah dedilerse
Selam ile girdik
Dayandığımız O’dur
Gerçeğin yapısında
Cümleyi bekledik
Dedik ki;
Bilenden gelenden
Allah’ım razı olsun
Cümlenin kandili
Yağ ile yansın
Asla tükenmesin
Katıksız verdiğimize
Yorumsuz uyulsun

Gamda güne bakmadım
Kanda aykırı görmedim
Düzde savaş vermedim dedi
SARI SALTUK sözü aldı:

Ak yazıya uğradım
Selam aldım getirdim
Özü sözü bağladım
Hayır Allah’ım dedim
Çeşmeler akar durur
Ocaklar yakar durur
Nasip geldi Yüce’den
Kucağa döker durur dedi
SARI SALTUK yürüdü


(Ak yazıdan murat nedir?)
Erenlerin durağı

OMAR der ki;
Ağırlığa söz eden
Eksiğini kapasın
Sözü öze bağlasın
Göz açılır semaya
El atılır yamaya
Aldık verdik cümleye dedi
OMAR sözü bağladı

Çoğu azı bilmezsen
Kışı yazı sormazsan
Kardan nasip almazsan
Kordan güzeli bulmazsın
Sen de sözde kalmazsın
Söz ile öz ile bir olalım
Birde kendimizi bulalım
Bu güne geldik
Niyazdan dönmeyelim
Sayfayı çevirelim
Yolda sakın kalmayalım
Allah’ıma emanet olunuz


(E.’nin ricasına cevap verecek misiniz?)

Olumunu bilir
Niyaza devam etsin
Cevabını alır
Düşüne dönüşür


Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah


 

26mayıs1981

SOHBETLER

haziran1981