02 OCAK 1981


MEVLÂNA'yım ben!

Yollar açılır bize
Yolumuz taşsızdır size
Cümlenize selam olsun
TOKTAY adında
Gönül andında kalsın
Selamına eş olsun
Cümleye kardeş desin dedi
MERYEM sözü aldı:

Dost ile anılırız
Denmesin yanılırız
Gül kokulu bahçede
Cümlemiz bir oluruz
Dağılana değil
Eğilene güleriz
Konuk gelen her kulda
Gönül yoklarız
Alacak verecek Hak’tandır
Dostluğumuz kainata çoktandır
Gül misali açar
Gül gibi göçeriz dedi
MERYEM selamladı

Dumansız ocak yanmaz
Alevsiz kömür olmaz
Her halde bilinendir
Közünde bulunandır
Ocak yaktım sıcağa baktım
Dost dizini tuttum
Niyaz ettim Tanrı’ma
Görsün beni yarına dedi
YUNUS’um söze girdi:

Niyaza durduğum
Hak adına oldu
Elbet Tanrı beni
Yarın da öbür gün de gördü
Dostun yoluna dursam
Halimi kuluna sersem
Bildiğim kadar yürüsem
Elbet yolum götürür dedi
YUNUS’um dünya halini güldü

Eylediğin her halde
Buldurduğun her yolda
Sevdirdiğin her kulda
Doğruya götürdün beni
Allah’ım deyiniz
Niyaza öylece durunuz dedi
HAMZA DOST selamını getirdi 

Ağır taşı ele alsan
Kumunu yerde bulsan
Vereceği değil
Göreceği düşünürsün
Aynayı ele alsan
Kendinde olanı görürsün
Meyveyi alacağın ağacın
Verdiği olduğunu düşündün mü?
Duyana ses
Doyana nefes gereklidir
Doğana duymak
Yaşayana doymak yeterli midir?
Alacağın nasibin diyelim
Dost kafesine
Dost sözü verelim
Kafes nedir? dendi
Beden

Ağaca aşı verdim
Ayrı dalda ayrı meyve aldım
Diyene de ki;
Aşıdan geçeni
Kökten geleni alırsın
Dalında bulduğunu
Gövdesinden sorarsın
Gidenin yolunda
Bilenin halinde
Duyanın dilinde olayım dersen
Gidene ayak
Bilene dayak
Duyana kulak olasın
 



Almaya çalıştım alamadım
Sözün özünü bulamadım
Diyene sözüm;

Kapını açarsın ehline
Sözünü çevirirsen gönlüne
Sözün özünü alırsın
Kendinde en güzeli görürsün

Düşte geleni bilsen
Soydan vereni duysan
Her kapıyı yoklardın
Her çiçeği koklardın

Gül menekşe demeden
Acı tatlı yemeden
Sözü söze bağlama
Sözle sözü eyleme
Selam olsun cümlenize dedi
HAMZA DOST yürüdü

Soframız açıldı size
Gönlümüz gibi
Gelene eyvallah
Gülene eyvallah
Sevene eyvallah
Gelemeyene eyvallah
Yerimiz yer midir?
Gönlümüz er midir?
Ocağımız kor mudur? diyelim
Eyvallah dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Kapı kapı dolaştık
Bunca yolları aştık
Saydık Allah diyeni
TOKTAY ile güleni

Dağlar yüküm olamaz
Ovalar dizde duramaz
Denizler özün veremez dedik
Hak adına cümlenizi selamladık

Atın gümüş sayılsa
Bir çuvala konulsa
Elde ağırlık kalır
Gönül bildiği yolda yürür

Kucak açtık cümleye
Dedik;
Bilinen sendedir
Bilenden olalım
Bilmeyene elimizi verelim
Dileyenle yolumuz yürüyelim

Gelmeyi diledik selamladık
Hak adına
Her adımı yorumladık
Cümlenize selam olsun dedi
YUNUS’um yürüdü

Gamdan uzak kalınız
Doğruya gönülden geliniz
Alacağa uyaksınız
Mutlu sonu göreceksiniz


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

tarihsiz1981

SOHBETLER

04ocak1981