29 OCAK 1981


(Petrol mevzuuna dair canlar arasındaki sohbetten sonra)


MEVLÂNA’yım ben!

YUNUS ile geldik söze
Selam olsun dedik size
Değmeyen dal eğilmez
Solmayan gül dökülmez
Kuyu su verdi dersek
Kuyuda su eksilmez.

Yamaç dağa götürür
Dağdan selam getirir
Daldan dala giden kuşa
Soğuk oldu dedik kışa
Yedik aşı, sorduk yaşı demeden
Al götür başı

Dost kapısına vardık
Kundak açıldı mı? dedik
Allah’ımın izni gereklidir denildi dedi
YUNUS’um yürüdü

Kement atana değil
Emir verilenedir
Az ile çok katılmaz
Nasip olmadan
Niyet satılmaz
Bildiğin, bilmediğin ile atılmaz
Görev ise
Hak’tan gelir
Niyet ise kul alır
Yolun, gidene ayak uydurduğudur

Alınana değil
Verilene niyaz edelim
Alırım dersen kendinde kalır
Dağılan Allah’ımdan verilendir
(Petrol mü?) Değil
Aldığı, dilediğidir
Dağılanın;
Allah’ımın emrinde olduğu
Cümle kuluna yayıldığı gibidir

Kucak açılan her yolda
Görev verilen kulları vardır
Görev alan,
Hizmette olan kullarındansınız
Görev sadece yazı ile verilmez
Kundak dediğimiz
Kolunu ayağını bağladığımız değildir
Ayağın götürdüğü yere gidiyor ise
Yolunu kapayan yok
Elin hizmetini görüyor ise
Olmaz diye tutan yok
Demek ki kundaklı değilsin
Kundağını açtık dediğimiz
Hizmete olanı gördüğümüzdür
Görev verildi mi? denilir
Görev sadece yazı değildir dedik
Yuva’da her kuluna görev verdik

Sorulan, duvara taşındı
Yerine ulaştırıldı

(Petrol mevzuunu kim bildirdi, y mi?) Değil

Ayağımız götürür diyene de ki;
Konuk olduk yapıya
Ayak verdik kapıya
Aldık kelam, verdik selam
Ulaşayım gideyim
Karda koyun güdeyim
Aldım, bildim, satayım dedim
Olayı yerinde kotardım
Biz yerine verdik
 



(Demek ki petrol mevzuu ele alındı?) Eyvallah
Sizden alan götürdü

(Bizim ilk yazılı olarak gönderdiğimiz mi ele alındı?) Eyvallah

Gölden balık almayalım
Kumda taşı bulmayalım
Dağılan toplanır
Eski yeni bir olur
Askıya alınmaz
Kararda bölünmez
Verilen asla silinmez
Yolumuz dedik
Cümlenizi yolumuzda saydık
Verilene talip olalım
Verilmezse? demeyelim
Yoğun araştırma içinde olanın
Araması iznini kullananın, yardımındayız

(Öte Alem’den yardım ediliyor?) Eyvallah

Çölde kum eksilmez
İzin verilen dökülmez
Vakti geçse denilmez
Allah’ım izin verdiği anda
Kimse mani olamaz
Düğüm çözelim diye yazı dilenmez
Her görev yazı ile verilmez
Çölde görev verildi
Ayağa taş gelmesin
Yaprak olduk, ağaçta dolduk
Birbirimizi öyle bulduk
Aynı ağaç olmalıyız
Vazifeden kalmayız

Her dilek imtihan kapıları açar
Kulu kapıdan kapıya geçer
Dileyen niyaz etsin
Yeni yoldan başlasın
Dayanmaya dedik
Yüce ağaca sırtımızı verdik
Her yaprağı saydık
Görevli kulları
Ağacın yaprağı değil
Birer dalı oldu
Ne var ki hepsi
Aynı kökten aldı
Yetiştirici elbet
Evet sen de görevdesin
Hem de köküne en yakın dalda

Gönlünüze yol veren
Her günü dünden aydın gösteren
Elbet verenin yoludur

ASİYE de Allah’ımın sevgili kuludur
Çömlek alsın, aşı bulsun,
Yüzü gülsün dedi selamını iletti.

Kapılar açık size
Dualar geldi bize
Cümlesi durdu söze
Allah’ım razı olsun
Niyazlar yoluna dursun dediler

ALLAH'a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah