|
MEVLÂNA’yım ben!
Gölgeler silinmedi
Hayaller bölünmedi
Yenide bilinmedi
Göz gördü
Yeminden uzak kalandan sorulmadı
Ne dargınlık ne kırgınlık ne yorgunluk
Sadece alanda yılgınlık
Sen sana göz etmesen
Ben bana göz atmasam
Uyum yenide görülür
Ne ayrıya ne gayrıya yer verilir
Yirmiyedi Görevli’den soru gelir
Aldığını vermeden
Saymayı bilmeden
Verenin yerini göremezsin
Verse de aldığına uyamazsın
Yoğun çalışma dedik
Her sohbette verdik
Her köşe birbirine destek olur
Her taş bütünde birliği bulur
Taşı toprağı ayırırsan
Kireci suyu kayırırsan
Bütünü bölmüş olursun
Bina dediğinde
Taşı toprağı ile
Ocağı bacası ile
Masası iskemlesi ile tamamlarsın
Yuvamız dediğinde
Tozunu dahi tanımlarsın
Önce bütünü bilelim
Sonra zerreleri bölelim
Yirmiyedinci görevli B…
Yirmialtıncı hekim G…
Kaçıncıda değil
Görev üstlenenindir
Daha önce dedik;
Görevini bildireceğiz
Dost kapısında diz büktü
Yerden ayağını sevgi ile kaldıracağız
Dost vardığı yeri bilendir
Dost diyeni bildirendir
Sohbetleri yeniden okuyunuz
Halinizde dokuyunuz
Asla kapımız kapanmaz
Kumdan aldık
Yemen’den verdik
Yerimiz yolumuz
Hak’tandır, tıkanmaz
O’nu bilen
Tozdan çamurdan sakınmaz
Kimden geldi diye
Etrafına bakınmaz
Her kul kendine dönsün
Kendinden gelene eğilsin
Desin ki;
Ben beni bilseydim
Ben sende bulsaydım
O’nda birliğe katılırdım
Yoluna dost diye atılırdım
Yuvamız kul sözüne değil
Hakk sözüne açıktır
Sohbetimiz gün gelende bildirilir
Elbet geçicidir
(Soru:
Olumsuz yok mudur?)
Olumsuzluk kimdedir? denilir
Olumsuzluk, ne verende
Ne alanda ne iletende
Olumsuzluk 'sende, bende' diyendedir
|
Az yiyelim, az uyuyalım, az diyelim
Çok sevelim, çok sevelim, çok sevelim
Bildiğimizi sandığımız her konuyu
Tekrar okuyalım
Halimiz ile dokuyalım
Tohumu toprağa vermeden
Elleriz belleriz
Süreriz sararız
Umduğumuzu almamız için
Ektiğimizi biçeceğiz
Önce bakacağız
Sonra güleceğiz
Sürmediğin topraktan
Ekin bekleme
Tokum dediğin her konu
Özründen dolayıdır
Hiçbir konu kulunu doyurmaz
Ham meyve yenmez
Olmayan söz denmez
Çiçeği suladı isen solmaz
Eğitim;
Bildiğini sandığın her konuyu
Yeniden gözden geçirmek
Kendin içtiğin kadar
Her dileyene içirmektir
Selam olsun cümlenize
Selam gelsin cümlemize
Daha önce dedik genişleyeceğiz
Her birinizin görevi genişledikçe
Gerçek yolunu bulduracak
Balona çizdiğin resim
Üfürdükçe belirginleşir
Meyve gün geçtikçe olgunlaşır
Kapalı her kapı
Uyduğunda açılır
Kement atmakta değil
Tutmakta hüner vardır
Allah’ım cümlenize sayfaları açsın
Her kulu bildiği halde uyuma geçsin
Yeriniz bildiğine
Uyanlarla güzeldir
Yeriniz her zerresi ile
Duyanlarla özeldir
Gayret cümlenizde olsun
Selamına her katılan
Resulünün şefaatini bulsun
Ensin deniz görülür
Yolumuz bilenlerle örülür
Her sayfada
Hakk’ın rahmeti vardır
Zahmetine katlanırsa
Kuluna kardır
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah
Sözlü
Tebliğ
YUNUS buldu özünü
Halka verdi sözünü
Sakınmadı çöpten gözünü
Ne yerde ne serde kaldı
Ne bensiz oldu ne seni sildi
Ne tozda boğuldu
Ne kapıdan kovuldu |