04 HAZİRAN 1982


MEVLÂNA’yım ben!


Kuyuya attım taşı
Toprağa koydum başı
Can dedim canan bildim
Cümlenizde gördüm yoldaşı

Yol aldık güle geldik
Bülbüle gülü sorduk
Sevgimizi cümleniz üzerine serdik
Gerçeği öyle görsünler dedik

Yol alır gelen giden
Hal bulur sevgi güden
Kumu yolu bildiysen
Dostu öyle bulduysan
Yaprağı bolda
Güzeli halde görürsün
Kendinde olana
Öyle dönersin

Yumak aldım sarayım
Kaygu neden sorayım dedi
YUNUS’um söze girdi:

Her kumun tanesine
Her kulun hanesine
Sevgini dağıtsaydın
Gördüğün olaylardan
Kendini eğitseydin
Ne yolun taşına söz eder
Ne çeşme başına taş atardın
Attığın taşa el vermezler
Asla destana adını koymazlar dedi
YUNUS’um yediği üç öğünü
İkiye indirdi
Suya eğildi
Gönlünü kandırdı
Aradığını buldu
Aşkını yandırdı dedi
Söz ile öz ile
Cümlenizi selamladı yürüdü

Ata bindim desteksiz
Saat buldum kösteksiz dedi
BEHLÜL sözü aldı:

Dur dedim durmayana
Vur dedim uymayana
Sır dedim sormayana
Kaldığı yerden geldi
Adım ile buldu
Er eğitir
Er öğütür
Konduğu dalı görse
Şahini korkutur
Demde kuşak beldedir
Demde soran haldedir
Sayfayı açarsanız
Bilindiği yoldadır dedi
BEHLÜL yürüdü

Keyfine söz edersen
Korkuyu siler
Senden benden bilir
Birliği böler
Onun için akarsuyu geçtiğin
Duru suyu seçtiğin zaman
Sakın suya taş atma
Derman dileyen varsa
Derdine dert katma
Her kulu eler de beler de
Alanı vereni sorar
Olacağa döner

Yoğun çalışanı
Aldığına alışanı
Düzende görsün
Üç söz ile geleceğim
Her an oluşanı göreceğim dedi
ALİ söze girdi:

Her an birlikte olunuz
Her an yapınızı O’na bağlayınız
Her an dün ile günü
Birbirinden ayrı etmeye
Her zerrenizi ayakta tutmaya çalışınız
 



Çalışa çalışa alışınız
Öyle alışınız ki
Bende beni değil
O’nu göreceksiniz


OMAR söze
Üç öğüt katmaya geldi:

Asla ağaca taş atmayın
Her zerresi davacı olur
Bedeni bakımsız bırakmayınız
Her zerreniz davacı olur
Çiçeği böceği sevgisiz bırakmayınız
Davacı olur

Beden nasıl bakılır? denilir
Bebeğine nasıl bakarsan
Bedenine de öyle bak dedi
OMAR selamını
Her zerresi ile cümlenize iletti
Bakmadığın çiçek, senden geleni siler
Baktığın çiçek, senden geleni hıfzeder yayınlar


Kement atılan atı
Tutarsan senindir
Tutmazsan doğanın
Çiçeği seversen
Senden gelen her titreşimi hıfzeder
Sevmesem ne olur? denilir
Çiçek doğanın olur
Kendine kendinden verir
Ne güzel olaydır ki
Senin sevgini nakletsin

Kapalı kalmadı kapı
Yarıda kalmadı yapı
Birliği kurduk bilenlerle
Sevgiyi bulduk bölenlerle
Düzeni bulacağız kalanlarla dedi
ALİ selamını cümlenize iletti

Her kapı dosta götürür
Aradığın post değilse
Her dost Hakk’ı buldurur
Kendinden kendine döndüyse

GANİ der ki:
Demde her çiçek taze
Demde her böcek koza
Kendini alacağın
Sevgini bulacağın gün dedik
Bilene bilmeyene verdik
Kemer bele dar gelmez
Sayfayı okuyan sır vermez

Allah’ıma emanet
Cümlesine selamet
Gölden aldığın balık
Bil ki yarattı Halik
Birden bine saysan da
Benliğini soysan da
Sır olan sende kalır
Bildi isen güneşe yönelir
Almak her kula
Verasetten gelir
Vermek er kula
Ferasetten gelir
Bilelim aldığımızı
Sevelim her gördüğümüzü
Yerden göğe sevinelim
Kırmızıda aşkın doruğu var diyelim

Allah’ıma emanet olunuz
Yemeniyi giydik biliniz
Tozu da toprağı da seviniz

Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

00haziran1982

SOHBETLER

23haziran1982