28 EYLÜL 1983


MEVLÂNA’yım ben!



Kurallar değişmez, dilenmedikçe
Yazılan değişmez, yaşanmadıkça
Olaylar değişmez, kuşanmadıkça
Cümlenize selam olsun
Yapıya uyan gönlünüze gelsin

Dost kapısı açıktır
Komşuya bakarsan
Yolumuz açıktır
Dilenen ocağı yakarsan
Gönlünüz açıktır
Yoksulu tutarsan
Her aldığın seninle
Vereceğin senden
Tuttuğun O’nunla
Güdeceğin senden
Alamam diyene de ki;
Alış da veriş de yazıdandır
Geliş de gidiş de karardandır
Kararı veren sen ben değil
Allah’ımdır!

Güdülecek sürü
Elden geleni bulur
Sürülecek tarla
Emekten bilinir
Sofranı açarsan
Aşından sayılır

Yolun açıktır gelişe
Uyumsuz olan
Kaygu değildir
Uyacak duyacak
Dileyecek kalacak
Suyun aktığı yerde
Kendini bulacak
Olur olmaz deme
Bırak olduğu halde
Sayıya düşmeden olsun
Şifaya yol soran
LOKMAN ‘dan alsın

Dost kapısı dedik
YESEVİ’yi verdik


Yanımızda olanın
Çok verecek
Gönülde olanı görecek
Sayfada yazılanı okuyacak
Elele olacak

Ağaç altında dur da
Ona de ki;
Kaldın derde
Açacak açılacak
Kapalı yol geçilecek
K
apıya uymayana
Kapı açayım deme
Yerden gökten ne gelse
Olumsuz diye kaygu etme
Bekle gör
En güzeli bulacak
Kapıda değil
Yapıda kalacak

Her sözün özü vardır
Bilmeyene dünya dardır
Geldim kalayım diye
Aradım bulayım diye
Sordum alayım diye
Dediler ki;
Ne geldin, ne aradın?
Sorduğunda neyi buldun?
Yazılan ile geliştin
Okunan ile oluştun
Bileceğim diyene de ki;
Dünya yerinde
Aklın derinde
Beklersen alırsın
Seversen bulursun
Akan suda durursun
Yol açıksa yürürsün
Yorumda vereceğin
Sonunda güleceğin açıktır
Giderse gelmez diyene sözüm;
Gitmeyecek,
Gitmediği için dönmeyecek

Uzakta oluşan
Yakına getiren
Bilgiyi ser'inde bitiren
Elbet her olayı aykırı bulur
Kaygu yok
Her aykırı görülen olay
Doğruya götürür
Yaratan O
Yapı da kapı da O
Kendinden kendine dönersen
Gene O
Olumsuz diye gam niye?
Çevresine bakmazsa
Ocağını yakmazsa
YUNUS misali dönecek
Topladığı odunu bulacak
 



Ne senden ne ondan
Olumsuz gelen yazılandandır
Kapalı olan kapıyı zorlama
Olumsuzluk görürsen horlama
Kendini bulacak
Odunu tane tane alacak
Çevresi döner olsun
Çehresi yanar olsun
Niyazımız kendini bilen olsun
Olacak dumanı ardında kaldı
Dönüşe uyacak


Sevgimiz ile yıkayalım
Bilgimiz ile dokuyalım
Aldığımız her sözü
Kenara koyalım
Sonra akıl süzgecinden geçirelim
Aldığın anda verdiğin cevap
Kaynar tencereye dökülen suya benzer
Bekle soğusun

Dost dedik geldik söze
Vergimiz vardır size
Gönüller bir oldukta
Darlığa dönüşmeyiz
Kuldan kula danışmayız
Asılsız konuşmayız dedi
YESEVİ sözü aldı:

Bir damla suda
Kainatın bilgisi vardır
Kainatın bilgisi
Kul için zordur
Gel elele verelim
Verilen bilgileri çözelim
Her satırın altını çizelim
Diyelim ki;
Yazıldığı için geldim
Yazılanı buldum
Her gün okudum
Bilgim ile dokudum

Aklayacak her olayı
Peklenecek fırdolayı
Beklenecek, güzel olan görülecek
Nerden gelirse gelsin
Kimin ile olursa olsun
Olduğu halde dönecek
Kayguya yer yok

Altın sözünü bilmez
Gümüş desen aramaz
Sonuna yazılana uymaz
Dediğini duymaz
Her kulunda
Rabbimin verdiği bilgi mevcuttur
Gün gelecek
Örtüsünü kendi gücü ile açacak dedi
YESEVİ selamladı yürüdü

Döne döne oluşan
MERYEM ile buluşan
Gayret diye çalışan
Elden ele dolanır
Gül misali donanır
Sonbaharda alacağı
Seferde bulacağı
Satır satır okunur

Dalmasın alacak
Durmasın gülecek
Sormasın bulacak dedi
MERYEM selamladı yürüdü

Petek dolu bal ile
Kulu buldu yol ile
Suyu aştık sal ile dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi
Allah dedi dize geldi:

Gül fidanı ararım
Rengi nedir sorarım
Her güzeli sararım
Aşkı ile yanarım dedi
PİR SULTAN yürüdü
Selam onlara olsun
Üç günde üç müjde alsınlar dedi


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık


MERYEM sözünü verdi

Selam Selam Selam

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

26eylül1983

SOHBETLER

29eylül1983