06 HAZİRAN 1983


MEVLÂNA’yım ben!

Koşuya gelen bilir
Komşuda bulan sevinir
Yerde gökte bir olan
Birlikte güzeli bulan
Kaydını gönülden okur
Cümlenize selam olsun

Ağlar gerildi ise
Deryaya salındı ise
Gelecek balık nasip kadardır dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:

Toprak zordur çekemem
Diz üstüne çökemem
Diyen ile aradık
Her geçenden sorduk
Dediler ki;
Elledik belledik
Ekilir hale getirdik
Devrolsun sizlere
Niyaz gelsin bizlere dedi
PİR SULTAN ABDAL
Selamladı yürüdü

Sofrana koyduğun aşında
Durduğun ocağın başında
Alacağın yeterlidir
Bildiğin tutarlıdır
Az yese çok dese
Seni senden alamaz
Senin ile yaprağı buldu
Dalını kıramaz
Eğilen her başta
Gelinen her yaşta
Düzenin çizdiği vardır dedi
KAYGUSUZ söze geldi:

Bir çeyrek günün kaldı
Bilinen yönün açıldı diyene de ki;
Özden öze kavuştuk
Düz yolunda buluştuk
Ayrık otu sarmadan gel
Güzel güne sormadan gir
Günün yarısı orada
Yarısı burada
Kalan çeyrektir
Enlem de boylam da
Düzenlenen vakitte özümlenir
Niyazımız cümleyedir
Alınacak şifayadır dedi
KAYGUSUZ selamladı yürüdü

Girdim üzüm bağına
Tek tek saydım kütüğü
Dedim sildim kötüyü
YUNUS diye anıldım
Kul sözüne yanıldım
Ayrı ayrı saymasaydım
Bağlar deyip sormasaydım
Atılan her taneden
Satılan her salkımdan
Cümleniz ile söyleşir
Kainat ile peyleşirdim dedi
YUNUS’um  kendinden kendine
Sitem ile söze geldi:

Seni bana sordular
Dediler ki;
Sözüne özüne
Eli attık kozuna
Sabırdan uzak kaldı
Yapıda tozu buldu
Ocağına odun atayım
Dilenen çerağı gününe tutayım
Az demeden
Çok beklemeden
Satır satır okuyayım
Mendil aldım dokuyayım dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü

Her renge yönü sordum
Her renk ile kulu sardım
Sarı renge gönül verdim dedi
SARI ANA söze geldi:

Bağladım asmaya salkımı
Dedim; Severim halkımı
Gönülde buldum Halik’imi
Derdest olur
Olduğu gibi bulur
Her ağacın doruğunda
Seyrini kendinde görür
Gelecek gülecek
Selamı alacak dedi
SARI ANA selamladı yürüdü

Ezmedim ezilmedim
Süzmedim süzülmedim
Dost kapısına geldim
Dost yoluna duranı buldum dedi
HAMZA DOST söze
Selam ile geldi:

Az verdi ise söz etme
Çok verdi ise göz atma
Ne derse desin saz etme
Gün güzel gönül güzel
Gül dalında olur gazel
Varsın yerde kendini bulsun
Kendinden kendine sorsun
Senin ile oluşmazsa
Yürüsün dönsün
Güzel kapıda kalsın
Açılan ocağı düşün
Yerden göğe
Niyaz ile taşın taşın
Ay ile oluştuğun
Güneş ile buluştuğun günde
Alış veriş gönüldedir dedi
HAMZA DOST selamladı yürüdü


Yaprak adı güzeldir
Toprak ona bedeldir
Aldık verdik diyorsak
Gönülde buluyorsak
Oluşan ile gelişiriz dedi
MERYEM söze geldi:
 



Sileceğiz her karayı
Bulacağız her soruyu
Zor gelse bile yollar
Hak adına yürür kullar
Elele verdiğimiz gün
Her niyaz yerini bulur
TOKTAY niyaza gelir
Kumda izi görülür
Hakk’tan sesi duyulur
Yoğun alış veriş
Gerekli midir? denilir
Alış verişin
Hak ile Hakk’adır dedi MERYEM
Dizde düzensizlikten sorana
Yağ ile ovasın dedi
Selamladı yürüdü


Gerçeğe uymaz diyene de ki;
Gerçek Tanrı’nın olmasını dilediğidir
Kulun hükmünde değildir
Ne dilerse olur
Kul O’nun dilediğini bulur dedi
HACI BAYRAM söze geldi:

Kapı kapı gezeceğim
Her bir sözü süzeceğim dedim de
Kırk gün kırk gece
Tövbeye durdum
Kapılar Hakk’adır
Gönüller açık
Durduğun gölgeden
Niyaz et de çık
Kayguda olana
Seyirde olduğunu söyle
Elbet kaygusu silinecek
Sevgisi kul bilgisine bölünecek
Suya okusun
Elini yüzünü yıkasın
Gönlünden geçeni
Yerden göğe aldığı gibi
Gönülde bulduğu kadar dedi
HACI BAYRAM selamladı yürüdü

Elimi yüzüme sürdüm
Yüzümde Hakk’ın nurunu gördüm dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:

Avucuna göz ile baka
Söz ile bağla
Birliğe getirir
Selamete götürür
Aç olanı doyurur
Güç gelende kayırır
Beklenen şifa
Sarımsak ile gelir dedi
BEHLÜL’üm selamladı yürüdü

HAMZA DOST’a bağlayan
Allah diye ağlayana
Diyeceğim şudur;
Özünü kendinden saklama


Ay ile beraber olana
Dumanı silesin


Eyvallah dedik
Daha önce verdik dedi
Selam ile geldiği halde
Selam ile yürüdü

Yumuşak yoldan geldim
Her gönülde
Gülü gördüm dedi
EYYÜB’üm sözü aldı:

Demde yoğun çalışırsın
Güneşe gün gün alışırsın
Beklemek zor değil
Bilmeyene kar değil
Bileceksin bulacaksın
Zararı silip
Kar ile kalacaksın dedi
Her adımda saydığın isimlerde
Saymadığının gölgesini gördü
EYYÜB’üm selamladı yürüdü

Akıl aldım yazandan
Yolu sordum bozandan
Elbet dilediğime varamam
Han bulup duramam dedi
YUNUS’um söze yeniden geldi:

Külah alıp yemeni veren
Zamanı silip
Gününü yorumlayan
Seyre geceden girer
Her gününde
Bilinmedik bohçayı derer
Yolu bilenden soralım
Hana öyle varalım
Bildiğin halde duralım
Dost kapısına girelim
Diyelim ki;
Her açık kapı
Resulü ile bilinir
Gönül ile bulunur
Bağlayan değil
Bağlanandan alınır dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü

MEVLÂNA diye geldim söze
Sevgimi verdim size
Elele geldik düze
Şarkı türkü diyeceğiz
Bir sofrada olacağız
Ya Allah diye başladık söze
BİLALİ dinleyeceğiz
Üç öğünde gelecek
Her nefeste gelecek
Kumun elendiği yerde bekleyecek


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

04haziran1983

SOHBETLER

10haziran1983