28 HAZİRAN 1983
|
Her halimize sevindik Resulü’nün hali ile giyindik Olumsuzdan soyunduk Bilgimizden görgümüzden Sevgimizden beslendik Kainat verdi Güzelliğini sürdü Cümlenize selam olsun Olumsuz gelen her olayda Kulu verilenin Hakk’tan olduğunu bilsin Kuru dalı ele aldım Çamurlu yola daldım Ne dal beni bıraktı Ne çamur gitmiş diye çöktü Cümlenize YUNUS’um Selam ile geldi: Yolu aldım kalamam O’ndan güzel bulamam O vermezse dolamam Gel elele olalım Akan suya dalalım Kuru dalı saralım Postumuzu dilenen yere serelim Yorumumu bulamam Gönlüm ile kalamam diyene sözümüz; Her sözü güzel diye alasın Bilende Hak yolunu bulasın Diyesin ki; Bilmediğimi verecek Ağlarsam üzülecek Gülersem sevinecek Bana nasıl olumsuz söz diyecek? Dumansız baca olmaz Bilgisiz hoca gelmez Yoğun bilgi alsa da Bildiği kadar vermez Oğula Konaktan söz ettiler Gönül de büyük dedim Bağları hudutsuz verdiler Ufkum da geniş dedim Her verilenden Kendi aldığımı Üstün bildim Çünkü ne ona Ne buna danışmadım Gönlümdeki Dost ile Küsüp de barışmadım Dost verir Sen O’nu bilirsen Dost seni bulur Kendinde olanı görürsen dedi YUNUS’um elden ele aldığın Nasibine güldü Selamladı yürüdü Otlar yolu bürüdüyse Yolcu gelmediğindendir Kul eteği sürdüyse Hizmet bilmediğindendir Kul kula el vermediyse Dost deyip gülmediğindendir dedi HAMZA DOST selam ile geldi: Yolunuz aşınandan Sevginiz taşınandan Hizmetiniz koşunandan Elbet himmet göreceğiz Eteği bele saracağız Nasip diyene soracağız Hak sofrasını Hal dileyene açacağız Gölgeleri sildik Gölge vereni bildik Sevgi ile dolduk O’nun ile her an olduk Şükür Allah’ım dedik Selamını Resulü’nden aldık getirdik Dost diye diye Her var olanı sardık Gönlünüzü açtık açtık dedi HAMZA DOST yolu yola bağladı Selam ile geldi Selam ile yürüdü Ağam da paşam da sensin Bildiğim her konuda sonsun Her satıra nokta konsun dedi HACI BAYRAM söze geldi: Buldu isem bir satır Diyeceğin Hak’tan hatır Gelse bile güleceğim Kaldığın yerden yürüyeceğim Ne dur diyen olacak Ne gün gelen kalacak Her satır okunduğu gibi Doğruya vardıracak dedi HACI BAYRAM selamladı Aşmayacağı duvarı Geçerim diye talip olmasın Güzel diye bildiği her olayı Gölge diye silmesin Alacağını vereceğini O’na havale etsin Bölmesin dedi Selamladı yürüdü Altın gümüş sevilir Hak’tan gelen övülür Ayağım aldığı yerden kesilir diyene Nasibin Hak adına sayılır dedi EYYÜB SULTAN söze geldi: Değmeyen her damla Seni ıslatmaz Değdi ise katlamaz Resulü’nün adı ile gelene Günün gelişini sorana sözümüz Hak’tandır yazımız Ne derlerse desinler Dilerlerse ham meyveyi yesinler Sen meyvenin ermişini Sözünün olmuşunu Gönlünün Hak’ta kalmışını deneyesin Bilesin ki; Hak adına attığın her adım Seni selamete götürür Umutlu olmasan da Oğula dedik Gerçek; Allah’ımın verdiği her zerrededir Zerrenin birini inkar eden Kendi ömrünü düğümleyendir Yayından geçirdiğini Okun ulaştırır Hedef senin değil Allah’ımın tayin ettiğidir Olacak elbet Hedefi bildiğin Yol bulduracak dedi EYYÜB SULTAN selamladı yürüdü Ne bülbülün sesine yandım Ne karganın sesin kandım Her birini yolun gidişinden bildim Satır satır okudum Dedim ki; KAYGUSUZ ile oluşursun MERYEM ile buluşursun Ata binsen Dolu dizgin yarışırsın |
|