|
MEVLÂNA’yım ben!
KORUYAN ALLAH’ımın adı ile.
Yoğurt aldım, tasa koydum,
Yediğim aş ile doydum
Her lokmayı saydım
Benliğimi soydum
Dedim ki;
Adın ile gelen kim?
Doldu ise gönlüne kin
Gerçeği dost bilelim
Dostu gönülde bulalım
Yersiz bilgiyi çayıra salalım
Yerden aldım, yerden bildim
Gereksiz yapıya kapıyı koydum
Açıp gireyim desem
Toz izin vermez
Konuyu açayım desem
Yar sözü vermez
Bilginize Allah’ım
Asla nokta koymaz
Adımızı verene
Silah gerekmez
Çiçek yaprakta ise
Su çürütmez
Geldim sofraya
Güldüm tafraya
Yol aldım, güne verdim
Her güzeli
Bir ümmet diye sardım dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Dalayım suya
Döneyim koy’a
Dert yerini serte bıraksa
Kul yönünü Hakk'a dönse
Ne gelenden
Ne gülenden söz olmadı
Yolun alan, kahyaya sormadı.
Düz ova sazlık olsa
Saz ile nayı verse
Hay diyenler bilirlerdi
Huy diyenler bulurlardı
Saralım yorganı
Gerelim urganı
Dayandığımız her ağaca
Diyelim; Hak dermanı
Bölünen bilgide
Öğütülen olmaz
Güttüğüz her zerrede
Eğitilen kalmaz
|
Rabb’im!
Birden geldiğimiz
Bir ile olduğumuz
Birlikte bulduğumuz
Senin emrindendir
(Kahyanın ne olduğu soruldu)
Kahya sınırlı bilginin sorunluğu
Bilginin sınırı yok olduğuna göre
Sormaya da gerek yoktur
Yani kahyaya
Bağda üzüm topladım
Yaprağını katladım
Kendimde olanı
Dost eli ile pakladım dedi
YUNUS’um selamladı
Komşu ile alışırsan
Çevre ile buluşursan
Bilgin ile alışırsan, çalışırsan
Kayguyu silersin
Alınteri ile doyarsın dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Her buğday selamdadır
Her yaprak kelamdadır
Doğru eğri meramdadır
Bak güzeli gör
Bak çirkini gör
Gayretini niyazın ile besle ki
Emeğini boşa verme dedi
BEHLÜL’üm selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz.
Allah’ımdan yol gelse
Yolunu kulu bilse
Yorumu Hak ile yapılır
Ham meyve
Kuyuya verilen sese benzer
Yaprağı süse benzer
Olmamış ile değil
Olmuş ile yol yürü demektir
Ağaç yüklüdür, her olay öyledir
Önce olumsuz gibi
Olmamışın derdini yük etme
ALLAH'a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|