14 HAZİRAN 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Yaprak dalda güzeldir
Kulu halde
Dağlara gideyim dersen yolda
Duman yolu kapamaz
Giden ile gelene
Dost yolunu açtı ise
Düşman bir şey yapamaz

Gölgeyi sildi YUNUS
Bağladı geldi yolu
Her destide su dolu
Ayaktan söz edene
Sözü güzele katana
Selam olsun
Duran gemide uyuyan tayfaya
Allah’ım yardımcı göndersin dedi
YUNUS’um selamladı

Gemimiz yol alandan
Tayfamız hal bilenden
Gelmekten şikayetçi olmadık
Gitmekten asla korkuya düşmedik dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı:

Çevremden getirdiler
Kayguyu bitirdiler
Uymayanı götürdüler
Bir tabak aşa
Bir sakin başa
Gülün rengini kattılar
Gelmeyi dileyene
Sormaya davranana de ki;
Her binek taşı
Adım atanındır
Her at başını tutanındır
Gümüş tasa su koyarsan
Yapının gerekçesidir dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
(Soru: Kime?)
Dağlar gerçeğin örtüsüdür, diyenin
Gayreti her adımda öğretenin
Yoldan gelip yola niyet edenin


Alacağız dost elini
Tutacağız dost belini
Seveceğiz eldeki gelin telini dedi
TELLİ sözü aldı:

Yollar uzatır günü diyene de ki;
Kader okutur yönü
Bayram sana gelirse
YUNUS sözü verirse
Katıldığın her sofrada
Gerçeği alırsın dedi
Yoldan gelene
TELLİ selamını iletti


Yuva’ya sözümüz
Boynumuz kıldan ince
Her adım
Öbüründen önce getirir
Bağladığım her düğüm
Açtıkça güldürür
Baktığım günden geldim
Say ile soyluyu gördüm
Sayda düzen
Soyluda yazan bilinmiş
Her sargıda
Yaratanın eli görülmüş dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

İki elinde desti
Yolumu dostlar kesti
Gün ağardı bilesin
Güneş geldi gülesin dediler
Her adımda niyazlar ettiler
Bahçemiz çiçeklerle doluştu
Böcekler her çiçekte buluştu
Naz ehli candan geldi
Canan ile konuştu dedi
HAMZA DOST selamladı

PİR SULTAN ABDAL dediler
Gül dalını elime verdiler
Başıma usta oldum diye
Sargı sardılar
Divana alıp sorgu sordular
Dayandım Yüce'ye
Bakmadan geceye
Söyledim gerçeği
Gerçekte senin benim andımı
Gelen günde gönüller
Aşkına yandı mı
Ne sorgudan kaçarsın
Ne AŞK’ından geçersin dedi
PİR SULTAN ABDAL sarığı attı
Divanı bıraktı
Kucak açan gerçeğe
Yolum dedi yürüdü
Cümlenizi selamladı

Ben miyim seven seni?
Sen misin seven beni?
İçinden çıkamadım
Geriye bakamadım
Su aldım dökemedim
Ağaç diktim sökemedim dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

 



Su elinde kaldı mı? dediler
Su benim, bana gerek
Yol benim, sana getirecek
Ağaca su dökemedim
Dediğim, Rabb’imin rahmetini
Cümleye paylaştırdığındandır
Ayağıma elime
Ayakta tutan belime
Rabb’im kuvvet verecek
Her varolan
Bildiği halde görecek dedi
KAYGUSUZ cümlenizi selamladı

Doğru eğri bilinir
Kainatı yazan ile okuyan sevilir
Bildiğini dokuyan övülür
Devran senden Allah’ım
Ferman da senden
MERYEM verdi ise düzenden
Her okuduğu yazandandır dedi
Cümlenizi selamladı


Beylerden ağalardan
Ocaklardan kucaklardan öğrendik
Güzele çirkine eğlendik
Gün geldi, gönül doldu
Gönülde fırtına oldu
Yapıya kapıya kaygu gitti
Sevinç durdu dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Her gönülde fırtınayı görürsün
Her ömürde iniş çıkış bilirsin
Bilinmeyen tek şey
Gönüllerin bilinç ölçüsüdür
Dostlara açtığın kapında
Kendi kendine kaldığın yapında
Gerçeği bulduğuna sevinçliyiz dedi
HACI BAYRAM selamladı

Gökte yıldızları saydım
Güzele bütün varlığım ile doydum
Kayan her yıldıza sordum
Gidene mi, gelene mi selamdasın?
Dediler ki;
Varolandan kelamdayız
Güzele her kulu taliptir
Unutulmasın çirkin denilen
Sadece kalıptır
Korkuya düşmeden geldim
Her varolana sordum
Geldiğine pişman mısın?
Asla dediler
Tevhid ile eğildiler
Başımı yere koydum da
Ya Rab dedim,
Benden seni ayırma
Sen ki Yaratansın
Yolumu bilincim ile aratansın
Yumağını sar dediler de
Bana her adımda
Beklemeyi öğrettiler
RABİA adına gölgeleri sildiler
Her yaprağı dileyene böldüler dedi
RABİA cümlenizi selamladı


Bayrak açalım güne
Rüzgarda geçelim yöne dedi
SARI SALTUK sözü aldı:

Bin defa andığım günde, Sensin
Bin defa yandığım günde, Sensin
Gönülden gönüle aktığım, Sensin Allah’ım dedi
SARI SALTUK her nefese
Bir niyazını ekledi, selamladı

Kalede durdum
Gelen her atlıyı gördüm
Adı nedir? sordum
Dediler; HAMZA
(Soru: Hz. HAMZA mı?) Eyvallah
Dün de, bu gün de savaştadır
Gelende gine savaşta olacak
Her yiğide el verecek
Yardımcı olacak
(Soru: Aynı nedenle savaş mı?) Eyvallah

Mevlâna’yım!..


Yorumdan aldığımız gibi
Bilgimizde bulduğumuz kadar
Her olaya yön verelim
Boyuna enine değil
Gönlüne katılalım dedi
MEVLÂNA, YUNUS cümlenizi selamladı


ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah