|
Sözlü
Tebliğ:
Kimi dağda arar, kimi de bağda
Kimi handa sorar, kimi de çölde
Kimi yolda tezgahı kurar
Kimi ne gelse hayıra yorar
Ara gönlünde dostunu
Ver artık karar
Her taneyi sayarsan
Her haneye sorarsan
Kendinden uzak kalırsın
Hem zanda hem tende özür ararsın
Beklemezsen sözünü
Çalamazsın sazını
Saklamazsan gözünü
Bakamazsın güneşe
Bile bile kendini
Atamazsın ateşe
Güneş sen ile bende
Aynı oyayı işlemez
Kul gönlünü açmazsa
Güzel günü düşlemez
Gizli olan nesneyi ben açarım diyene
Gaybı kendinden sayıp
Her an ateş yiyene
Oyumuzu vermedik
O gönüle girmedik
Rabb’im izin vermeden
Bir yarayı sarmadık
|
Gül dostuna, gel postuna
Uyma elin kastına
Rabb’im diyen yanılmaz
Rabb’den diyenin bileği bükülmez
Aldı isen elimizden aşk şarabını
Gözünden kanlı yaşın dökülmez
Gül sen gülene
Gül ver gelene
Bal ile söyle
Hal ile eyle
GARİB şala bürünmüş
Hak aşkına sarınmış
Sorsan; Nerde durursun?
Sağa sola bakınmış
Düşme dedik tuttuk elini
Taşma dedik mühürledik dilini
Adımıza yazar da
Toprakta gerçeği kazar
Diktiği her fidanı sıra sıra dizer.
Kimi halden hale gelir
Kimi daldan dala gezer
Kimi gerçeği bilmez yalana küser
Rabb’im sanmayın yarattığından
Rahmetini keser
|