|
MEVLÁNA'yım ben!
Haz ile aldık sözü
Hak yolunda dedik sizi
Kimsede ayrı
görmedik özü
Gönüllerden gelen güzel
Gördüğümüz konu da özel
Cümlenize selam olsun
Doğruyu her kulu kendi varlığında bilsin
Senden ayrı kalmadık Allah’ım
Varlığın ile bütündeyiz
YUNUS
ile yazdığın katındayız
Sorduk cümle alemin aradığı güzeli
Sular akarken
Kulun ömründe çubuğunu yakarken
Kendini bulsun
Kendinden kendine
Dost oldum desin
Yaktığı çubuğun dumanı
gelmez
Eline aldığı gülün rengi solmaz dedi
YUNUS’um selamladı
Her toprağın rengine göre dengi vardır
Toprakta yetişen her
bitkinin ahengi vardır dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Çiçekler oylum oylum
Sevgiye doymaz gönlüm
Bir alan sevinir
Bir veren övünür
Kul kendini bulmazsa
Durduğu yerde dövünür
dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Çoban geldi sürüye
yolu sordu SARI’ya
Yoldan gelen alacak
Yolu bilen gülecek dedi
SARI ANA gönülden gönüle aktardığı
selamını
Her alana soracak.
Bitti soğuk esen yel
Yetti gelen sel
Her adımda alalım gül
Dost diyelim ayırmayalım kul dedi
SARI ANA selamladı
Burçak tarlası ekeni bekler
Yakacağız ocağı, güleni saklar
Oynamayı dileyen
Yerden göğe bilir de
Aldığı her damlada
Uyumsuzdan kaçar dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
Toprağa ektiğim her tanede
Ocağını yaktığım her hanede
Bilenlerle buluştum
Sevgi ile doluştum dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Balık suda oynaşır
Böcek kumda kaynaşır
Kul nasib der
savaşır
Hay dedik geldik
Hey diyenin kapısında durduk
dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Örtü aldım ayağıma denk
Ağacı gördüm çiçekleri hevenk
Güzelden
güzele her olay ahenk dedi
KAYGUSUZ selamladı
Kuyuya vardım kovayı sordum
İpi koptu kova suda kaldı
dediler
Su dilersem çekip vereceklerini söylediler
Allah'ım razı olsun
Her damlasına binbir sevap yazsın dedi
VEYSEL’im sözü aldı
Çölde yoluna daldı:
Gittiğim kadar gideceğim
Aklımın yettiği kadar bileceğim
Ne
derlerse desinler
Her olaya güleceğim dedi
VEYSEL’im selamladı
Ayağımdan gelen sızı
Yere koydurmaz dizi
MEVLANA’dan gelen
sözü
Dileyen alır, gönlünde olanı satırda bulur
Ok alsam yayı kursam
Ağaçta dalı kırsam
Bekleyen derde düşer
Güvenen olaya şaşardı dedi
YESEVİ sözü aldı:
Yerler gökler dert bilmez
Seven kulu sert demez
Elden ayaktan
alır
Gerçekte cümleyi bulur dedi
YESEVİ selamladı
Altın tasa su koydum
Tepside pirinci saydım
Düğün dernek
açılır
Yolda güzel seçilir dedi
MERYEM sözü aldı:
Dağlara selam verdik
Sofradan alanı gördük
Her düzene uyarlar
Yere kilim koyarlar
Dost diye diye doğruya gelirler dedi
MERYEM selamladı
|
İneceğim tane tane
Bileceğim hane hane
Ne güzelden geçeceğim
Ne olumsuz deyip kaçacağım dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Açtığım her kapıda
Gülen yüzleri gördüm
Her basamakta
Seven
sözleri duydum
Allah’ım dedim
Kulların senin ile
Senin
verdiğin güle
Selam verir alırlar
Senin olan emirleri
bilirler
Suya yol veren sensin
Kuluna bildiren de sensin
Fiil
de senden
Fail de senden Allah’ım
Ayırma bizi doğrudan
ALLAH’ım dedi
HAMZA DOST cümlenizi selamladı
Yemen’den selam ile geldik
Yapraklardan ağacına sorduk
Kökümüz ile bütündeyiz dediler
HACI BAYRAM ile sohbete geldiler:
Dağlar senin
Bağlar senin
Akan suya bakan senin
Senden alan
Senden bilen
Seni beni bilgisi ile silen
Güzelin tarifini
öylece bulur
Bildiği her konuda
Özünden aldığı ile kalır dedi
HACI BAYRAM selamladı
İğne iplik aldın mı?
Yola haber saldın mı? dedi
RABİA söze
geldi:
Eteğin yere değmesin toz olur
Yola kaygu koymasın söz gelir
Her kulunun sevgisine
Gönül karar verir
Geldiğim gittiğim yollar
açık
Dost kapısında durdum, verdiği ışık
Sevgiliye bağlandım
Doymayı denedim
Günü güne ekledim dedi
RABİA selamladı
Aydın olsun gözümüz
Açık gelsin sözümüz
Yedi renkte özümüz
Aldığımız ile birdeyiz
Verdiğimiz ile haldeyiz dedi
MERKEZ’im
sözü aldı:
Yağı koydum kandile
Şeker sardım mendile
Dumanı sildim
Dostumu ocak başında buldum dedi
MERKEZ’im selamladı
Sudan balık avlarsam
Doyasıya bulurum
Suyun verdiği kadar
Aldığıma uyarım dedi
LALELİ sözü aldı:
Bağlamazsam salımı
Bilemezsem halimi
Kim tutacak kolumu?
dedim
Rabb’ime yöneldim
Bağlı olan aklımı kainata saldım
Gez
de gör, gör de bul, bul da ol
Görgüde sevgi ile dol dedim
Kendimden kendime çemberi kurdum dedi
LALELİ selamladı
Yaprak yaprak açacağız
Kanat takıp uçacağız
MİRAÇ geldi
Bilgimiz ile gerçeğe geçeceğiz
Ayna alıp elimize
Kendimizden
kendimize bakacağız
Niyaz edelim dört duvarı açık tutsun
Niyaz
edelim bilgimize bilgi katsın
Niyaz edelim güne kadar olan
hatalarımızı silsin
Niyaz edelim bilen bilmeyen Resulü’ne
dönsün
Niyaz edelim kulu kendini bilmediği güne yansın
Burda
yansın ki
MİRAC’ını bugünde bulsun dedi
OMAR sözü aldı
ALİ ile soframıza geldi:
Katıldık sözünüze
Yemen’den özünüze
Perde kalksın gözünüze
Niyazımız niyazınız ile olsun
Gönüller Tevhit ile dolsun
Bilenden bilmeyenden sorumlu değilsiniz
Hak katında her kulu
birliğe dönsün dedi
ALİ, OMAR ile selamladı
Her öğütten birliğe geçeceğiz
Dost kapısında adı ile göçeceğiz
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|