11 NİSAN 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Haz ile aldık sözü
Hak yolunda dedik sizi
Kimsede ayrı görmedik özü
Gönüllerden gelen güzel
Gördüğümüz konu da özel
Cümlenize selam olsun
Doğruyu her kulu kendi varlığında bilsin

Senden ayrı kalmadık Allah’ım
Varlığın ile bütündeyiz
YUNUS ile yazdığın katındayız
Sorduk cümle alemin aradığı güzeli
Sular akarken
Kulun ömründe çubuğunu yakarken
Kendini bulsun
Kendinden kendine
Dost oldum desin
Yaktığı çubuğun dumanı gelmez
Eline aldığı gülün rengi solmaz dedi
YUNUS’um selamladı

Her toprağın rengine göre dengi vardır
Toprakta yetişen her bitkinin ahengi vardır dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Çiçekler oylum oylum
Sevgiye doymaz gönlüm
Bir alan sevinir
Bir veren övünür
Kul kendini bulmazsa
Durduğu yerde dövünür dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Çoban geldi sürüye
yolu sordu SARI’ya
Yoldan gelen alacak
Yolu bilen gülecek dedi
SARI ANA gönülden gönüle aktardığı selamını
Her alana soracak.

Bitti soğuk esen yel
Yetti gelen sel
Her adımda alalım gül
Dost diyelim ayırmayalım kul dedi
SARI ANA selamladı

Burçak tarlası ekeni bekler
Yakacağız ocağı, güleni saklar
Oynamayı dileyen
Yerden göğe bilir de
Aldığı her damlada
Uyumsuzdan kaçar dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:

Toprağa ektiğim her tanede
Ocağını yaktığım her hanede
Bilenlerle buluştum
Sevgi ile doluştum dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Balık suda oynaşır
Böcek kumda kaynaşır
Kul nasib der savaşır
Hay dedik geldik
Hey diyenin kapısında durduk dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Örtü aldım ayağıma denk
Ağacı gördüm çiçekleri hevenk
Güzelden güzele her olay ahenk dedi
KAYGUSUZ selamladı

Kuyuya vardım kovayı sordum
İpi koptu kova suda kaldı dediler
Su dilersem çekip vereceklerini söylediler
Allah'ım razı olsun
Her damlasına binbir sevap yazsın dedi
VEYSEL’im sözü aldı
Çölde yoluna daldı:

Gittiğim kadar gideceğim
Aklımın yettiği kadar bileceğim
Ne derlerse desinler
Her olaya güleceğim dedi
VEYSEL’im selamladı

Ayağımdan gelen sızı
Yere koydurmaz dizi
MEVLANA’dan gelen sözü
Dileyen alır, gönlünde olanı satırda bulur

Ok alsam yayı kursam
Ağaçta dalı kırsam
Bekleyen derde düşer
Güvenen olaya şaşardı dedi
YESEVİ sözü aldı:

Yerler gökler dert bilmez
Seven kulu sert demez
Elden ayaktan alır
Gerçekte cümleyi bulur dedi
YESEVİ selamladı

Altın tasa su koydum
Tepside pirinci saydım
Düğün dernek açılır
Yolda güzel seçilir dedi
MERYEM sözü aldı:

Dağlara selam verdik
Sofradan alanı gördük
Her düzene uyarlar
Yere kilim koyarlar
Dost diye diye doğruya gelirler dedi
MERYEM selamladı
 



İneceğim tane tane
Bileceğim hane hane
Ne güzelden geçeceğim
Ne olumsuz deyip kaçacağım dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

Açtığım her kapıda
Gülen yüzleri gördüm
Her basamakta
Seven sözleri duydum
Allah’ım dedim
Kulların senin ile
Senin verdiğin güle
Selam verir alırlar
Senin olan emirleri bilirler
Suya yol veren sensin
Kuluna bildiren de sensin
Fiil de senden
Fail de senden Allah’ım
Ayırma bizi doğrudan ALLAH’ım dedi
HAMZA DOST cümlenizi selamladı

Yemen’den selam ile geldik
Yapraklardan ağacına sorduk
Kökümüz ile bütündeyiz dediler
HACI BAYRAM ile sohbete geldiler:

Dağlar senin
Bağlar senin
Akan suya bakan senin
Senden alan
Senden bilen
Seni beni bilgisi ile silen
Güzelin tarifini öylece bulur
Bildiği her konuda
Özünden aldığı ile kalır dedi
HACI BAYRAM selamladı

İğne iplik aldın mı?
Yola haber saldın mı? dedi
RABİA söze geldi:

Eteğin yere değmesin toz olur
Yola kaygu koymasın söz gelir
Her kulunun sevgisine
Gönül karar verir
Geldiğim gittiğim yollar açık
Dost kapısında durdum, verdiği ışık
Sevgiliye bağlandım
Doymayı denedim
Günü güne ekledim dedi
RABİA selamladı

Aydın olsun gözümüz
Açık gelsin sözümüz
Yedi renkte özümüz
Aldığımız ile birdeyiz
Verdiğimiz ile haldeyiz dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Yağı koydum kandile
Şeker sardım mendile
Dumanı sildim
Dostumu ocak başında buldum dedi
MERKEZ’im selamladı

Sudan balık avlarsam
Doyasıya bulurum
Suyun verdiği kadar
Aldığıma uyarım dedi
LALELİ sözü aldı:

Bağlamazsam salımı
Bilemezsem halimi
Kim tutacak kolumu? dedim
Rabb’ime yöneldim
Bağlı olan aklımı kainata saldım
Gez de gör, gör de bul, bul da ol
Görgüde sevgi ile dol dedim
Kendimden kendime çemberi kurdum dedi
LALELİ selamladı

Yaprak yaprak açacağız
Kanat takıp uçacağız
MİRAÇ geldi
Bilgimiz ile gerçeğe geçeceğiz
Ayna alıp elimize
Kendimizden kendimize bakacağız
Niyaz edelim dört duvarı açık tutsun
Niyaz edelim bilgimize bilgi katsın
Niyaz edelim güne kadar olan hatalarımızı silsin
Niyaz edelim bilen bilmeyen Resulü’ne dönsün
Niyaz edelim kulu kendini bilmediği güne yansın
Burda yansın ki
MİRAC’ını bugünde bulsun dedi
OMAR sözü aldı
ALİ ile soframıza geldi:

Katıldık sözünüze
Yemen’den özünüze
Perde kalksın gözünüze
Niyazımız niyazınız ile olsun
Gönüller Tevhit ile dolsun
Bilenden bilmeyenden sorumlu değilsiniz
Hak katında her kulu birliğe dönsün dedi
ALİ, OMAR ile selamladı


Her öğütten birliğe geçeceğiz
Dost kapısında adı ile göçeceğiz


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah