|
MEVLÁNA'yım ben!
Gezdim
gördüm şu alemi
Ele verdim şüphesiz kalemi
Darlıktan geçilsin
Güzel yol seçilsin diye
Cümlenize selam olsun
Kırılan her aynanın yerine yenisi gelsin
Gördüğüne,
ördüğüne
Selam verdim sardığına dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Duyandan
getirdik
Uyan ile kayguyu bitirdik
Sahibine niyaz ettik
Yolunda güzele uysun diye dedi
YUNUS’um selamladı
Adım vardır
söylenmez
Yorum gelir bellenmez
Dizde nasır
Yerde hasır
Gönülde aşkı ile YESEVİ gelir
Bir söze cümle öze bilgisini verir
Dağılan ile
eğlenemezsin
Yanan ateşte dağlanamazsın
Çünkü aklın seni
bildiğine götürür
Sevginde yoğunlaşan örtü
Gerçeği bekletir
dedi
YESEVİ selamladı
Açık kapıya
gelsem
Anahtar gerekmez
Çiçeklerle söyleşsem
Yapraklara söz
düşmez
Seyre gelsen dostları
Bilen bilmeyen şaşmaz dedi
PİR
SULTAN ABDAL sözü aldı:
Davul
çalsam düğün dernek sanırlar
ABDAL’ı yolun çobanı tanırlar
Sürüm
nerde alayım
Otlağı nerde bulayım
Diledim su başında kalayım
Sürünün vebalini yüklenen
Her lokmasına mukayyet olmasını
bilendir
Bağdan dağdan dolanan
Aldığı bilgi ile donanan
Her
adımını düşünüp de atmalı
Attığı taşı havaya kendi eliyle
tutmalı dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
(Soru: Sevgiye örtüyü biz mi koyuyoruz,
yoksa koyduruluyor mu?
Sevgiye vade koyarsan
Sevgiye şartlı girersen
Örtüye yer hazırlamış olursun
Geldim
günün güzeline
Gümüş altın yer bulmuş
Dilenen yerde seyrine
gelmiş dedi
KAYGUSUZ gönülden gönüllerden
Selama yer verdi
Altını
bilgine
Gümüşü görgüne koyarsan
Yerli yerini bulmuş olur
Gönüllere huzur dolmuş olur
Yolların götürdüğü yerde
Kulun
bilgisi yetersiz olmaz
Sevgiliyi buldu ise
Hatada kalmaz dedi
KAYGUSUZ dumansız gönlüne
Cümlenizden aldığı selamı
Yerden göğe sizlere sundu, selamladı
Dost
aradım kapında
Dostu buldum gönlümde
Ya İlahi sensiz bırakma
Yolarına niyet kurduk
Yapımıza temel koyduk
Emrine şüphesiz
uyduk dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Soğuk
sıcak bildi isek
Rahmet’ine güldü isek
Ya Rabb deyip
sığındı isek
Senden sana dönüşümüz
Seni beni silişimizdir
Dağlar emrine uyar
Ovalar rahmetine doyar
Her damla ile kulun
nefsinden
Bir yaprak soyar dedi
HAMZA DOST selamladı
Atı aldım
yedeğe
Yolu sordum dedeye
Al başını yürü dedi
Gelen
taştan başını koru dedi
Soyundu isem dostluğa
Zorunlu geldim
taşlığa
Ne derlerse desinler
Hak yolunda gidenin
Uymayacağını
bilsinler dedi
EYYÜB’üm sözü aldı:
|
Değdiğim
her çalıda
Heybenin tozu kaldı
Yerden göğe baktım da
Aklımda
Resulü’nün sözü kaldı
Dileyin de Rabb’inizden rahmetini
Görürsünüz kaldırır üzerinden zahmetini dedi
EYYÜB’üm selamladı
Emek
verdim ağaca
Dalını kırasın diye değil
Dumana baca kurdum
Taş
yığasın diye değil
Yarım bırakmadım yapıyı
Hayvan bağlayasın
diye değil dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Yerden
aldım da taşı
Toprağa koydum başı
Sen verdin ben gördüm
Allah’ım
Sen yarattın ben erdim Allah’ım
Cümleyi erenlerine
eklesen
Yaratılanın ermesini beklesen dedim de
Kendimden
utandım
Sen BEHLÜL toz gibi canınla
Canları düşündün de
Alemleri yaratan
Cümlesini gözetenleri gözettireni
düşünmedin
O, senden de cümleden de merhametli sevgili
Yargısında sadece affediciolduğunu düşünmedin mi?
Dost olalım
gönlümüzle
Dost kalalım zannımızla
Dostluğu kuralım bilgimizle
dedi
BEHLÜL’üm Rabb’imin affına sığındı
Cümlenizi selamladı
Olacağı
geleceği yazdığını dilet bize
Gönlümüzde sevgi dolu
muhabbetini ilet bize
Sırrını çözemeyiz
Akıl mantık ver bize
Darlığına gürlüğüne iman ettik
Yolumuzda, gülümüzde, görgümüzde
Aşırıdan koru bizi dedi
RABİA sözü aldı:
Sevginizin ölçüsü dilimizde değil, gönlümüzdedir
Doğru eğri
aldığımız verdiğimiz bilgimizdedir
Gerçekte her varedilen yerli
yerindedir
Dostluğa niyet kurdu isek
Selam verir, selamet
dileriz
Canımızı malımızı kanımızı
Dosta açık tutarız
Destek
gelsin diye
Rabb’imden himmet öylece bekleriz dedi
RABİA selamladı
Alayım
destiyi elime
Varayım suyun başına
Sorayım;
Her dileyen alır
mı?
Yoksa suyunu almadan kalır mı? dedi
HACI BAYRAM söze
geldi:
Söz
ustası, saz hastasına sorsak
Elinden mi? Dilinden mi?
Gönül
ustası der ki;
Resulü’nün halinden
Dağlara yol soralım
Her
taşın önünde duralım
Sakladığı binbir sırda
Dostluğu kuralım
dedi
HACI BAYRAM selamladı
Bir bir
topladım bostanı
Satır satır yazdım destanı
Giyeceğim allı pullu
fistanı
Gel güzel desinler
Hurma toplayıp yesinler
Cümle
aleme selam versinler dedi
MERYEM sözü aldı:
Aydan
yıldızdan yol soran
Denizde gördüğü her balığı
Bilgisinde sayan
Güzelin aynasına bakar da
Gönlündeki çerağı yakar dedi
MERYEM selamladı
Ya
Allah dedik
Selameti cümleniz için diledik
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|