19 NİSAN 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Gezdim gördüm şu alemi
Ele verdim şüphesiz kalemi
Darlıktan geçilsin
Güzel yol seçilsin diye
Cümlenize selam olsun
Kırılan her aynanın yerine yenisi gelsin

Gördüğüne, ördüğüne
Selam verdim sardığına dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Duyandan getirdik
Uyan ile kayguyu bitirdik
Sahibine niyaz ettik
Yolunda güzele uysun diye dedi
YUNUS’um selamladı

Adım vardır söylenmez
Yorum gelir bellenmez
Dizde nasır
Yerde hasır
Gönülde aşkı ile YESEVİ gelir
Bir söze cümle öze bilgisini verir

Dağılan ile eğlenemezsin
Yanan ateşte dağlanamazsın
Çünkü aklın seni bildiğine götürür
Sevginde yoğunlaşan örtü
Gerçeği bekletir dedi
YESEVİ selamladı

Açık kapıya gelsem
Anahtar gerekmez
Çiçeklerle söyleşsem
Yapraklara söz düşmez
Seyre gelsen dostları
Bilen bilmeyen şaşmaz dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Davul çalsam düğün dernek sanırlar
ABDAL’ı yolun çobanı tanırlar
Sürüm nerde alayım
Otlağı nerde bulayım
Diledim su başında kalayım
Sürünün vebalini yüklenen
Her lokmasına mukayyet olmasını bilendir
Bağdan dağdan dolanan
Aldığı bilgi ile donanan
Her adımını düşünüp de atmalı
Attığı taşı havaya kendi eliyle tutmalı dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

(Soru: Sevgiye örtüyü biz mi koyuyoruz, yoksa koyduruluyor mu?
 
Sevgiye vade koyarsan
Sevgiye şartlı girersen
Örtüye yer hazırlamış olursun

Geldim günün güzeline
Gümüş altın yer bulmuş
Dilenen yerde seyrine gelmiş dedi
KAYGUSUZ gönülden gönüllerden
Selama yer verdi

Altını bilgine
Gümüşü görgüne koyarsan
Yerli yerini bulmuş olur
Gönüllere huzur dolmuş olur
Yolların götürdüğü yerde
Kulun bilgisi yetersiz olmaz
Sevgiliyi buldu ise
Hatada kalmaz dedi
KAYGUSUZ dumansız gönlüne
Cümlenizden aldığı selamı
Yerden göğe sizlere sundu, selamladı

Dost aradım kapında
Dostu buldum gönlümde
Ya İlahi sensiz bırakma
Yolarına niyet kurduk
Yapımıza temel koyduk
Emrine şüphesiz uyduk dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

Soğuk sıcak bildi isek
Rahmet’ine güldü isek
Ya Rabb deyip sığındı isek
Senden sana dönüşümüz
Seni beni silişimizdir
Dağlar emrine uyar
Ovalar rahmetine doyar
Her damla ile kulun nefsinden
Bir yaprak soyar dedi
HAMZA DOST selamladı

Atı aldım yedeğe
Yolu sordum dedeye
Al başını yürü dedi
Gelen taştan başını koru dedi
Soyundu isem dostluğa
Zorunlu geldim taşlığa
Ne derlerse desinler
Hak yolunda gidenin
Uymayacağını bilsinler dedi
EYYÜB’üm sözü aldı:
 



Değdiğim her çalıda
Heybenin tozu kaldı
Yerden göğe baktım da
Aklımda Resulü’nün sözü kaldı
Dileyin de Rabb’inizden rahmetini
Görürsünüz kaldırır üzerinden zahmetini dedi
EYYÜB’üm selamladı

Emek verdim ağaca
Dalını kırasın diye değil
Dumana baca kurdum
Taş yığasın diye değil
Yarım bırakmadım yapıyı
Hayvan bağlayasın diye değil dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Yerden aldım da taşı
Toprağa koydum başı
Sen verdin ben gördüm Allah’ım
Sen yarattın ben erdim Allah’ım
Cümleyi erenlerine eklesen
Yaratılanın ermesini beklesen dedim de
Kendimden utandım
Sen BEHLÜL toz gibi canınla
Canları düşündün de
Alemleri yaratan
Cümlesini gözetenleri gözettireni düşünmedin
O, senden de cümleden de merhametli sevgili
Yargısında sadece affediciolduğunu düşünmedin mi?
Dost olalım gönlümüzle
Dost kalalım zannımızla
Dostluğu kuralım bilgimizle dedi
BEHLÜL’üm Rabb’imin affına sığındı
Cümlenizi selamladı

Olacağı geleceği yazdığını dilet bize
Gönlümüzde sevgi dolu muhabbetini ilet bize
Sırrını çözemeyiz
Akıl mantık ver bize
Darlığına gürlüğüne iman ettik
Yolumuzda, gülümüzde, görgümüzde
Aşırıdan koru bizi dedi
RABİA sözü aldı:

Sevginizin ölçüsü dilimizde değil, gönlümüzdedir
Doğru eğri aldığımız verdiğimiz bilgimizdedir
Gerçekte her varedilen yerli yerindedir
Dostluğa niyet kurdu isek
Selam verir, selamet dileriz
Canımızı malımızı kanımızı
Dosta açık tutarız
Destek gelsin diye
Rabb’imden himmet öylece bekleriz dedi
RABİA selamladı

Alayım destiyi elime
Varayım suyun başına
Sorayım;
Her dileyen alır mı?
Yoksa suyunu almadan kalır mı? dedi
HACI BAYRAM söze geldi:

Söz ustası, saz hastasına sorsak
Elinden mi? Dilinden mi?
Gönül ustası der ki;
Resulü’nün halinden
Dağlara yol soralım
Her taşın önünde duralım
Sakladığı binbir sırda
Dostluğu kuralım dedi
HACI BAYRAM selamladı

Bir bir topladım bostanı
Satır satır yazdım destanı
Giyeceğim allı pullu fistanı
Gel güzel desinler
Hurma toplayıp yesinler
Cümle aleme selam versinler dedi
MERYEM sözü aldı:

Aydan yıldızdan yol soran
Denizde gördüğü her balığı
Bilgisinde sayan
Güzelin aynasına bakar da
Gönlündeki çerağı yakar dedi
MERYEM selamladı

Ya Allah dedik
Selameti cümleniz için diledik


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah