09 OCAK 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Söyleştik her günde güzelden güzeli
Bekleştik her yönde ezelden ebedi
Selam olsun gölgeyi silenlere
Selam olsun Allah’ımdan geleni bilenlere
Selam olsun Hak lokması yiyenlere
Meydan’da cümle ile paylaşmayı dileyenlere

Dost adından bildiğiniz
Dost yoluunda sorduğunuz
Yeniye eskiye gününü vermek değil
Gönlünden gelene ortak olmaktır
YUNUS yolu bilir de sohbete hiç gelmez mi?
Yolun hizmetinde olanlara gönülden selam vermez mi?
Dünde günde yarında hizmetiniz sürelidir
Dağlar taşlar şahit olsun Gül’den aldık
Gönüllerimiz AŞKı ile sarılıdır
Dağlar yolumu açar
Güller gönlümü seçer
Gölgeyi sildik geldik, örtüyü açar
Yardan gelen her sözü tane tane seçer dedi
YUNUS’um selamladı

Bir sözü bağlamadan
Öbür sözü alamazsın
Dost yapısı demeden
Kapısından giremezsin
Yaprağın sözünü alalım
Nedir? diyelim
Yemen’den soralım:

Dağlardan taşlardan umut sormadık
Gönüllerden başka kapı görmedik
Sevgiliden aldık
Sevgiliden bildik
O’ndan başka dost bulmadık
Sonsuza selam versek
Sensiz kalmayız dedik
Soyluyu gönülden uyanda bulduk
Gayreti cümle ile bekledik
Ağaç denildik, yaprak ile bezendik
Çiçeklerimizi sevenlere sunduk
Dileyene dilediği kadar

Her emek sahibini besler
Gölde balık var ise varlığını süsler
Yol, Rab yoludur
Kul, Hak kuludur
Bilge, kulluğunu bilen
Rabb’im diyelim
Kulluğun mutluluğuna selam verelim
Dayandığımız güvendiğimiz
Resulü ile nurlandığımız bilginin
Temelini her gün doldurduk
Dileyene bildirdik
Kulluk bilincinin temeline
Her dost bir kürek attıysa
Küreğin ucundan bir nebze tuttuysa
Gönlünden gelen güzele selam versin

Benden sorsalar yorgunum demem
Yoldan sorsalar kırgınım demem dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

Her çağrı, aklın Güneş’ten aldığına işarettir
Gerçeği aklın gönlüne yansıtıyor ise
Güzelden güzeli bulmuş olursun
Çevrende dönen her zerreyi görmüş olursun
Güzeldir elbet daldaki çiçeğin meyveye dönüşmesi
Günde çiçeği meyve haline getirenlerden
Allah’ım razı olsun
Dağlar önüne dursa andını görsün
Günden aldığını gecede silsin dedi
HAMZA DOST selamladı
 



Bir bir yazalım
Binbir gezelim
Aydın gelen her güne
Adınızı karalım
Yaprakta hata aramayalım
Yemen’den gelen suyun akışını bildirelim

(‘Gönüller Birliği’ adı ile basılacak olan kitabın önsözünü
Yüce Alem aşağıdaki şekilde yazdırmıştır.)

Kaynaktan çeşme olduk akar dururuz
Gönülden gönüle selam veririz
Bin bir söz bir öğünde
Güzel yüzü her aynada gösteririz
Gelsin Bilsin Alsın dedik
Varlığında umutsuzluğu sildik
Alsam bir çiçek
Sofranı süsleyecek dedik
Her dileyene soframızı açtık
Gel dost gel dedik
Bil dostu bil dedik
Gül dosta gül dedik
Gönüller Birliğine talip olalım
Seni beni silelim
Birlikte kalalım
Selam Hak kelamıdır
Selamete erelim
Yaratan gözetir
Hahrımızı silelim
Bir lokmaya sahip isek
Şükür Allah'ım diyelim
Seni beni yaratana
Cümlemizi gözetene
Nazımıza naz katana
Gönlümüzü açalım
Resulü’nün üç öğüdünden
Ömrümüzün her anını nasiplendirelim:

Ne verdi ise Eyvallah deyiniz
Ne sordu ise tövbenizi bildiriniz
Nerde gördü ise şükrediniz şükrediniz...

Veren Allah
Soran Allah
Gören Allah
Seven Allah
Sevdiren Allah
Dostlarına dostlarıma selam Allah
Dosttan dostlarına selam

Allah’ıma emanet olunuz
Allah’ıma emanetin yeri, gönlün selametidir

(Soru: Kitabın adı ‘Gönüller Birliği’ mi?) Eyvallah. 
Soru: Önsöz nereden başlıyor?)
Yemen’den gelen dedik

Mayayı yerinde bilsin
Hakimden aldığına uysun


ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah