22 HAZİRAN 1987


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Dağları heceledim
Zirvesinde geceledim
Adım adım çıktım da
Dar geçitte bocaladım
Çıkmak dağların zirvesine
Çıkmamaktan kolaydır

Gün güneş doğuyor iken
Bilmeyeni karanlık boğuyor iken
Bilen sefada olmaz
Bildiği kendine gülmez
(GARİB: Bilmeyen:beden, Bilen:ruh. Beden ne kadar bilmezse ruh o kadar azap çeker)

Açılan sofraya bak dedi erenleri
Yeşil çimen üstüne
Mor örtü serenleri
(GARİB: Hakk ilmi ile Hakk aşkı bir arada)
Toplanacak erlerin
Katlanacak zorların
Yazısını okurlar
Hizmetini dokurlar
Selam dedi erenleri
Soframızı kuranları

Selam dedik yapıya
Geldik baktık kapıya
YUNUS kitabın okur
Bülbül olup
Gül için şakır

Durdum Hak kapısında
Verdim kul yapısında
Güzeli gördüm
Hem iyisinde hem kötüsünde
Hem zalim hem salim
O'nun örtüsünde

Değirmenin suyunu
Döne döne akıtan
Ne senden ne bendendir
Ne verdiyse dündendir
 



Sabah Yıldızı'na bak
Yolcuya selam eder
Karanlık gecelerde
Görene kelam eder
Gah elini uzatır
Bağışlayan adına
Gah buluta saklanır
Rahmetullah aşkına
Sıcak soğuk dinlemez
Bileni bilmeyeni anlamaz
Kim baktıysa yüzüne
Kim erdiyse sözüne
Onunla kucaklaşır
Gündüzün uzaklaşır

Orman içine daldım
Yolun üstünde kaldım

Dost eline el gerek
Dost yoluna gül gerek
Dost diyene hal gerek
Diye diye arındık
Rabbim adına
Çıktığımız her yolda korunduk

Ne kaygu ne yargı
Yolumuzda iz vermez
Rabbim yazmadı ise
Kuluna söz vermez

Gözlerim ayna olsun
Gönlümden her geçene
Bana dostum deyip de
Yolumuzu seçene


Selam Selam Selam

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

SOHBETLER

01temmuz1989