03 EKİM 1991

(ABD-Chicago)

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Dağların gücü olsun
Ağaçlara yaprak dolsun
Bilen bilmeyen
Gönlüne alsın
Seven sevilen
Aynı halde kalsın

Selam olsun dedi geldi
MEVLÂNA sözü aldı
Deryada kendini buldu
Meydanda cümlemizi gördü

YUNUS EMRE aynı halde
Sevgiliye doydu gölde
Deryaya vardığı anda
Dedi; Görgü her bir yanda
Bir göl ile aradığını bulamazsın
Deryaya gelmeden
Sonsuzluğu bilemezsin

Vardığım her durakta
Sandım yeterli olur
Bilgim tutarlı kalır
Açılan kapılardan geçtikçe
Dedim; Su içersin içtikçe
Kendinden geçersin
O zaman görürsün ki;
Ne gölün suyu doyurur
Ne nehirin suyu

MERYEM bir düzen ile geldi
Düzeni sergide buldu
Alan veren Bir'de kaldı
Dedi ki;
Her damla su içinde
Aradığını bulursun
Bilirsen gerçeğini
O'ndan yana dönersin
Mayamız bir tekneden
Kim el alsa bulacak
Suyumuz aynı deryadan
Kim severse dolacak

Ocağımız tüttüyse
Aşımızı bilenler tattıysa
Kimse dil uzatamaz
İnat edip kayguyu dayatamaz

Sabır ilaç olduysa
Kimler O'nu bulduysa
Ölümsüzdedir adı
Güzelde yazılıdır kaydı

Selam dedi yürüdü
MERYEM sözü
Dost yoluna getirdi
Eğmediğin baş için
Tutmadığın taş için
Kendi kendini yeme
Nerede nasıl deme
Hayret ile döneceksin
Aşkı ile yanacaksın
Dört duvarın çevresinde
Uçan kuşları göreceksin
O zaman de ki;
Birliğin bilgimdedir
Gerçeğine inandım
Senin için bu yolda
Yine sana dayandım
O zaman göreceksin
Dilediğin duvarı öreceksin
Elindeki yumağı
Düğümsüz saracaksın
 



Engeller aşıldıkça
Yolun sana söyleyecek
Senin için her yolu
Dilediğince peyleyecek

HACI BEKTAŞ gayrette
HACI BAYRAM hayrette
MERKEZ'im söz istedi
Dedi; Dostlar mecliste
Her biri kuran okur
Her biri halin dokur
Cümle alem bir olmuş
Kainat birde kalmış
Zerreler döne döne
Hepsi de biri bulmuş

Demde sözü bağlarsak
Yapraklar sözde kalır
Gövdeler özde bulur
Hem kökte göreceğiz
Hem gövdede bulacağız
Hem dalları öreceğiz
Yapraklarda güzeli seyredeceğiz

Tuttuğun her bir işin
Sana buldurur düşün
Attıysan eldeki taşın
Var gör nerden neyi alırsın
Nerde nereye gelirsin
Olaylar düzendendir
Düzeni yazandandır
Attığın adımları
Hikmetine sayandandır

Mendil bağladım dize
Men dilden uzak durdum söze
Ayırmadan baktım yüze
Gördüğüm ile vardım hazza

Ne dün benden ayrı imiş
Ne de bugün ayrı kalmış
Her nefeste bende olmuş
Güzelini cümlede görmüş
MEVLÂNA'nın her sözü
Yuvada çiçek misali kalmış
Ben sözünün özünü
Ben aşının tuzunu
Ben eldeki kozunu
Eline koyuverdim
Her çağrıyı duyuverdim
Selamet kapısında
Kaygusuz kalıverdim dedi
MEVLANA, YUNUS selamet diledi

Koyun sürüsü gider
Çoban hepsini güder
Bilenler duyanlar
Görgüye koyanlar
Ne kayguya yönelirler
Ne olaylarda bunalırlar

Selam olsun diye diye
Mana kapısına geldik
Yuvanın havasında
Gerçek uyumu bulduk


Selam olsun Selam olsun Selam olsun

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

02ekim1991

SOHBETLER

11ekim1991(1)