17 OCAK 1992


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Kandillerin yandığı
Karanlığı sildiği
Bilinmezi böldüğü
Anlayan için gerçek
Bilmeyen için sadece resimdir

Yürüdüğüm yolların
Dertli dertsiz kulların
Bilinmeyen hallerin
Sorusunu soranlar
Köşe başlarında duranlar
Anlatsalar hallerini
Aydın görecekler günlerini

Bize getirenlerin
Sözü bitirenlerin
Dost ile bağlarını
Arayanlar bulurlar
Gerçeğini görürler

Bir ses var kulağımda
Benden bana söyleyen
Bir söz var dudağımda
Benden Onu söyleyen
Bir haz var ki gönlümde
Cümlesini birleyen

O'nun adı anıldıkça
Aşkı ile yanıldıkça
Deryalar bizde olur
Damlalar bizde bulur

Adım adım yürümek
Er kişinin harcıdır
Koşuvereyim dersen
Görüşün hep darcadır

Görüp tanımak için
Tanıyıp bilmek için
Bilip de sevmek için
Her zerre seninledir
Sesinledir, nefesinledir

Selam erenlerine
Selam verenlerine
Dost bağına gelip de
Halimizi soranlarına

Bağa bostana vardık
Suyumuz akar durur
Güneşin sıcağında
Toprağa döker durur

Bir salkım üzüm aldım
O'nu düşünüp durdum
Asmalara can veren
Üzüme tat veren ben olsaydım
Bir kazanda kaynatır
Bir şekilde üretirdim

MEVLANA güldü geldi
Elimi eline aldı
Bir kumun tanesini
Yapmaya gücün yetmez
Varettiği her varlığı
Bilmeye aklın yetmez
Senin benim emeğim
Bağlarına bakmaktır
Gereken asmalara
Gerekli suyu dökmektir
Ama yetişen üzümleri
Her dileyene pay etmektir
 



YUNUS EMRE söz aldı
Geldim dedi:

Gördüm bağcı asmaları budadı
Gerçeğin aynasında
Her görevli kendi rolünü oynadı
Baktığım bu aynada
Hep bizleri görürsün
Bizlerin ateşiyle
Elbet sen de erirsin
O bir geçit yeridir
Geçenlerden sorulur
Attığınız adımlar
Hep hayra yorulur

Güneşin ışığında
Gördüğünüz birdir
Bizler ışık olursak
Karanlık göremeyiz
Kayguya giremeyiz
O'nun kapısı bize
Her an her dem açıktır
Kaygular vermez geçit
Yarattığı her insan
O'nun için eşittir
Yarattığı biçimde
Hepsi ayrı çeşittir

Çevremize bakarsak
Dostumuzun eline su dökersek
Alan veren bizdedir
Bizi gören gözdedir

Üç günümü hayra versem
Dördüncü gün şerre dönemem
Üç günlük hayrın hazzından sonra
Şerrin acısıyla yanamam

Bu bağların yerinde
Kimler gelip oturur
Sofraları kurar da
Sohbetini kotarır dedim
Sordum YUNUS'a
Dedi ki;
Eli dili bir olan
Aklı zor gönlü kor olan
Eli dili bir güzel
Sözle eylem birliği
Gönlü kor o da güzel

Aklın zorluğu nedir?

MEVLANA, YUNUS güldü
Aklını koyuversen
Daldan dala konar gider
Hep bildiğini güder
Aklını hapsedersen
Seni kendinde tutar
Benliğini birbirine katar
Aklını öyle ölçüde tartıda tut ki
Mantık ona dizgin olsun
Gönlünün ışığında aradığını bulsun

Allah eyvallah dedim
Selamet kapısında
Selamette olanlara
Selametimizi diledim

Selam Selam Selam

Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

09ocak1992

SOHBETLER

30ocak1992