04 HAZİRAN 2001


(Mevlid Kandili)

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


Gökyüzünün mavisine
Denizin konusuna
Dağlar selam verdiler
Ovalar yarışa girdiler

Güzeli görmek için
Emeğini vermek için

MEVLÂNA
elden dedi
Alacağın çoktur
Halden vereceğin tektir
Her yaratılmış
Senden sevgisini bekler
Sevdiğin her varlık
Senin için vereceğini saklar
Gün gelir alınırsın
Naz ile salınırsın
Gün gelir bölünürsün
Emeğin ile bilinirsin
Kendine sorduğunu
Çevrene sorma;
Nerden, nasıl, nereye diye
Yanlış anlaşılırsın
Yersiz konuşulursun


YUNUS EMRE
yol dedi
Her insana açıktır
Köprüler yolu bilenlere geçittir
Ayak izlerine baktım
Kimsenin izi kimseye benzemez
Kimse aldığı tozu
Kendinden bilmez
Yolunu temiz tutan
Tozdan şikâyetçi olmaz

YUNUS
dedi dinledik
Ne dediyse anladık dersiniz
Yükü dosttan alırsınız
Yolunuz yolumuzdur
Gönülleriniz halimizdir
Sevgiliden aldık
Sizlere sözümüzdür dedi
YUNUS selamladı

Ağaçların gölgesine oturdum
Her biri ile sohbetimi bitirdim
Topraktan aldığımı
Bahçelerinize getirdim dedi
YESEVİ her birimizi selamladı

Her ağacın özü vardır
Söyleyecek sözü vardır
Emeklerinizi gören gözü vardır

Günü güne bağladık
Geçende ağladık
Gelende güldük
Her birimiz selamlarımızı
Kervana saldık
Ne güzel yol alınır
Hem güzel hal bilinir
Hem elden, dilden emek verilir
şarkı söylenir
Sözü söze bağlamalı

HACI BEKTAŞ
’tan gelen sözü beklemeli dedi
YESEVİ
selamladı

Bir fistan giydiysem sevgi adına
Elbet düşeceğim O’nun aşkına
demeliyim; bilmeyene
 



Dağlar taşlar, uçan kuşlar senin olsa
Mutluluk mudur?
Her şey yerli yerinde kalsa
Kutluluk mudur?
Edinilmiş mutluluk olmasa da
Yerini bildiğin her olay kutluluk getirir
Derdini kavganı orada bitirir dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

PİR SULTAN ABDAL
dağda
Zor bulacak mekânı
Ama kendi bedeninde
Hazır bulur makamı
Der ki;
Bütün dağlar benimdir
Ovalar benim, yer gök de benim
Sahibi Rabb’im ise
Saz benim, söz benim
Bütün gönüller bende ise
Ben bütün gönüllerde isem
Bir selam versem bir gönül alırım
Ondan ucuz ne bulurum
Senin dedim, aldığın da verdiğin de bizdedir
Dert, gam dediysek
Sözdedir deyip deyip geçeriz
Sorumluluktan kaçarız
Düşünmeyiz; saran da O, sorumluluğu alan da
Allah eyvallah dedi
PİR SULTAN ABDAL

Kimi bir rengine bürünmüş
Kimi yedi rengine sarıl(n)mış
Kimi bilememiş ama yine de korunmuş
Çünkü sadece O’na sığınmış dedi
MERYEM sözü aldı:

Renkleri bilmiş olanlar
Bedenlerine sarmış olanlar
Varlığından başka güç bilmezler
Kendileri için yazılmış olandan ayrı kalmazlar
O’nun sözü için;
Eğildik kırılmadık
Dikeni olan dala sarılmadık
Güzelden güzeli bulduk gerinmedik
Ne güzel halleri var dedi

MERYEM
halimizi övdü
Cümle âlem gibi bizleri sevdi
Selam olsun!

Günümüz gündür
Geceyi çoktan geçtik
Günümüz gündür
Sevgi ile sevgiliyi seçtik
Selam ile geldim dedi
FATIMA
Selâmet kapımızdadır, yapımızdadır,katımızdadır
Selam ile geldik
Resulünün sevgisi;
Gönüllerimizdedir,akıllarımızdadır, fikirlerimizdedir
Sesimiz duyulmalı
Ağaçtan destimiz oyulmalı
Gelen her güne uyulmalı
Verdiği güzellere doyulmalı, dedi
FATIMA selamladı
Resulünün sevgisini
Gönüllerimize alasıya koydu


Selam olsun Selam olsun Selam olsun

Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

01haziran2001

SOHBETLER

11temmuz2001