30 AĞUSTOS 2005


(Miraç Kandili)

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Dağları aştım geldim
Sahilinde kumu gördüm
Ayak izleri çoğalmış
Deniz, hava, güneş doğalmış
Kimi görür güzelini
Kimi söyler gazelini
Denizine girmeliyim
Dibinde neler var görmeliyim
Ağaçlarını birer birer sarmalıyım
Her birinde birer ayet okumalıyım, dedi
MEVLANA, YUNUS’un sözüne güldü

Yunus dedi ki;
Derdi gamı katıra yükledim
Gönlümdeki sırrı sakladım
“Gönlündeki sır nedir?” dediler
Benim elimden tatlı aşı yediler
Sal salabildiğince kini öfkeyi
Sev sevebildiğince kedi, köpeği
Neyi seversen sev
Neye gülersen gül
Sadece yaratılanı öv
Övdüğün her varlık
O’nun eseridir
Vereceğin her örnek
O’ndan tasarıdır, dedi
YUNUS selamladı

Suyun başında gördüm
KAYGUSUZ ile PİR SULTAN ABDAL’ı
KAYGUSUZ dedi ki;
At boynundaki çengeli
KAYGUSUZ dedi ki;
Dünü günü söz etme
Asla ardına göz atma
Doğruda olan hedefini bilir
Dilediği kapıyı bulur

PİR SULTAN ABDAL daldı
Elindeki güle güldü
Her çiçeği sevesin
Her fidanı övesin
Açılan kapıyı bilesin
 



Bu kapı Resulünün kapısıdır
Bu yapı Rabb’imin yapısıdır
Gidip geleyim diye kendini yorma
Sahipsiz yapıya aklını verme
PİR SULTAN ABDAL kapıya mendil bağladı
Yolunu bilmeyenler için ağladı


Her mekânı belledik
Sofralarınızı balladık
Dostlarını bekledik, dedi
MERYEM ile FATIMA sözü aldı
Dediler ki;
Günü güne bağlarsınız
Güzel günde anarsınız
Olumsuzluklar için ağlarsınız
İnsan, insanlığını biliyorsa
Dostlarına gülüyorsa
O’nun ilmine güveniyorsa
Asla çaresiz olamaz

Her Ad’ını anarız
Kevser
ile döneriz
Fatiha
’yı sunarız
O zaman dağlar bize düz gelir
Gönüllerimiz birbirine söz verir
Şaşmayacağız
Taşmayacağız
Düşmeyeceğiz
MERYEM ile FATIMA
Beyaz at ile geldiler ve döndüler

Eyvallah.

Selam olsun Selam olsun Selam olsun

Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah 

10ağustos2005

SOHBETLER

18eylul2005