21 EYLÜL 1969


MEVLÂNA’yım ben!

Hoş gördüm
Selam verdik
Daim dedik, huzur diledik
Olsun diye duacı olduk

OMAR der ki;
ALLAH'tan geleni bilen
Huzuru bulur
Ağıza alınan
Gönülden gelir

O günden bu güne geldik
Yolumuzu gönül yoluna bağladık
Niyaz ettin olsun diye
Olsun da geçsin diye

Allah'tan gelen
Ruhun bilen
Yolunu sorana sözüm
Umudun var gel
Duaların andığına selam ver
Olsan da biz
Dursan da biz

Asla kadın dövülmez
Şakası edilmez
Dumanı kuma göm
Daim et sözünü
Gördüm özünü
Özü de sözü de bir
Ahirette güzel mertebe al
Senden diledi
Onu neden ağacın dalından,
Dalın gölgesinden derlemedin?
Dediğini duymadın?
Ona ortak olmadın?
Ben ona ortak oldum
Sözünü altın saydım
Adına can verdim
Ondan gelen dumana
Söğüt dalı üfledim
Ateşini söndürdüm
Gönül yumağından söz ettim
Gönlüm yumuşak dedi
Ona ne sorarsın, bana sor.

Yudum içtik, yolu seçtik
Allah dedik kendimizden geçtik
Olayın anlatılışı değil
Oluşunun üzerinde durun
Allah kendini kullarıyla bir sayar
Bir varlık olduğunu söyler
Manasını düşünsene
Felsefemiz bu değil mi?
Allah'ım benim,
Ben Allah’ımın derken
Ayırıyor muyum?
Kullar tek tek olduğu için, ben de
Ama Allah ve kulları tek
Neden kulunu sevin derim?
Çünkü her kul
Allah'ın bir parçasıdır
Allah’tan geldik
O'na döndük
O'nun kulunu dünyaya
Ol dediği an,
Olsun gelsin dediği andır
Kulun dünyaya gelişi
Gelip tecrübe edilişi
Dünyadan mertebe alışı

Mümin kul ağacını bulur
Allah’ını bilir
Danıştığı görülür
Ağacın yaprağı
Gönlün yuvadaki uğrağı
Mümin kula söz verdim
Meclis kurdum
 



Gönülden geçen
Dünyanın dışından saran
Olur desem ermez
Münasip görmez
Gönlü yuvası yetmez
Çünkü yönün dar
Yuvana gelen mümin dar
Olsun dediğin yetmez
Senin dediğin bitmez
Allah nasip edince
Seni uygun görünce
Kendiliğinden olur
Seni arayan bulur
Duamı alırsın
Yuvanda bilirsin
Dedem geldi dersin
Andığın an bulursun
Andığın olduğundur
Yuvana geldiğimdir

Müezzinin sesini
Dedenin türbesini bilir cümle kul
Bilmedikleri, benim Yuvamdır
Dünkü değil bu günkü yuvam
Olacak, cümle alem bilecek
Vazifemiz budur
Allah’ımın her kulunu severiz
Çünkü O'nu görürüz

Yavaş yavaş
Herşey sabırla ezilir
Günden güne varılır

GARİB’in yolu uygun
Eline de, gözüne de,
Gönlüne de verilir
Allah'ın olsun dediği, oldurulur
Allah'ın verdiğinden sual olunmaz
Allah'ın ona olan lütfu
Cümlenize de onun eli ile

Ben fincana girmedim
Sana huzur vermedim
Olacağı söyleyen
Geleceği bildiren
Yanılan, yolu şaşırandır
Yolunu şaşıran, adını da şaşırır
Ayet-el Kürsi okuyunca, korkma
Sen, ‘MEVLÂNA'yım’ desen
Zarar görür müsün?
Dilekler daima uludur
Ama dileğe varmak gönle bağlıdır
Kötülük olsun diye değil
Senin çağrına cevap versin diye geldi
Sen beni dileyince
MEVLÂNA'yım ben dedi
Seni inanmış gördü
Onun için kendini
O şekilde bildirdi
Kötü değil, şakacı
Yumağın yoluna
Gününün kaygusuna göre geldi
Gah şaka etti, gah ciddi dedi
Sana dedim, onu bildim
Çağırma dedikten sonra, çağırdın
Yuvanda oldu, sen bulundun

ÇAKIR şaşma
Benzemez deme bana
Yumaktaki günüme
ŞEMS’i bulup kaybettiğim
Yolda semaya daldığım günler
Yürekten Hu! diye çağırdığım günler
Mani yok mümin olana

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah