06 EYLÜL 1969


MEVLÂNA’yım ben!
Unutmadım sizleri
Söylenilen sözleri
Hoş gördüm
Sükun gördüm
Yuvayı durgun gördüm
Yumağı yorgun gördüm
Olumun uygun
Gönlün yorgun
Olumun; hamurun yoğrulman demektir
Olayı yumağına dert yaparsın
Derdine dert katarsın

Duayı kitaptan okursun
Manasını düşündün mü?
Kendini verebilesin
Duanı edebilesin?
Okuduğun, dilin değil
Anladığın, bilgin değil
Okumak,
Allah’ını bildiğince anmak gerek;
Kendini verebilmek için.
Allah'tan niyaz gerek;
O'na varabilmek için.
Günde yolunu
Olayın verdiği günde kurdun. Bekle.
Niyazını, hangi duayı okuyayım diye değil
Gönlünden geçtiği gibi yap
Allah'ın niyazını anlayabilmesi için
Yumağın dilinden,
Kendi ağzından olan sözle dile
Seni duyar
Sözden bilir
Dilini ayırmaz
Ya Rab dedinmi, Tektir.
Dili ayrı değil,
Mezhebi ayrı değil,
Milleti ayrı değil,
O'na varabilmek için
Arabi olmak gerek değil

Neden düşündün?
Dumanı gönlüne koydun?
Allah’ım yarattın
Gönlüme ateş attın
Dumanımı dağıttın
Gönlümü köz ettin
Yanayım yaşarken
Varayım gelirken
Yandım dururken
Yundum ararken dersen
Coşmaz mısın?
Allah'a koşmaz mısın?
Olanı niyet et
Geleni yumaktan uzak tut
Uymaz, seni duymaz
Allah'ın yoluna
Sevabı kuluna
Nurunu ermişine vermiş
Ne güzel olmuş
Kulları gelmiş
Dünya kurulmuş
Duran yolunu şaşıran beklemiş
Yumak boşuna sarmış
Gelmiş göçmüş,
Dünyayı boşa doldurmuş
Olur mu öyle? demeyin
Allah akıl da vermiş
Örnek de göstermiş
Olan kulunu
Esen Gül’ünü dünyada göstermiş
Gözü kapalı, gönlü karalı olan kuluna
Öyle kul arkasını dönerse
Allah bana da söylesin derse, yer tokadı

Olumu, yolu münasip olan
Allah'ın sevgili kullarındandır
Kulların güllerindendir
Yaratılırken, hamuru yoğrulurken
Allah'ın yardımcı Uluları tarafından görür
Dünyaya öyle gelir

OMAR der ki;
Olumunu seçtik
Gülleri derdik
Güllerin en güzelini sunduk
 



Aramıza aldık
Ne mutlu dedik
Yuvasına yol yaptık
GARİB’i bulduk
Eğitiriz, öğretiriz
Yuvasının, yapısının, duasının
Anında koruyucusu, alıcısıyız
Duasını alırız, yerine iletiriz
Olumu ordan,
Gelimi burdan
Alımı bizden, verimi sizden
Olayı OMAR sordu;
Olumu yuvada
Yolumu rüyada bildir dedi
Oldunuz yuvada hazır
Bildiniz, Yaratan verir dediniz
Geleni, vereni, olanı bildiniz
Allah’ımın lütfu dediniz
Ne mutlu yanılmadınız
Yanılana uymadınız
Şaşıranı duymadınız
Yavaş olunuz
Yolunu arayan bulur
Yolunu bulan
Sabrını eden, görür
Dualar, hayır yoluna kabul olunur

Annesi mümin
Münasip yolda
Dayandığı gün diledi
Allah'ım dedi
Mümin isem,
Yumağımı Hak yolunda sardı isem
Affet beni, ettiğim günahımı
Yanılınca, yumağım düğümlenince şaşarım
Sana kusur ederim
Duman veririm
Sen affet, olurum tövbekar
Mümin olursam
Yoluna gelirsem
Yüzümü pak et
Günümü hak et
Haktan ayırma
Yolumu şaşırtma

Ona de ki;
Yumağın sarsın
Ak alını örtsün
Derdim var çok demesin
Yuvada söz etmesin
Gördüğünü, duyduğunu
Yuvada saklasın

Allah'ın adına geldik
Katını gördük
Olmuşu olacağı bildik
Bekleyene şerbet verdik
Gafil kula yumakta düğümün olduğunu
Yunulunca gördüğünü anlattık
Olmaya, yunmaya bakın
Bir olma yok, Pir olmak var
Birlik Allah'a, Pir’lik kula olur

OMAR der ki;
Olumu gelenden
Bilimi okuyandan öğren
Alımı verende öğren
Alım verim
Yumağını Hak yolunda saran
Olumu Gül'ünden olanı deriz
Mana münasip
Onun bugün manisini kaldırdık
O gün Gül’ün yolunda maniyi aştık
Yanılması olması zarar etmez
Mümin kul duymaz
Yanılmayın,
Duydum mümin değil miyim? demeyin
Sözümüz cümleye
Özümüz cümleye
 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah