|
MEVLÂNA’yım ben!
Aydan gelen ışığın
Nurunu andım
Güneşin ışığından
Nuruna yandım
Yandım,
suyunu diledim
Deryaya daldım
Canım yolunda
Aşkım gönlümde
Allah’ımın yolu
Kulunun gönlündedir
Uykunun yolu yolumadır
Allah’ımın kulu gönlümedir
Aldın mı sözü, yenide sazı?
Söz edilir, saz çalınır
Sazın nağmesine
uyulur
Uymuşsan nağmeye
Neşeli gün geçirilir
Saman yığını günlük
Dağın
akışı binlik
Dere yere benzemez
Suyu akar kirlenmez
Duran suya göz atma
Akan suya söz atma
Yatağına girende
Öyle suyu akanda
Verimi uygun olur
Etrafı düzgün olur
Ses veren ses alır
Yolunu öfkeye çevirir
Öfke kula iyi değil
Dünyayı
da ahireti de kaybettirir
Sözünü iki düşün bir söyle
Söylediğini tartıya
koy
Kötüyü dirhem et
Sözünü kendine emanet
Kendin kaldırırsan
Başkasına
naklet
Yardımcı Allah'ım
YUNUS’um yolumuzda
Kendisi Yuvanız’da
YUNUS’um geldim
Söz
dedim, aldım
Neşeye vardım
Cümleniz hoş olun
Dünyada huzur bulun
Ahirete
hazır gelin
Geldim,
Geleyim diye diledim
Dileğimi aldım
Sözümün eğrisi
yok
Boynumun eğrisi hak
Boynumu bükerim
Allah’ım derim
Sana
bükülür, yere bakılır
Yolum bükülmez
Sözüm dökülmez
Tadı bilmem acı
mıdır, tuzlu mudur?
YUNUS söyler, umudu yener
Dünyanın gidişi
YUNUS’tan sorulur
YUNUS,
Allah’ımın işine karıştırılır
Olayın YUNUS’la ilişiği çelişiği yok
Dünya
hakkı kalsa da
Kul bu yönde yansa da
Dert etmesin
Dünya malına tamah
etmesin
YUNUS yolun yolcusu
Hak yolunda sözcüsü
|
YUNUS’um, demem
MEVLÂNA Hazretleri der
Yolundan söyler
Onun sözü de
sazı da
Meydanı da geniş
Yolunun yönünün ölçüsü yok
Benim sözüm ölçülü
Geldiğim,
MEVLÂNA Hazretleri’nin
Davetine uyduğumdur
Allah’ım cümlenizden
razı olsun
Misafir gelen
Misafir olduğu yerde kalır
Ev sahibinin
Yuvasında dolaşmaz
Müsaade olunan
Kula meydan verilen yerde
Yumak yolunca sarılır
Kul, yumağını Ulu’su ile sarar
Yolunu alana ne
mutlu
Yumuşak olasın
Yolundan gidesin
Sözünde durasın
Allah’ına duacı
olasın
Olan olmayan
Allah’ımdan dilenir
Dileğin tez alınır
Yandığı gün
kütüğün
Aldığın gün katığın tadını bilir
Kütüğün varlığı bağdadır
Büyük
yumağın sargısı uzun sürer
Kütük yanınca ne olur?
Ateşten değil güneşten
bozulur
Üzümü vermez
Şarabı olmaz
Şarabı içmeden
Kul sarhoş olmaz
Kütük
yanmadan
Katığını almadan kul ayılmaz
MEVLÂNA’yım geldim
YUNUS’um dedim;
Sözüme sözcü oldun
Özüme sazcı oldun
Kula dedin, yolunu yarına bıraktın
Dedi; Sözünü sen diye bana sordular
Senin yolunu bende sandılar
Gücümce söyledim
Özünden, kusur ettimse af diledim
Ulu’sun ya YUNUS’um
Dolusun ya YUNUS’um
Sözüm sözündür
Gözüm özündür
Özün, gözüm
Allah’ımın nurudur
Allah’ım adın
Ağızda tadım
Gönlümde kaldın
Gitmek
farz oldu
Sözüm burada kaldı
ALLAH’ıma emanet
Cümle kula selamet
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |