17 AĞUSTOS 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Huzur arayan
Suyunu yerinden uzak görendir
Huzur, aranmaz
Huyunu bildiğine
Kumunu elediğine
Hummalı yol verilmez
Yumuşak yumak
Yumakta düğüm her kulda olur
Yumuşak olan sabırla çözer
Olmuşsa yumağın yerinde sözü
Kulun var ise dünyada gözü
Dert, yürümekle tükenmez
Duvar bütün çıkılmaz
Duvara destek konur
Gereken yerine pencere açılır
Her duvara pencere yeri tanı
Her olayı yerden tavana
Özgü diye kabul etme. Cümleye.
Pencere neden açılır?
Etrafa bakmak için
Açıklık, her olayın bünyesine girer
Huysuz olan
Duvar öreyim diyen
Pencereyi düşünür
Destek olmasın
Vakit geçmesin denir
Düz duvara gönül konur
Çünkü başlanılan duvarın
Örülmesi kolay gelir
Olayı çarşaf diye açan
İki ucunu değil
Dört ucunu gerer
Bir ucu bırakılan pot verir
Aştımı duvarı
Bırakın arasın davarı
Müsterih olasınız
Derde yer vermeyesiniz

Meyhane, Meydan'ı aratır
Meydan kulları sarar
Mümin kulları toplar
Meydan’ı bulan
Olaya göz atmaz
Yolunu Allah’ım verir
Her kulunu düşünür der

Kozayı açan, kelebek
İpeği seçen, kuldur
Kuyuyu açan, kul
Suyunu veren, Allah’ımdır
Kozadan çıktı diye
Kelebeğe taç verilmez
İpeği seçti diye
Kulu tahta oturtulmaz
Ne gül bahçeyi süsledi diye gururlanır
Ne su çiçeği suladı diye köpüklenir
Köpük neden olur? Hızdan.
Bahçeye verilen su hızlı akıtılmaz
Yerden kaynayan su
Ne kadar kuvvetli olsa
Etrafa saçılmaz
Kendi kaynadığı yerde yürür
Yürüdükçe çiçekleri sulandırır
Yüksekten inen su köpüklenir
 



Mayası Hak ile yoğrulan için
Endişeye yer yok
Mayayı yoğuran
Pişirip kotaran
Yer yerinde, kul dilinde
Verileni Allah’ımdan bilene derim
Kapıyı açan
Pencereden bakana. GARİB.
Bildiğini sorduğunu gördüm
Hatıra olmaz yazılan
Hatır için söz demem, demektir
Suyun aktığı yerde
Çamur var diye
Üzüntüyü mal etme
Ne çamur olur
Ne su eksilir
Suyun aktığı yer
Kendini akıntıya göre hazırlar
Kulun gücü onu sadece süsler
Camiye, bina diye değil
Yumağımın suyuna paklık versin
Ruhum yıkansın diye girilsin
Kula üzüntü verip
İbadete sığınmak
Seni paklamaz
Koruk her ne kadar ekşi ise de
Beklersen tadını alır
Hayır olacak
GARİB kulu gülecek
Nazanı, nazlandırandan ayırmak
Kulun gücü yetmez
Hummalı olan
Konuyu ters yönden açanlardır
Hepinize demez miyim?
Sözümü vermez miyim?
Dargınlık, dünya günümde dahi
Mizacımdan uzak idi

Deliden kaçınmak
Veliyi duymamaktır
Yoluna uymamaktır
Deliyi yersiz bulma
Hayasız deme
Yerden mi, aşktan mı
Deli olduğu bilinmez
Kaçana dur deme
Kimden kaçtığı bilinmez
Durana yürü deme
Kimi beklediği bilinmez
Şu demektir;
Kimseye el, dil, göz atma
Kimsenin durumu
Kimseyi ilgilendirmez
Sana benden söz
Attım gönlüne göz
Gemiyi alan
Kaptanım diyen
Yerini bilir
Dalgaya, fırtınaya
Dümeni çevirir
Üzüntüsüz günler sana gelir

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah