20 AĞUSTOS 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hoş gördüm
Huzura el veren
Yoldan gelene soran
Gelenden haberi olmayana
Kuruntu yersiz
Kuyuya atılan kova boş gelmez
Su olmayan kuyuya kova atılmaz
Sözün bitimine
Soyun gelişi değil
Kulun soluk alışıdır önemli olan

Çizgiyi geçeyim
Öne durayım diyen yanılır
Çizgiyi geçmek elinde olsa
Her kul öne geçeyim derdi
Karışıklık ondan çıkardı
Allah’ım her olayı çizgilemiş
Kulun niyetini uysa uymasa
Öyle olacak demiş
Dünyam hoş geçsin dersen
Çizgiyi çiçeklendir

Katip olanın
Kalem tutanın
Yazdığı senin
Yazacağı benim olsun
Açayım;
Yazılan, değer olandır
Boş yazıyı deftere koymazsın
Yazdığın senin dedim
Yazacağın nerde olur? Gönlünde
O da benim olsun
Verilene aşk verenden dolayı
Varılan, verenin cömertliğindendir
Cömert olmasa
Kulunun bunca ihmaline gücenirdi

Sağdan solu görelim
Gözden yola bakalım
Giymeyi deneyen
Postunu tarayandır
Fistan giymek dilersen
Koyunun postuna önem verirsin
Yıkarsın, tararsın
Postunu alanda
Fistan yaparsın
Koyun güder misin?
Gidene uyar mısın?
Vereni duyar mısın?
Gününü sorarsan
Nasiptir derim
Niyaz neden edilir?
Edenin niyeti neden tez olur? deme
Tez değil
Sabıra yer veren
Günü gelende geçeni unutur

Yelkeni gemiye koyan
Kendini rüzgara bırakır
Daha önce dedim;
Denizin fırtınasına gelemem dersen, göle git
Yaktığın, gönül ocağın oldu
Yel mi götürür? Sel mi kaldırır? deme
Eğer çadırına sağlam direk koymuşsan
Sırtını Allah’ıma dayamışsan
Kimden korkarsın?

Gaipten değil
Günden sorulsun

Funda denir
Dağdan söz edilir
Dağın vergisi
Kulun görgüsüne göredir
Toprak kula yakındır
Çünkü kul toprağa yakındır
Evet, kul her an
Toprak ile haşır neşir
Dağ ile sözle halleşir
Gözle dertleşir
NUMAN der ki;
Dağın verdiği
Kulun gördüğü kadardır
Toprağın verdiği
Kulun doyduğu kadardır
Cümle dünya kullarının nasibini verir

Kusur aranmaz
Arayan dümene durmaz
Durgun göl aransın
Sen dümene durdun
Denize yelken açtın, düşünme
Kuyuyu dedim
Boş kuyuya kova atılmaz

Yolcuya dur dersen
Neden? der, isyan eder
Handa olana dur dersen, sana güler
Olayı değiştireyim dersen, sen yanılırsın
Yelken açmış gemi gibi
Kürek çekersen
Rüzgarın gidişine değil
Dönüşüne uymaya çalışırsan
Boşa kürek denir
Söğüt suya eğilir
Sudan rengini alır
Çözemezsin,
Su mu rengini verir, söğüt mü?
Yumuşak yol alan
Rengini kendi bulur

NUMAN der ki;
Yol, yozanla değil
Bozanla dolmasın
Yozan, kendinedir kahrı
Bozan, yoladır zararı
Yolu bozan
Kazma ile kazan
Gelenin yolunu da kapar



Maniyi kaldırsan? dersin
Maniyi kaldırmak elden gelse
Cümlemiz bir olur
Maniyi ele alırdık
Ne var ki,
Ortada mani yok, gün var
Yoğurdun tazesi sevilir
Ne var ki ekşisi şifa verir

Kumun en incesi
Gine de tanedir
Tane de, dünyada hizmettedir
Taneyi küçük görmesin
Her tanenin
Hizmette olduğunu bilsin. Boşluk yok.
Allah’ım kainatta
Boşluğa yer vermez
Huyundan aldığı
Suyundan içtiği
Sabrını seçtiği
Kalabalıktan değil
Yalnızlıktan hoşnut olduğu görülür
EYÜB Hazretlerinden elini alır
Öyle mi? Böyle mi? denmesin
Allah’ıma duacı olunsun
Kuluna en doğrusunu verir
Senden çok kulunu sever
Çünkü sahibi O'dur

Boşluğu sen dolduramazsın
Sen ancak kendi boşluğunu doldurabilirsin
Taş dahi taşa vurulmaz, çünkü kırılır
Taşı kuma at ki
Hem kırılmasın
Hem ses vermesin
Onun verdiğini yersiz görme
Yaptığını değersiz deme
Her yapılan Allah’ımın emri iledir
Ne var ki iyi niyet olsun
Niyet iyi değil ise
Sana değil zararı
Kötü niyetli olanadır
Üzüntüsü bana dersen
Kadere isyan edersin
Gülün dahi dikeni olur
Dikeni var diye
Gülü sevmez misin?
Yumuşak yol alsın dediğinin
Mizacı sert ise
Elden ne gelir
Kamayı eline alsan
Candan geçtim desen
Canandan geçemezsin
Kamayı tutamazsın
Çeneyi tutmak kulun elinde
Hata bırak onda kalsın
Sen kendine hatayı mal etme
Söze söz kattığın an
Hataya ortak olursun
Masayı niye dört ayak yaparsın
Elbet bir ayağını kısalttınmı
O yana meyil verir
Ayağı kısalan sen olma
Geleceği şüphe ile karşılama ki
O yüzle gelmesin
Aynayı duvara hangi yüzle asarsan
O yüzünü görürsün
Bırak dilediği yerde olsun
Baskıdan uzak kalsın
Baskı askıyı koparır
Paketi sıkı sarayım
Kuvvetle bağlayım dersen
Hem içindeki ezilir
Hem ipi kopar
Sözüm alanın
Sahip olanındır
Olgunluğu buldun
Sözüme anda sahip oldun
Her verilenden hisse aldın
Sözü bana bağla demedin
Bağın, sözde değil
Gönülde olsun
Mümin olduğunu
Gelişte söyledim
Resmini deftere koyun dedim

MESNEVİ’yi verenden
Şüphen mi vardı?
Mümin kulun gördüğü
Elbet yolunu aldığıdır
Kimin yolunu alır?
Peygamberinden
Yanımdakileri vereyim
YUNUS Peygamber ve Hz.FATIMA

Mor, dağın uzaktan görünüşüdür
Ne var ki her yürüyen oraya varır
Görünen her olay bizden verilir
Olmayanı demem
Mor dağın göründüğü yerde bekle gör
Elbet hayır olmayan kula verilmez
Allah’ım adına yola çıkan susuz kalmaz

Yardım, sözle değil
Gönülle edilir
Yumağın GARİB’e bağlıdır denir

Baki olandan
Fani olanı ayırmak
Dünya olayıdır
Senden onu ayırmazsa
Yollar karışır
Korkuyu aldığına sevin
Kuluna üzüntü veren
Allah’ımdan hayır gelendir


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah