|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördüm
Huzura el veren
Yoldan gelene soran
Gelenden haberi
olmayana
Kuruntu yersiz
Kuyuya atılan kova boş gelmez
Su olmayan kuyuya
kova atılmaz
Sözün bitimine
Soyun gelişi değil
Kulun soluk alışıdır önemli olan
Çizgiyi geçeyim
Öne durayım diyen yanılır
Çizgiyi geçmek elinde
olsa
Her kul öne geçeyim derdi
Karışıklık ondan çıkardı
Allah’ım her
olayı çizgilemiş
Kulun niyetini uysa uymasa
Öyle olacak demiş
Dünyam
hoş geçsin dersen
Çizgiyi çiçeklendir
Katip olanın
Kalem tutanın
Yazdığı senin
Yazacağı benim olsun
Açayım;
Yazılan, değer olandır
Boş yazıyı deftere koymazsın
Yazdığın
senin dedim
Yazacağın nerde olur? Gönlünde
O da benim olsun
Verilene aşk verenden dolayı
Varılan, verenin cömertliğindendir
Cömert olmasa
Kulunun bunca ihmaline gücenirdi
Sağdan solu görelim
Gözden yola bakalım
Giymeyi deneyen
Postunu
tarayandır
Fistan giymek dilersen
Koyunun postuna önem verirsin
Yıkarsın,
tararsın
Postunu alanda
Fistan yaparsın
Koyun güder misin?
Gidene uyar
mısın?
Vereni duyar mısın?
Gününü sorarsan
Nasiptir derim
Niyaz neden
edilir?
Edenin niyeti
neden tez olur? deme
Tez değil
Sabıra yer veren
Günü gelende geçeni unutur
Yelkeni gemiye koyan
Kendini rüzgara bırakır
Daha önce dedim;
Denizin fırtınasına gelemem dersen, göle git
Yaktığın, gönül ocağın
oldu
Yel mi götürür? Sel mi kaldırır? deme
Eğer çadırına sağlam direk
koymuşsan
Sırtını Allah’ıma dayamışsan
Kimden korkarsın?
Gaipten değil
Günden sorulsun
Funda denir
Dağdan söz edilir
Dağın vergisi
Kulun görgüsüne
göredir
Toprak kula yakındır
Çünkü kul toprağa yakındır
Evet, kul her an
Toprak ile haşır neşir
Dağ ile sözle halleşir
Gözle dertleşir
NUMAN der
ki;
Dağın verdiği
Kulun gördüğü kadardır
Toprağın verdiği
Kulun doyduğu
kadardır
Cümle dünya kullarının nasibini verir
Kusur aranmaz
Arayan dümene durmaz
Durgun göl aransın
Sen dümene
durdun
Denize yelken açtın, düşünme
Kuyuyu dedim
Boş kuyuya kova atılmaz
Yolcuya dur dersen
Neden? der, isyan eder
Handa olana dur
dersen, sana güler
Olayı değiştireyim dersen, sen yanılırsın
Yelken
açmış gemi gibi
Kürek çekersen
Rüzgarın gidişine değil
Dönüşüne uymaya
çalışırsan
Boşa kürek denir
Söğüt suya eğilir
Sudan rengini alır
Çözemezsin,
Su mu rengini verir, söğüt mü?
Yumuşak yol alan
Rengini kendi bulur
NUMAN der ki;
Yol, yozanla değil
Bozanla dolmasın
Yozan,
kendinedir kahrı
Bozan, yoladır zararı
Yolu bozan
Kazma ile kazan
Gelenin yolunu da kapar
|
Maniyi kaldırsan? dersin
Maniyi kaldırmak elden gelse
Cümlemiz bir
olur
Maniyi ele alırdık
Ne var ki,
Ortada mani yok, gün var
Yoğurdun
tazesi sevilir
Ne var ki ekşisi şifa verir
Kumun en incesi
Gine de tanedir
Tane de, dünyada hizmettedir
Taneyi
küçük görmesin
Her tanenin
Hizmette olduğunu bilsin. Boşluk yok.
Allah’ım
kainatta
Boşluğa yer vermez
Huyundan aldığı
Suyundan içtiği
Sabrını
seçtiği
Kalabalıktan değil
Yalnızlıktan hoşnut olduğu görülür
EYÜB
Hazretlerinden elini alır
Öyle mi? Böyle mi? denmesin
Allah’ıma duacı
olunsun
Kuluna en doğrusunu verir
Senden çok kulunu sever
Çünkü sahibi
O'dur
Boşluğu sen dolduramazsın
Sen ancak kendi boşluğunu doldurabilirsin
Taş dahi taşa vurulmaz, çünkü kırılır
Taşı kuma at ki
Hem kırılmasın
Hem
ses vermesin
Onun verdiğini yersiz görme
Yaptığını değersiz deme
Her
yapılan Allah’ımın emri iledir
Ne var ki iyi niyet olsun
Niyet iyi değil
ise
Sana değil zararı
Kötü niyetli olanadır
Üzüntüsü bana dersen
Kadere isyan edersin
Gülün dahi dikeni olur
Dikeni var diye
Gülü sevmez
misin?
Yumuşak yol alsın dediğinin
Mizacı sert ise
Elden ne gelir
Kamayı eline alsan
Candan geçtim desen
Canandan geçemezsin
Kamayı
tutamazsın
Çeneyi tutmak kulun elinde
Hata bırak onda kalsın
Sen kendine
hatayı mal etme
Söze söz kattığın an
Hataya ortak olursun
Masayı niye
dört ayak yaparsın
Elbet bir ayağını kısalttınmı
O yana meyil verir
Ayağı kısalan sen olma
Geleceği şüphe ile karşılama ki
O yüzle gelmesin
Aynayı duvara hangi yüzle asarsan
O yüzünü görürsün
Bırak dilediği yerde
olsun
Baskıdan uzak kalsın
Baskı askıyı koparır
Paketi sıkı sarayım
Kuvvetle bağlayım dersen
Hem içindeki ezilir
Hem ipi kopar
Sözüm
alanın
Sahip olanındır
Olgunluğu buldun
Sözüme anda sahip oldun
Her
verilenden hisse aldın
Sözü bana bağla demedin
Bağın, sözde değil
Gönülde olsun
Mümin olduğunu
Gelişte söyledim
Resmini deftere koyun dedim
MESNEVİ’yi verenden
Şüphen mi vardı?
Mümin kulun gördüğü
Elbet
yolunu aldığıdır
Kimin yolunu alır?
Peygamberinden
Yanımdakileri vereyim
YUNUS Peygamber ve Hz.FATIMA
Mor, dağın uzaktan görünüşüdür
Ne var ki her yürüyen oraya varır
Görünen her olay bizden verilir
Olmayanı demem
Mor dağın göründüğü yerde
bekle gör
Elbet hayır olmayan kula verilmez
Allah’ım adına yola çıkan susuz kalmaz
Yardım, sözle değil
Gönülle edilir
Yumağın GARİB’e bağlıdır denir
Baki olandan
Fani olanı ayırmak
Dünya olayıdır
Senden onu ayırmazsa
Yollar karışır
Korkuyu aldığına sevin
Kuluna üzüntü veren
Allah’ımdan
hayır gelendir
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|