|
MEVLÂNA’yım ben!
Hazır olanlar
Sohbeti bilenler
Günün güzelliğine
Gönül açanlar
Eyvallah dedik
Cümleye duacı olduk
Sahip olduğumuz aşkımızı
Semaya
serdik
Yumuşak yol bilenle
O'na varalım diyenle
Aşkımızı sergiledik
Olmuşsa gönül yapım
Kapısını O'na açmaya bakın
Yelden gelmedik
Selden
almadık
Günümüzün değerine
Gölge vurmadık
Dağ mı yücedir?
Deniz mi
nicedir?
Ölçüye vurulmayan kainatta, buncadır
Oluşun değeri O'ndan
Aşkın değeri kulda
Hürmette kusur etmedikçe
Gönlünün ölçüsü
Yerinde yol bulur
Kusurun
görülmesi
Kulun kendi hatasıdır
Kulun değerini
Kusurdan değil
Meziyetten
verin
O zaman sevgiyi
Kainata dağıtmış olursunuz
Kusur bedende kalır
Gönül nurdandır
Bedenin hatasını
Gönül ile ölçmeyin
Sevmez diyeni
seviniz ki
Sevmesini öğrensin
Kulu ayırmak
Sevileni kayırmak
Kulun
bedeninin değil
Gönlüne düşen gölgenin hatasıdır
Gönüle gölge nasıl düşer?
Sözünü arı dili misali kullanan
Gönülleri kıran
Kulda hata arayanların
Gönüllerine gölge düşer
Mevsim yüzünü güldürse
Mevsimden mi sevinmiş
olursun?
Verenin vergisinden mi?
Solmayan çiçek olmaz
Kul dünyada yıldız
diye kalmaz
Dönüşe uymak
Gönüllerde cenneti bulmak
Nasibiniz olsun
Cennet
kulun gönlündedir
YUNUS’um der ki;
Suyun akışından
Büyüklüğü bellidir
Her gelin kız
Gidişte tellidir
Yağmur sükunetini kaybettimi seldir
Ne sel
olalım yakıp yıkalım
Ne yel olalım geçip gidelim
Seven kul olalım
Sevilip
göçelim
YUNUS’umun sevgisi
Cümle kulun gönlünde
Cümlenin gönlü
YUNUS’umda
Gayretin önemi
Zirveye bakmak
Zirveden etrafı
Temaşa etmek
Güzellik orada mı?
Oradan bakışta mı?
Güzelliğin içinde iken
Güzelliği
bilmezsin
Sırrına ermezsin
Tepeye varanda
Etrafına bakanda
Güzellik dersin, şaşarsın
Mevlâna’yım!..
Solumuz NİYAZİ
Sağımız YUNUS
Suyun akışına yol verenler
Yolu her iki
kul için açanlar
Cümlesi geldiler
Selam dediler
|
Gecenin güzelliğine
Çiçek verdiler
Yuva’ya serdiler
Suyun aktığı yerde
Suya daldılar
Her suyu birbirine bağladılar
Esma’yı ele alan
Allah’ım adın diyenin duasına
Cümlemiz duacı
olduk
Güçlük, çıkmada değil
Çıkmaya karar vermektedir
Adımını attınmı
Geriye dönemezsin
Güzelliğinden kaçamazsın
LOKMAN HEKİM;
Yerden almaya
Elden vermeye
Kuşku silmeye
Neymiş? demeye
Meyden almamış
Suyun
akışından
Sırrın sormamış.
Hz.MUHAMMED
Aleyhisselam Efensimizden
Çok
evvel gelmiş
Çiçeklerin dilini
Gönül ile aramış
Gönülden aldığını
Kainat demiş yaymış
Kuş diline dahi düşürmüş
Mikrop dersiniz
Kuştan
bilirsiniz
Ya kuştan gelen şifaya ne dersiniz?
Dönüşünde getirdiği
Meydan
kuluna savurduğu
Çok belayı devirdiği bilinir mi?
Nedir? diye sorulmasın
Ne var ki,
Kuşun da süs diye yaratılmadığı bilinsin
Yolumuz aşk yoludur
Aşka sohbet ile dalınır
Güğüm dünyaya
Gönül Yar’a
Yar, yumuşak yol
alana
O'nu gönülden anana dönüktür
Sebebini bilmediğin olayın
Sorgusuna düşme
Üstü örtülü olanın
Altını
deşme
Dünyanın sırrına değil
Kainatın sırrına bak
Yıldızların her birinde
Kainatın sırrı gizlidir
Dünyanın serinden
Düşündüğün güne kadar
Allah’ımın izni ile
Birer birer yıldızlar
Sırlarını dökerler
Oraya,
yıldızlara varanda olsa
Her kul Evliya olur
Günün güzelliği
O anda tecelli
eder
Gülün açılışı gibi
Yolun özelliğine
Her yaratılanın
Geçişe doğru
güzelliği görülür
Girilen Aşk bahçesidir
Gönülle girilir
Sohbet ile
erilir
Yol ile yürünür
Sohbetimiz
MERKEZ’i de getirdi
Ol yolunu gözleyen
Gönül ile söyleyen
Gelişini bekleyen
Bak gör, umduğunu bulacaksın
Yolun Velisi
Yel mi
getirmiş?
Sel mi götürmüş?
Aşk düşürmüş
Yolun sonu bulunmaz varılmayınca
Sözün sonu gelmez derilmeyince
Dürelim, bohça yapalım
Gelen güne açalım
Cümlenize Eyvallah diyelim
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|