31 EKİM 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Yol aldık gönül ile
Su verdik pınar ile
Yunulan dedik, aldık
Yumağını gönlünce saranı
Dünya diye soranı ayırdık
GARİB’in korunması için
Konuşarak koruyamaz mısın? derseniz
Mümkün idi elbet
Ne var ki,
Kul dilinin, yol ehlinin
Gerçeğini bulmak gerek
Dilinin zehrine
Panzehir olsun dedim
İzni kaldırdım
Yoldan gelene
Yolcu misali cevabını verdik
Selametle yolunu alsın dedik
Üzüntü edene
Ulu’sunu verdik
Noktayı koyduk
Dönüşü bekledik
Gidişin dönüşüne
Gönüllerin uyuşuna sevindik
Gönüller kırılmasın
Olaya nokta konulmasın
Yol münasip diyenin
Yoluna taş konulmasın

Hataya uyma ki
Hataya düşmeyesin
Çeşmede akan su çamurlu ise
Ne çeşmede
Ne suda arama hatayı
Bekleme gelsin düzeltsin
Suyunu temizlesin
Sen temizleyiver ki
Her içeni sevindirsin
Uyma, duyma, geriye dönme
Geride ne kaldı? Gönül kırıklığı.
Gelirsin görürsün diye
GARİB’e dedim
Yaprak alıp yola düşen GARİB’im
 



Gönlünde akan suların kıyısında
Ne ağaçlar
Ne yapraklar var bilir misiniz?
Allah’ımın vergisinden
Haberdar mısın?
Geldin gördün
Duacı oldun
Ne var ki aldığını
Görgüden değil
Gönlünden aldın
Sergide aşkımız
Meydanda meşkimiz
Meyhanede şarabımız oldukça
Gönüller çok buluşur
Asmalar çok yeşerir
Kul şaşarsa
Bağ diye ovaya yürürse
Alacağı tahıldır
Tahıl yersiz mi? dersen
Biri dünyayı, biri ahireti besler derim
Dünya nasibi
Nasıl olsa Allah’ımdandır
Ben aşkımı ararım
O'nun için yanarım
Bir lokma için değil
Şarap için dönerim
Gelişten amaç
Görüş aşkı tazeledi
Cümlesi sevindiler
Gönülden anıldık dediler,
Duacı oldular


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah