08 EYLÜL 1971


MEVLÂNA’yım ben!

(Olayı büyütmekte ailemin etkisi yok mu?)

Huzur, arandığı yerde değil
Gönüle konulduğu yerdedir
Huzuru bozanlar
Dumanın ortasında olanlardır
Dumanın ortasında nasıl olunur? derseniz
Bile bile içine girilir
Kuruntu edilmesin
Ne olacak? denilmesin
Olacak, en uygunu verilecek
Şüpheyi bedene mal eden
Olaya duman verdiği için üzüntü edecek
Oğula derim.

(Geçirdiğim bu imtihan boş mudur?)

Sahtelik Allah’ımdan gelmez
Kulunu güldürmez
Sebepsiz kuş uçmaz
Olayın yersizliği yok
Katkısı olan
Sergiye mal koyandır
Sergiye mal koyan
Satışı bekleyendir
Eğer nasibin ise
Sergini kurarsın
Satışı beklersin
Nasibin değil ise
Boşuna çaba harcarsın
Dediklerim yanlış çözülmesin
Oğulun, sermayesi olanı
Sergiye koyduğu bilinir
Alış veriş nasip işidir
Olmayan, kaderidir
Allah’ım kuluna kötü yazı yazmaz
Olan yazılandır
Yazılan en güzeldir
Yazılanı, kul ne yapsa bozamaz

(Yoluma (hayatıma) karışmaları doğru mudur?)

Hak yoluna giren kulu yozamaz
Aldığı Hak elinden
Dediği öz dilinden
Ne derlerse desinler
Kula yolunca yük olmasınlar
Hatasız kul olmaz
Can bedende oldukça
Beden hataya düştükçe
Can yumağa yük olur
Yumak derdi yüklenir
Allah’ımın vergisi
Olan kulun görgüsü deyin
Olayı bal ile bağlayın

(Bu olayda kabahatim var, değil mi?)
Dediğimi almadın mı?
Can bedenin hatasına kapılmaz.

(BABA’larım bana darıldılar değil mi?)
Sevenlerin arasına duvar çekilmez

(N’nin yarattığı sıkıntı da Allah’ımdandır değil mi?)

Hattat yazmayı dener
Gerekirse bedeni ortaya atar
Gelen ferman kuldan
Yumağı dilden verse
Derdi bedene mal etmez
Allah’ım kuluna
Ferman ile emretmez
O büyüklüğü ancak kul yapar
Kullarım der kuluna ferman açar
Gelen kula diz büktürür, etek öptürür
Yerden geldiğini yere döneceğini unutur
Geldiği gibi kalacağını sanır
Hesap gününü unutur
Kul kula ferman vermesin
 



(İmtihanların ağır olmasına sebep nedir?)

Mayası yoğurulan
Yerini gelmeden bulan kulların
Yaşantısı zorlu olur
Her gelenden uzak durur
Kaide bozulmaz
Yüce’nin yazdığı elle kazılmaz
Hoşnut etmek için ne yapsam? deme
Anda sormadın
Ana ile konuşmanız hep o yolda

(Sırlarımı saklamam, içine kapanık olmam; iyi midir?)

Sorun yerinde
Olduğu gibi aldın
Verilene uydun
Sırrını Allah’la paylaş
Kulun vereceği
Sadece sözüdür
Allah’ımın vereceği
Derdine çözümdür
Allah’ım sırrını saklayan kulunu sever

(Her sohbette kötülükten mi bahsedeyim. Her şeyi sevmeliyiz değil mi?)

Sohbet güzel, söylendikçe
Şarap güzel, içildikçe
Sarhoşluk güzel, dünyadan geçildikçe
Sevmek güzel, Allah’ım deyip seçildikçe
Seç dedim güzeli
Verilen her eli
Gökte olan yıldızı
Yerde duran her tozu sev ki
Verileni seçmiş olasın
İmtihanı geçmiş olasın

(Herkes aynı derecede imtihana girer mi?)

İmtihan dünyadan ise zor gelir
Manadan ise hoş gelir
Allah’ım layık olan kulunu imtihana alır. Öyledir.
Dünyada öyle değil midir?
Kul, her okulun imtihanına girer mi?
Kimi ilk okulda kalır, Kimi orta
Kimi yüksek okula gidebilir
Sözü bal ile bağlayalım
Oğula babasından öğüt verelim.
(ADEM mi?) Evet
Denmese Hayır
Allah’ımın sevgisinden kulunu ayır
Kulunu kuluna kayır
Yerince yerleşir
Kul dünyada sevgi ile bağlaşır
Dense de sev
Dönse de sev
Hayır olan verilir
Aç da gözünü gör
Sunduğum boş değil
Huyundan geçmiş değil
Oldu olacak
Duman gidecek
Kuyudan su alacak
Dileyen verecek
ALLAH’ıma emanet olasın
Bağlanacak bilesin


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah